Yeraltının Altın Sesi: Method Man’i İnceliyoruz!
Hip hop tarihini bir şehir olarak düşünün. Karanlık sokakları var, grafitilerle dolu duvarları, gece yarısı yankılanan beat’ler... O şehrin en karizmatik, en tok sesli anlatıcılarından biri de kesinlikle Method Man. Sahneye çıktığında ortamın nabzını tutuyor. Gülümsese de bir o kadar sert! Sokak çocuğu enerjisiyle Shakespeare monoloğu okur gibi rap yapıyor. Şimdi kemerleri bağlayın, Staten Island’dan dünya sahnelerine uzanan o hikayeye dalıyoruz!
Bring the Pain
Method Man’in gerçek adı Clifford Smith Jr. 2 Mart 1971’de Staten Island, New York’ta doğdu. Çocukluğu, New York’un sert gerçekliği ile hip hop’un altın çağının çarpıştığı yıllara denk geldi. Boş zaman aktivitesi olarak değil, hayatta kalma refleksi olarak rap dinleyen bir jenerasyonun içindeydi.
All I Need
Gençliğinde hem basketbola hem de müziğe ilgisi vardı. Ancak 80’lerin sonu ve 90’ların başında New York sokaklarında yükselen boom bap dalgası, onun pusulasını kesin biçimde müziğe çevirdi. O dönem Rakim, Big Daddy Kane gibi isimler lirik çıtayı yükseltirken, Method Man daha karakterli bir tarz geliştirmeye başladı.
Method Man (Wu-Tang Clan)
1992’de kurulan Wu-Tang Clan, hip hop tarihinin en ünlü kolektiflerinden biri. Grubun beyin takımı RZA liderliğinde şekillendi. Ve Method Man, grubun hem en karizmatik hem de en sahneye doğmuş üyesi olarak kısa sürede öne çıktı.
Da Rockwilder
1993’te çıkan Enter the Wu-Tang (36 Chambers), hip hop’un karanlık tonunu mainstream’e taşıyan güçlü bir işti. Albümde yer alan Method Man şarkısı, grubun içinde solo alan tek şarkıydı. Bu bile onun potansiyelinin erken fark edildiğini gösteriyor. Wu-Tang üyeleri arasında herkes teknik olarak iyiydi. Ama Method Man’in sesi bir başkaydı!
The What (feat. The Notorious B.I.G.)
1994’te çıkan ilk solo albümü Tical, Def Jam etiketiyle yayımlandı. Albüm karanlık, minimal ve RZA prodüksiyonlarının puslu atmosferiyle doluydu. Bring the Pain gibi parçalar, Method Man’i solo bir yıldız olarak konumlandırdı. Tical’ın orijinal kayıtları bir stüdyo hırsızlığında kayboldu. Evet, bildiğiniz kayboldu. Albüm neredeyse baştan kaydedildi. Buna rağmen kült statüsüne ulaştı. Bu da onun krizden performans çıkarma kapasitesinin bir göstergesi. Albümle birlikte Grammy adaylığı ve ciddi bir ticari başarı geldi. Method Man artık sadece Wu-Tang üyesi değil, başlı başına bir marka olmuştu.
How High
Method Man’in kariyerindeki en eğlenceli sayfalardan biri, Redman ile olan ortaklığı. İkilinin enerjisi tam anlamıyla yin ve yang. 1999’da çıkan Blackout!, saf eğlence ve teknik ustalığın birleşimiydi. Ardından 2001’de gelen How High, ikilinin kült komedi figürüne dönüşmesini sağladı. Film absürt, bol dumanlı ve tam 2000’ler başı estetiği taşıyordu. Bu işbirliği, Method Man’in sadece sert bir MC olmadığını; mizah duygusu güçlü, sahne zekası yüksek bir performansçı olduğunu gösterdi.
Ice Cream
Method Man zamanla oyunculuğa da yöneldi. The Wire, Power Book II: Ghost gibi dizilerde rol aldı. Ekranda da tıpkı sahnedeki gibi doğal bir ağırlığı var. Çoğu rapçi oyunculukta sırıtır. Method Man ise karaktere giriyor. Belki de yıllardır mikrofon başında hikaye anlatmasının bir yan etkisi bu.
Protect Ya Neck
1996’da Mary J. Blige ile yaptığı “I’ll Be There for You/You’re All I Need to Get By” düeti Grammy kazandı. Rapçi, sahne performanslarında inanılmaz disiplinli. Provalara geç kalmamasıyla biliniyor.
What's Happenin'
Gençliğinde ciddi finansal zorluklar yaşadı ve bir dönem hukuki sorunlarla uğraştı. 50 yaşından sonra fitness’a ciddi şekilde yüklenip adeta yeniden doğdu. Şu an fiziği birçok genç rapçiye taş çıkartan cinsten.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın