Yargıtay'dan 'Mehir Altın' Kararı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, düğünde takılan ya da mehir olarak verilmesi taahhüt edilen altınların iadesine ilişkin davalarda yol gösterici bir karara imza attı. Daireye göre varlığı ve niteliği ispatlanan altınların aynen iadesi talebi gerekçe gösterilmeden reddedilemiyor. Altınların aynen geri verilmesi mümkün değilse, talep sınırları içinde bedeli konusunda karar verilmesi gerekiyor. Karar, boşanma sürecindeki pek çok kişinin aklındaki 'Mehir senedi yoksa altınlar geri alınabilir mi?' sorusunu da yeniden gündeme taşıdı.
Mehir senedinin olmaması, altın talebini tek başına imkânsız kılmıyor.
Mehir alacağı; evlilik nedeniyle kadına verilmesi taahhüt edilen altın, para ya da başka bir ekonomik değerin söz verildiği hâlde verilmemesi durumunda gündeme geliyor. TGRT Haber'e konuşan Avukat Gizem Gonce, bu alacağın ileri sürülebilmesinin senedin içeriğine, taahhüdün hukuken geçerli olup olmadığına, vade şartına ve teslim durumuna bağlı olduğunu söylüyor.
Gonce'ye göre yazılı bir mehir senedi, taahhüdün kapsamını gösteren güçlü bir delil. Ancak belgenin bulunmaması her olayda talebin kesin olarak imkânsız olduğu anlamına gelmiyor. Uyuşmazlığın niteliğine göre diğer yazılı belgeler, ödeme kayıtları ve hukuken kullanılabilir başka deliller de dosyaya girebiliyor. Senette imza olmaması da her durumda ispatı ortadan kaldırmıyor; belgeyi kimin düzenlediği ve taahhüdü kimin verdiği belirleyici oluyor.
Senet düzenlenecekse içinde nelerin yer alacağı da büyük önem taşıyor. Gonce; verilecek malın türünün, altınsa miktarı ve ayarının, borç altına giren kişinin kimliğinin, taahhüdün hangi koşulda ve ne zaman yerine getirileceğinin, teslimin yapılıp yapılmadığının, tarafların imzalarının ve düzenleme tarihinin açıkça yazılmasını öneriyor.
Yargıtay'a göre ispatlanan altın aynen iade edilmeli, mümkün değilse bedeli ödenmeli.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 9 Haziran 2026 tarihli kararı, altın davalarında talebin nasıl kurulacağına da ışık tutuyor. Kararda, ispatlanan altınlar için önce aynen iade talebinin değerlendirilmesi, bu mümkün olmazsa talep sınırları içinde bedel konusunda karar verilmesi gerektiği vurgulandı.
Gonce, senette altınların teslim alındığına dair bir kayıt ve alacaklının imzası varsa bunun ispat açısından ağırlık taşıdığını, yine de sonucun tek bir ifadeye bakılarak belirlenmediğini hatırlatıyor. Belgenin tamamı, imzalar, teslimin kapsamı ve varsa çelişkili kayıtlar birlikte inceleniyor. Dairenin 2023/3786 Esas, 2024/3020 Karar sayılı kararı da bu tür kayıtların önemini gösteren örnekler arasında yer alıyor.
Mehir alacağının ancak boşanmadan sonra istenebileceği düşüncesi de her zaman doğru değil. Mehir hemen verilmek üzere taahhüt edilmişse alacak muaccel hâle gelebiliyor; ödeme boşanma gibi bir şarta bağlandıysa bu şartın gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılıyor. Boşanma da mehir alacağını kendiliğinden doğurmuyor, önce senetteki taahhüdün geçerliliği, ödeme koşulu ve vadesi inceleniyor.
Mehir alacağı ile ziynet alacağı aynı dava değil.
Avukat Gizem Gonce, sık karıştırılan bir noktaya da dikkat çekiyor: Mehir alacağı senette ya da ilgili taahhütte belirtilen değerin verilmemesine dayanırken, ziynet alacağı düğünde takılan veya eşe ait olduğu ileri sürülen takıların iadesini kapsıyor. Aynı olayda iki talep birlikte gündeme gelebilse de hukuki dayanakları ve ispat konuları farklı olabildiği için ayrı ayrı kurulması gerekiyor.
Görevli mahkeme konusunda da otomatik bir kural yok. Mehir senedine dayanan her uyuşmazlık aile mahkemesinde görülmüyor; talebin alacak davası mı, ziynet talebi mi yoksa taşınmaz devrine ilişkin bir uyuşmazlık mı olduğu önceden belirlenmeli. Senede yalnızca ev ya da arsa verileceğinin yazılması da tapu devri anlamına gelmiyor, çünkü taşınmaz devri tapuda resmî işlem gerektiriyor.
Zamanaşımı ve faiz için de tek bir kalıp bulunmuyor. Süre, talebin hukuki niteliğine ve borcun muaccel olduğu tarihe göre belirleniyor. Faizin başlangıcı ise borçlunun temerrüde düşürülüp düşürülmediğine bağlı; faizin mutlaka evlilik ya da boşanma tarihinden işleyeceği söylenemiyor. Gonce, dava açmadan önce senedin aslı, taahhüdü verenler, teslim kaydı, tanık ve yazışmalar ile aynen iade, bedel ve faiz taleplerinin nasıl kurulacağının birlikte değerlendirilmesini tavsiye ediyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın