Şimdiden Efsaneleşiyor! Vatanım Sensin Dizisinin 9. Bölümünü İzlerken Aklımdan Geçenler

-

Merhaba Sevgili Vatanım Sensin Seven Onedio Okurları Derneği,

Vatanım Sensin inceden inceden milli mücadele başlangıcı sinyalleri vererek, tarihi olaylarla göndermeler yaparak heyecanımızı diri tutmaya ve gelecek bölümlerdeki savaşa bizi hazırlamaya devam ediyor.  Henüz ilk 10 bölümünü bile tamamlamadan, Vatanım Sensin dizisinin efsane olacağı şimdiden kesin!

Haydi kahvenizi çayınızı alın da, 9. bölümü ve şimdiye kadar dizide olan tüm olayları enine boyuna bir masaya yatıralım.

Bu diziyi şimdiden böylesine seven ve benimseyen tek grup biz değiliz, arkadaşlar. Dizinin yayınlanacağı gün #VatanımSensin etiketinin altında 70 milletten insan birleşiyor.

Özellikle Latin Amerika ve Orta Doğu ülkeleri yoğunluklu olarak Twitter'dan bu etikete destek veriyorlar. Bergüzar Korel'den de "kraliçe" diye bahsediyorlar!

Elbette bu güzel diziyi yurt dışından insanlar da sevebilir; fakat bizim için anlamı çok daha ayrı...

İnce göndermeleri, gündemimize yapılan dokundurmaları, bizim kendi tarihimiz...

Yani elbette bir Meksikalı izleyici de diziden çok etkilenebilir fakat milli mücadelenin başlayış sahnelerinde bizim hissettiklerimizi hissetmesi zor!

O yüzdendir ki; Vatanım Sensin bizim kıymetlimiz!

Bölüme dönecek olursak; haftalardır milli mücadelenin başlamasını bekliyoruz. Yunan işgaline karşı direniş başlasın istiyoruz fakat silahlar mevzusu hala çözülemiyor!

"Ne silahmış arkadaş?!" diye isyan edesiniz geliyor evet ama silah olmadan nasıl savaşılacak, değil mi? Bu silahlar da öyle böyle az değil, bir orduya yetecek kadar fazla. 

Silahlar şu an Yunan ordusu tarafından, Cevdet Paşa tarafından ve Miralay Tevfik tarafından fellik fellik aranıyor. Vasili silahları ele geçirirse kendi ordusuna katacak, Cevdet ele geçirirse Türklere verecek, Tevfik ise her zamanki gibi kendi ekmeğinin peşinde... Dolayısıyla silahlar mühim...

Silahlar için anahtar isim ise Ölmez Hasan!

Lakabı "Ölmez" olmasına rağmen, Ölmez Hasancığımız, bu hafta beklenmedik bir şekilde öldü. Bu yüzden de silahların yeri konusu daha da karıştı...

Sempatik eşkiya Ölmez Hasan'ı öylesine bir yan karakter sanmıştık lakin 2-3 bölümde kendisini çok sevdirdi. 

Ölmez Hasan'ın bölüm boyunca önemi, silahların yerini ve hainin kimliğini biliyor olmasıydı. Bu bilgileri Cevdet'e verecekti, vermek üzereydi, tam veriyordu kiiiii... "Ben de bu vatanım çocuğuyum ha, aslında ben de vatanımızı seviyorum, eşkıyalığıma bakma, ben de bu şekil bir delikanlıyım" geyiği yaparak son nefesini harcadığının farkında değildi. Boş konuşa konuşa öldü, Ölmez Hasan. Silahların yerini de Cevdet onca sıkıntıya rağmen öğrenemedi. Biz de ekran başında "Konuş be adam!!! Söyle silahların yerini!!!" diye fıtık olduğumuzla kaldık.

Yeni bir karakter: Medeniyetin simgesi elektriği, medeniyetin bir diğer simgesi işkence yoluyla vatan topraklarına getiren psikopat Stavro!

Stavro, tabir-i caizse tam bir mahkeme suratlı. Daha ilk göründüğü sahneden, sıkıntılı bir karakter olacağını anlamıştık ki, oldu da nitekim! Dizide uzun vadeli olma ihtimali yüksek.

Stavro, Vasili'nin çok güvendiği bir asker. Uzmanlık alanı ise işkence ile insanları konuşturabilmek. Tam anlamıyla bir inat kütüğü olan Ölmez Hasan'ı konuştursa konuştursa Stavro konuşturabiliyor gerçekten de...

Buradaki sembolizmi açıkçası çok sevdik: Modern dünyanın yenilikleri sınırları zorlarken (Stavro'nun elektrik verme işkencesi), insanın en vahşi hali (Ölmez Hasan) yine de iradesinden vazgeçmiyor. Ölmez Hasan'ın, Osmanlı'dan da öte saf "Türk" olmayı -kural tanımaz, bey-bilmez, özgür ruhlu halleriyle- simgelediğini düşününce, oldukça gurur okşayıcı bir sahneydi.

Cevdet, ah Cevdet... Bunca aksiyona gireceğine, şu eşin Azize'ye bir güvensen ve durumu açıklasan, hem sen rahat edeceksin, hem de o! Ayrıca silahların yerini de öğreneceksin!

Ama yok! Cevdet Paşa olmak inat, ketum, nemrut olmak demek... Prensiplerine yapışmış bir kere. Asla ama asla zayıflık göstermemek, renk vermemek için Azize'ye dahi asla durumu açıklamıyor.

Lakin Vasili, Cevdet'ten iyice şüphelenmeye başladı... Hatta belki de durumu öğrendi bile!

Vasili durumu çoktan öğrenmiş fakat herkesten gizliyor olabilir. Çünkü her şeyi bilen, tecrübeli ve bilge bir asker olarak Cevdet'e, bir Türk'e, hem de eski asker bir Türk'e güvenmiş ve keklenmiş olması onun itibarını feci zedeler.

Muhteşem bir sinir krizi anı geçirdi, sevgili Vasili. Bakalım günler neler getirecek...

Azize açısından artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! Ölmez Hasan gider ayak bir hayır işledi ve Azize'ye durumu anlattı!

Cevdet'in aslında bir ajan olduğunu, kalbinde hala Türk halkının özgürlüğünün yattığını, bunun uğruna her şeyi feda etmeyi göze aldığını açıkladı. Bu kısmı göstermediler ama ben nereden mi eminim? Son sahnede, Azize kocasına bir başka bakıyordu... Umuyoruz ki artık Azize'nin gözyaşı dinecek. Fenalık geldi şu kadıncağızı ağlarken görmekten!

Yunan Subayı taklidi yapman, kadını sürekli kolundan sürüklemen gerektiği anlamına gelmiyor Cevdet Bey!

Sanırım dizinin en sinir bozucu detaylarından biri de kadınların gördüğü şu muamele... Eftelya'yı hırpalayıp duran Tevfik, Azize'yi çekiştirip duran Cevdet, Veronika'yı insan yerine koymayan Vasili... Bir gün içlerinden birinin tepesinin tası atacak ve bir karşılık verecek ama bakalım ne zaman?!

Yıldız'a bu yaptıklarınız ayıptır, günahtır!

Bu arada flörtöz Yıldız'ı baş göz etme arzusunda olan Azize, nasıl bir zalimlik ettiğinin henüz farkında değil. Tamam, Yıldız henüz toy, Leon ile bir ilişki yaşaması bir hata olacaktır, tamam. Ama bu kızı istemediği biriyle evlendirmek de hangi vicdana sığar be Azize?!

Hadi "dönemin şartları" diyoruz, fakat doktor efendinin de biraz şeref yoksunu olduğunu Yıldız'a "ya benimsin, ya kara toprağın" demesinden anladık bir kere. Gram vicdanınız varsa bu kızcağızı zorla evlendirmezsiniz diyeceğiz ama o zaten bir yolunu bulur ve evlenmez!

Yıldız'ı bu durumlara sokan saftirik Ali Kemal ise iyice kaybolmak üzere... Saçma sapan işlere giriyor...

Bu çocuğun acilen kendisine gelmesi lazım, bir yol göstereni olması lazım. Gerçi vatan elden giderken, kimse Ali Kemal'in varoluşsal problemleriyle, platonik aşklarıyla uğraşacak vakti de bulamıyor elbette.

Ali Kemal "Kaçakçı İvan" gibi saçma karakterlerle, çok saçma olaylara girişmeye hazırlanıyor bakalım hayırlısı. Kubilay Aka'nın sırf bu dizi için özel dövüş dersleri aldığını göz önünde bulundurursak, Ali Kemal'in daha çok aksiyonlara gireceğini şimdiden tahmin edebiliriz.

Leon ise Ali Kemal'in aksine, iyice kendini bulmaya, iradesini kullanmaya ve daha "insansı" bir karakter haline gelmeye başlıyor.

Babaya ters ters cevap vermeler, annesine bir Türk kızı ile evlenmek istediğini açık açık söylemeler falan...

Zaten Leon, savaşın yavaş yavaş "yetişkin saçmalığı" olduğunu düşünmeye başlıyor. Hilal ve Yıldız ile olan arkadaşlığını savaşın dışında tutuyor.

Son sahnede, baskın yaptıkları yerde Hilal'i görünce, adeta asker kimliğinden/rolünden çıkıp "Hilal?" demesi bunun en net kanıtı.

Leon, dizinin ilk bölümlerinde, Menemen'de silahsız sivil halka ateş açmadıkları için idam edilen arkadaşlarına da adeta bu şekilde davranmıştı. Onların idam emrini vermek zorunda kaldığında ise adeta karakterinde bir kırılma yaşamıştı.

Leon, aynı hatayı bir daha yapmayacak. Bir kere daha bir arkadaşının idam edilmesine izin vermeyecek.

O arkadaş da Hilal olacak.

Leon ile Hilal'in arkadaşlığı daha ileriye gidip aşka dönüşür mü? Bence evet!

Leon ile Hilal'in arkadaşlığı daha ileriye gidip aşka dönüşür mü? Bence evet!
Leon ile Hilal'in arkadaşlığı daha ileriye gidip aşka dönüşür mü? Bence evet!

Çünkü özellikle Mehmet'in Andreas'ı öldürmesinden sonra Hilal, insanlığın, merhametin ve dostluğun ırka bağlı olmadığını gördü.

Andreas'ın yaşaması için hayatta en değer verdiği şey olan mesleğini ve babasının emirlerini ezip geçen Leon; bir tarafta da sırf hırsından ve anlamsız bir intikam duygusundan dolayı masum bir insanı sinsice öldüren Mehmet... Hilal bunun ayırdına vardı bile!

Peki Hilal-Leon, Leon-Yıldız, Yıldız-Ali Kemal gibi eşlemelerle giden bu ihtimaller zincirinde en muhtemel olan hangisi?

Açıkçası her ne kadar şu an Leon ve Yıldız'ın aşkı aileler tarafından imkansız görülse de, Ali Kemal ve Yıldız aşkının bundan da imkansız olduğunu söyleyebiliriz. Evet, bir Yunan ve Türk'ün evlenmesi skandal olabilir fakat aynı evde kardeş olarak büyümüş ve çevrede kardeş olarak bilinen iki gencin aşk yaşaması daha da büyük bir skandal!

Diğer taraftan da Leon ve Yıldız arasında zerre elektrik yok! Oysa Hilal ve Leon alev alev! 

Hilal imkansız aşk karşısında isyan edebilecek ve savaşabilecek karakterde biri olsa da, "ablamın aşkısın" diyerek vazgeçebilir... Zaten henüz Leon da Yıldız'ı istediğini söylüyor... Bakalım kısmet!

Zaten Hilal hala başını belaya sokma peşinde... Kah solcu kız gibi afiş dağıtıyor, kah örgüt evlerine gidiyor!

Neyse ki arkası sağlam! Babişkosu Yunan subayı, kankası Leon da komutanın oğlu... Daha ne olsun ayol!

Dünyalar güzeli tatlı Eftelya yine atarlı giderli Türk erkeklerinin dertlerini dinliyor, mevzularıyla uğraşıyor...

Oysa tek isteği herkesin mutluluğu olan neşeli, tatlı bir kadıncağız bu Eftelya... Bari o mutlu olsa!

Miralay Tevfik yine çeşitli şeref yoksunlukları ve hinlikler peşinde...

Lakin az kaldı!

Son olarak da Cevdet inceden inceye sınıra geliyor... Rolünden vazgeçmenin ve güvendiği insanlara şüphe duymanın eşiğinde...

Dizi başladığından beri "söz konusu vatansa gerisi teferruattır" mantığıyla ilerliyor, fakat bir amaç uğruna insanların da önemsiz detaylar, kurbanlık koyunlar gibi görüldüğünü fark etti... Bu durumlardan soğuması an meselesidir!

İşte böyle! Artık milli mücadele başlasın!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
mehmet-telli1

hay sen ne güzel yazmışsın bunu be :D

lazkizi53

Bakin söylüyorum hepsini okumadim ama, hilal-leon, yildiz-alikemal, ali kemalle leon banko kardes cikacak -falci kadin veronikaya oglun yaşıyor demisti ali kemalin de nereye ait oldugu belli degil-. ARTİK MUSTAFA KEMAL DEVRİ BASLASİN AMA HAAAA BEKLEMEKTEN ÖLDÜM

olimpia

Hilal ve Leon arasında oldukça güzel bi elektrik var aralarındaki kimya müthiş karakterleri her ne kadar birbirine zıtmış gibi gözükse de hayata bakışları,entellektüel seviyeleri birbirine oldukça uygun bence zaman geçtikçe ikisi de birbirine çok şey öğretecek ve karşıklıklı önyargılarını kıracaklar bu sayede

beyzakenar

yıldız dizide en gıcık olduğum karakter açıkçası doktor bile fazla bence ona umarım leonla yapmazlar gerçekten bir elektrikleri bile yok yıldızda aşkından değil gücünden dolayı istiyor leonla evlenmeyi

csa

Andreas'ı olduren su uzun boylu gıcık tipli herif dizide en sevmediğim karakter ama yakında olecektir. Buyuk ihtimalle zaten Hilal kurtulacak bu silahları patlatma işi o herife yıkılacak. Dizi super gidiyor. Çok başarılı.

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

AşkCasusİdamTwitterYunanistanaşkdizionediotatlı
Görüş Bildir