Uzmanlar Açıkladı: Yürüyüşte Asıl Farkı Yaratan Şey Adım Sayısı Değil
Yürüyüş, en kolay uygulanabilen egzersizlerden biri olarak görülse de uzmanlara göre sağladığı fayda yalnızca atılan adım sayısıyla sınırlı değil. Yeni araştırmalar, yürüyüş sırasında yakalanan temponun ve kalp atış hızının sağlık üzerindeki etkide belirleyici rol oynadığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, doğru tempoyla yapılan yürüyüşlerin kardiyovasküler sağlığa çok daha fazla katkı sağlayabileceğini belirtiyor.
Son yıllarda sağlıklı yaşam denildiğinde akla ilk gelen alışkanlıklardan biri günlük adım sayısını artırmak oldu.
Ancak uzmanlara göre yürüyüşün sağlığa etkisini belirleyen en önemli unsur yalnızca kaç adım attığınız değil, hangi tempoda yürüdüğünüz.
Yürüyüşte Asıl Önemli Olan Kalite
Fitness takip cihazları ve akıllı saatlerin yaygınlaşmasıyla birlikte günde 10 bin adım hedefi dünya genelinde popüler hale geldi. Ancak British Journal of Sports Medicine dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, yürüyüşün sağlık üzerindeki etkisinin adım sayısından çok yürüyüşün yoğunluğuna bağlı olabileceğini ortaya koydu.
Araştırmaya göre, yürüyüş sırasında kalp atış hızının belirli seviyelere ulaşması, egzersizin kardiyovasküler faydasını önemli ölçüde artırıyor.
Ohio'daki WAVE Fizik Tedavi ve Pilates Merkezi'nde görev yapan fizyoterapist Molly Gearin, yürüyüşün kardiyo egzersizi sayılıp sayılmayacağının kişinin sağlık durumu ve kondisyon seviyesine göre değişebileceğini belirtiyor.
Gearin'e göre özellikle tempolu yürüyüşler ile yokuşlu veya eğimli parkurlarda yapılan yürüyüşler kalp atış hızını aerobik egzersiz seviyesine çıkarabiliyor. Buna karşılık, rahat tempoda yapılan yürüyüşlerin çoğu zaman bu seviyeye ulaşamadığı ifade ediliyor.
Hedef Kalp Atış Hızı Neden Önemli?
Uzmanlar, egzersiz sırasında hangi yoğunlukta çalışıldığını anlamanın en pratik yollarından birinin kalp atış hızını takip etmek olduğunu belirtiyor.
Cleveland Clinic verilerine göre maksimum kalp atış hızı, 220 eksi yaş formülüyle hesaplanıyor.
Egzersiz yoğunluğu ise bu değerin belirli yüzdelerine göre beş farklı bölgeye ayrılıyor:
Bölge 1 (%50-60): Isınma ve toparlanma.
Bölge 2 (%60-70): Yağ yakımı ve dayanıklılık gelişimi.
Bölge 3 (%70-80): Aerobik kapasite ve kondisyon artışı.
Bölge 4 (%80-90): Hız ve performans gelişimi.
Bölge 5 (%90-100): Maksimum efor gerektiren yoğun egzersizler.
Daha Fazla Fayda İçin Kısa Süreli Tempo Artışı Öneriliyor
Uzmanlar, yalnızca stres atmak veya sosyalleşmek amacıyla yapılan düşük tempolu yürüyüşlerin de faydalı olduğunu ancak kalp sağlığı açısından daha yüksek kazanımlar elde etmek isteyenlerin yürüyüşlerine kısa süreli yüksek tempolu bölümler ekleyebileceğini belirtiyor.
Öneriye göre, yürüyüş sırasında 1 ila 4 dakika boyunca maksimum kalp atış hızının yaklaşık yüzde 80'ine ulaşacak tempoda yürümek, kardiyovasküler sistemi daha fazla çalıştırabiliyor.
Dakikada 100 Adım Kritik Eşik Olabilir
Alabama Üniversitesi Egzersiz Bilimi Bölümü'nden Dr. Elroy Aguiar da yürüyüş hızının önemine dikkat çekiyor.
Aguiar'ın değerlendirmesine göre, dakikada yaklaşık 100 adım hızında yürümek, orta yoğunlukta egzersiz seviyesine ulaşmak için önemli bir eşik olarak kabul ediliyor. Araştırmalar, yürüyüşün sağlık üzerindeki en büyük etkilerinin de genellikle orta ve yüksek yoğunluklu tempolarda ortaya çıktığını gösteriyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın