Türkan Şoray’dan Hülya Koçyiğit’e: Yeşilçam’ın Unutulmaz Kadınlarının Ardındaki Ses Meğer Ona Aitmiş!
Yüzlerini ezbere biliyoruz. Peki seslerini? Yeşilçam’ın unutulmaz kadın yıldızlarını izlediğimiz pek çok filmde, aslında aynı sanatçıyı dinliyorduk. Türkan Şoray’dan Hülya Koçyiğit’e uzanan o tanıdık sesin sahibi, Jeyan Mahfi Ayral Tözüm’dü. Gelin, Yeşilçam’ın “dublaj kraliçesi” olarak anılan ustasını yakından tanıyalım!
Yeşilçam’ın yıldızlarını izlerken çoğu zaman Jeyan Mahfi Ayral Tözüm’ün sesini dinliyorduk.
O sesi mutlaka duydunuz! Belki bir aşk sahnesinde, belki gözyaşları içindeki bir karakterin siteminde, belki de neşeli bir konuşmada… Yeşilçam filmleriyle büyüyenlerin hafızasında yer eden kadın seslerinden biri, Jeyan Mahfi Ayral Tözüm’e aitti.
Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın, Belgin Doruk ve Fatma Girik gibi Türk sinemasının en büyük yıldızlarını pek çok filmde o seslendirdi. Liste bu isimlerle de bitmiyordu. Emel Sayın, Gülşen Bubikoğlu, Müjde Ar, Hale Soygazi, Necla Nazır, Ahu Tuğba ve Hülya Avşar da ses verdiği oyuncular arasındaydı.
Perdede farklı yüzleri izlerken aynı sanatçının sesini duymak, bugün bu filmlere yeniden baktığımızda oldukça ilginç geliyor. Ancak bu, söz konusu oyuncuların bütün filmlerinde yalnızca Tözüm tarafından seslendirildiği anlamına gelmiyor. Yeşilçam’ın başka büyük seslendirme ustaları da aynı yıldızlara farklı yapımlarda ses verdi.
Tözüm’ün başarısı ise kendi sesini her karakterin tavrına, duygusuna ve konuşma biçimine uyarlayabilmesindeydi. Kamera karşısındaki oyunculuğu, mikrofon başındaki performansıyla tamamlıyordu. Böylece izleyici, gördüğü yüzle duyduğu sesi bir bütün olarak kabul ediyordu.
Adını bilmeyenlerin bile sesini tanıdığı sanatçının hikayesi, üstelik daha çocukken başlamıştı.
Babasının elinden tutup tiyatroya götürdüğü küçük kız, hayatını sahneye adadı.
Jeyan Mahfi Ayral Tözüm, tiyatro ve sinema sanatçısı Necdet Mahfi Ayral’ın kızıydı. Sanatla tanışması da babası aracılığıyla oldu. Muhsin Ertuğrul’un bir oyun için küçük bir kız çocuğu araması üzerine babası onu tiyatroya götürdü.
İlk sahne deneyimini Henrik Ibsen’in Peer Gynt adlı eserinde yaşadı. O gün başlayan yolculuk, çocuk oyunlarından genç kadın rollerine uzandı. Bir yandan okuluna devam ederken bir yandan tiyatroda çalıştı; zamanla sahne, hayatının merkezine yerleşti.
Kendi anlatımına göre 1938-1983 arasında 45 yılını tiyatroya verdi. Çalıkuşu, Kökler, Annemi Hatırlıyorum, Parisli Kız ve Modern Aile gibi pek çok oyunda görev aldı. Birlikte çalıştığı ustaları, kendisi için bir okul olarak görüyordu.
Tözüm’ün sanat hayatı yalnızca seslendirme stüdyolarında geçmedi. Kamera karşısına da çıktı. Zeki Müren’in ilk sinema filmi Beklenen Şarkı’da rol alması, bu yolculuğun dikkat çeken duraklarından biriydi.
Yıllar sonra televizyon izleyicisi de onu Bizim Aile, Şehnaz Tango, Tatlı Hayat ve Yaprak Dökümü gibi dizilerde gördü. Ancak en geniş kitlelere ulaşmasını sağlayan, yüzünden önce tanınan sesi oldu.
Mikrofon boyuna yetişmeyince bir sandalyeye çıktı; yıllarca sürecek dublaj yolculuğu böyle başladı.
Tözüm’ün seslendirmeye başlangıcında, unutulmaz bir çocukluk anısı vardı. Babası onu Marmara Stüdyosu’na götürdüğünde henüz çok küçüktü. Mikrofon sabitti ve boyu mikrofona yetişmiyordu. Çözüm olarak bir sandalye getirildi; küçük Jeyan, üzerine çıkarak seslendirmeye başladı.
Mutlu Günler adlı filmin dublajıyla başlayan bu deneyim, uzun bir meslek hayatına dönüştü. Tözüm, Anadolu Ajansı’na verdiği röportajda çalışma temposunu da anlatmıştı: Sabah tiyatro provası, öğleden sonra dublaj, gece yeniden sahne…
Seslendirme, onun için yalnızca replik okumak değildi. Her karakterin farklı bir duygusu, konuşma ritmi ve tavrı vardı. Tiyatroda edindiği oyunculuk becerisini mikrofonun başında da kullanıyordu.
Hatta Ağlayan Melek filminde hem Türkan Şoray’ı hem de Oya Peri’nin canlandırdığı karakteri seslendirdi. Aynı filmdeki iki farklı kadına ses verirken karakterleri birbirinden ayırmayı başarması, ustalığının çarpıcı örneklerinden biriydi.
Dolayısıyla Yeşilçam’daki o tanıdık sesin arkasında, yıllara yayılan bir oyunculuk birikimi vardı. Tözüm, aynı sesi farklı karakterlere dönüştürerek filmlerin duygusuna ortak oluyordu.
Yıldızların ardındaki bu büyük emeğin sahibi, Türk sinemasında unutulmaz bir iz bıraktı.
Jeyan Mahfi Ayral Tözüm’ün kariyeri, sinemada kamera arkasındaki emeğin ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor. İzleyicinin aklında yıldızların yüzü kalırken onların repliklerine, kahkahalarına ve gözyaşlarına eşlik eden ses de filmin hafızasının bir parçasına dönüşüyordu.
Sanatçının bu emeği, 2005 yılında 8. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nde Bilge Olgaç Başarı Ödülü’yle takdir edildi. Festival, yıllarca Yeşilçam’daki kadın karakterlere ses veren Tözüm’ü ödüllendirerek seslendirme sanatının görünürlüğüne de katkı sağladı.
Tözüm, 29 Ekim 2023’te hayatını kaybetti. Ertesi gün Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Geride ise tiyatrodan sinemaya, radyodan televizyona uzanan bir sanat hayatı kaldı. Bugün eski bir Yeşilçam filmi açtığımızda onun sesiyle yeniden karşılaşabiliyoruz.
Bir zamanlar yalnızca perdedeki yıldızlara ait sandığımız o sesin sahibini bilmek, filmleri izlerken başka bir ayrıntıya kulak vermemizi sağlıyor. Artık Türkan Şoray’ı, Filiz Akın’ı ya da Hülya Koçyiğit’i dinlerken, mikrofonun diğer tarafındaki Jeyan Mahfi Ayral Tözüm’ü de hatırlıyoruz.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!






Yorum Yazın