Trump'ın Kararıyla Gündeme Gelen Kudüs Nasıl Fethedildi ve 100 Yıl Önce Nasıl Kaybedildi?

-

ABD Başkanı Donald Trump geçtiğimiz günlerde, İsrail'deki Amerika Büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınması hakkındaki kararı onayladı. Bu tartışmalı karar hızla gündem konusu oldu ve Kudüs hakkında birçok şey söylendi. Peki Kudüs'ü nasıl almıştık ve nasıl kaybettik?

Yabancı dillerde daha çok Jerusalem olarak anılan Kudüs, Mısır yakınında ve Akdeniz kıyılarından yaklaşık 50 km içeride bulunmaktadır.

Dini kitaplardaki çeşitli atıf ve yönlendirmeler sebebiyle Kudüs, 3 ilahi din tarafından da kutsal bir mekan addediliyor. Tarihin çok eski zamanlarından beri bu çerçevede, bölgedeki rekabet dolayısıyla birçok savaş yaşanmıştır.

638'de Halife Ömer devrinde İslam hakimiyetine giren bölge, ilerleyen yıllarda kuvvetine göre çeşitli hanedanlar arasında el değiştirdi.

Özellikle 1071'deki Malazgirt Savaşı sonrasında başarılı hükümdar Alp Arslan'ın yönetimiyle geniş bir alana hakim olan Selçuklular, Kudüs'e de hakim olarak Mısır sınırlarına kadar ulaşmışlardı. Fakat yükselişi kadar düşüşü de hızlı olan Selçuklular, bilhassa Sultan Melikşah'ın 1092'deki ölümünden sonraki istikrarsız ortamın da etkisiyle eski hakimiyetlerini kaybettiler. 1099'da bölge Haçlı Seferleri ile gelen Hristiyan kuvvetlerinin kontrolüne geçti.

Kudüs ve etrafına uzun yıllar hakim olan Haçlılar, 1187'de Selahaddin Eyyubi tarafından yenilgiye uğratıldı.

Eyyubi Hanedanı böylelikle bölgeye hakim olduysa da 1250'lerden sonra Memlükler ile aralarında ciddi bir rekabet mücadelesi başladı. 1260'ta Aynicalut Savaşıyla Moğollar'ı durdurmayı başaran Memlükler, Osmanlı tarafından fethedilinceye kadar bu bölgeye hakim oldular.

Yavuz Sultan Selim devrinde (1512-20) Osmanlı artık İslam dünyasının liderliğini üstlenecek bir konuma ulaşmıştı.

Devlet-i Aliyye'nin bu konudaki tek rakibi Memlükler olarak görünüyordu. Padişah I. Selim İran üzerine çıktığı doğu seferinde, kazandığı zaferlerin de etkisiyle Mısır'a kadar ulaşacaktı. Memlükler 1516'daki Mercidabık Savaşında bozguna uğrayınca bölgenin hakimiyeti, buraya 400 yıl boyunca hakim olacak Osmanlı'ya geçti.

Klasik Osmanlı idaresi altında bölgede uzun yıllar boyunca ciddi bir problemin yaşanmadığı görülüyor.

Bir sancak olarak değerlendirilen Kudüs, yönetime atanan beylerin adaletsiz uygulamaları, vergi meseleleri ve dini tartışmalar sebebiyle çıkan birçok isyana sahne olduysa da bunlar çözümünde zorlanılmayan meselelerdi. Fakat 1798'de Napolyon'un Mısır Seferi sırasında Kudüs'e kadar yaklaşması, bölgede ciddi bir tehdit yarattı. 1830-40 arasında ise bölgeye Kavalalı Mehmed Ali Paşa hakim oldu.

Özellikle 1850'lerden sonra Kudüs'ün nüfusu hızla artmaya başladı. Rakamlara göre, 1900'e gelindiğinde bölgede Yahudi nüfusu çoğunluktaydı.

i.pinimg.com

II. Abdülhamid kendi saltanatında (1876-1909) Filistin ve çevresini dış tesirlerden korumaya ve Osmanlı'nın farklı unsurlarını İslam dini ortak paydasında birleştirmeye yönelik bir strateji izledi. Fakat gerek dış ve iç siyasetteki bunalımlar gerek ise ekonomik buhranların ön plana çıkışı, Kudüs'e olan göçlerin sıkıca kontrol edilmesini zorlaştırdı.

I. Dünya Savaşı'nın patlak vermesinden itibaren İngiltere, Basra'dan hareketle Osmanlı topraklarına ciddi hücumlarda bulundu.

Özellikle İngiliz casus Lawrence'in bölgedeki faaliyetleri azımsanmayacak boyutlardaydı. Özellikle Şerif Hüseyin'in çeşitli vaatler sonucunda İngiliz saflarına geçmesi, bölgedeki Osmanlı savunmasına ciddi bir darbe vurdu.

Netice itibarıyla Kudüs ve çevresindeki 400 yıllık Osmanlı hakimiyeti, 9 Aralık 1917'de orduların geri çekilişiyle İngiliz kontrolüne geçti.

Kudüs, I. Dünya Savaşı ile yitirdiğimiz birçok toprak parçasından birisiydi. Kudüs günümüzde her ne kadar dini hassasiyetler sebebiyle önemseniyorsa da bölgenin tarihi ve coğrafi özelliklerini bilmek, hem bugün hem de gelecekte konuya daha isabetli yorumlar getirmek ve en doğru kararları vermek için çok önemli bir unsurdur.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
kamuraner

ben buranın ilk yahudilere ait olduğunu biliyorum.

mami-demir

hz musa zamanından bahsediyorsan evet :)

bseozyrt

Hz Musa ile başlamadi. Yahudiler Kudüs'ü Hz Nuh un oglu Kenan'ın soyundan gelen Kenanlılar olarak bilinen atalari tarafindan inşa edilgine ve Nuh tufanindan beri Kudüs'ün kendi şehirleri olduklarina inanirlar. Hz Musa Yahudileri sadece Mısırdan çıkartmış ve Kenan topraklarina ve Sinaya ulaştirmiştir. Kudüs'ü görmeye ömrü yetmemiştir. Kendisinden sonra gelen bir kaç peygamberin ardindan Hz Davud kesin ve radikal olarak Kudüs'ü feth etmiş Yahudilere bu şehri ikinci kere almıştır.

mami-demir

Buse İstanbul'u da kuranlar Türkler değil ama İstanbul artık Türk yurdu. dünya üzerindeki sınırlar tarih boyunca hep değişmiş. yani bir yerin tarihsel olarak bir millete ait demek çok aptalca. tarih boyunca fetihler hep olmuş ve güçlü olan kazanmış. şuanda güçlü olan abd ve israil onların kazanması muhtemel. bizde buna karşı çıkıyoruz. bu karşı çıkışımızın da din ile bir ilgisi yok. siyasetle ilgili.

mami-demir

çok klasik bir söylem olacak ama filistinliler 1917de ingilizlerle anlaştığında onların torunlarını böyle bir geleceğin bekleyeceğini bilmeleri lazımdı. bak bizim atalarımız Çanakkale'de düşmanla işbirliği yapmanın doğru olmadığını farketmiş ve var gücüyle savaşmış. sonra istiklal savaşı vermişiz ve bu istiklal savaşında bazı kendini bilmezler ingiliz himayesi isterken akıllı olan atalarımız bunu red etmiş ve bizim için en doğru olanı yapmış. ortadoğunun bugün kangölü olması 1. dünya savaşına dayanıyor. o gün osmanlıyı yalnız bırakıp ingilizlerin safına geçen bedevi arapların torunları bugün cefa içinde.

mami-demir

şimdi diyen olacaktır ki "dedelerinin cezzasını neden torunlar çekiyor." tarih böyle bişey işte bugün ben geleceğin dedesi olacağım. bugün vereceğim akılsızca kararların torunlarımı etkileyeceğini biliyorum. o yüzden buna göre davranmalıyız. kudüs meselesine dönecek olursak, gelecek nesillerimizin mutlu olabilmesi adına buna var gücümüzle karşı çıkmalıyız. çünkü bu işgal planının girizgah bölümü, 30-40 yıl sonra israilin fırata gelmemesini istiyorsak bugün akıllıca siyaset güdmeliyiz.

mami-demir

var gücümüzle bu işgali durdurmalıyız. bunun sadece filistinlilerle ilgili olmadığını insanlar anlamalı. açıkcası ben filistinlilerinya da dünya üzerinde yaşanan diğer insanlık dışı olaylara üzülüyor muyum. evet üzülüyorum, ama beni siyasi olarak ilgilendirdiği kısım oradaki insanların acı çekmesi değil gelecekte benim torunlarıma nasıl acılar çektireceği.

mami-demir

sözlerim yanlış anlaşılmaya çok müsait farkındayım ama sığ düşünceli insanlar beni acımasız olarak görüp anlatmak istediğimi anlamayacaksa kendileri bilirler. tekrar ediyorum. biz var gücümüzle kudüsün israil tarafından işgaline karşı çıkmalıyız. bunu filistinliler için değil gelecek nesillerimiz için yapmalıyız.

bseozyrt

Ben Kudüs yahudilerindir diye bir şey söylemedim. Sadece onlarin o şehir hakkındaki inanclarini anlattim. Ayrıca "İşgal" kelimesi yanlış bir terimdir. Biliyorsunuz ki Filistin 2. dünya savasinin sonuna kadar İngiliz Sömürgesiydi. Ve Yahudiler o topraklari isgal etmedi İngilizlerden satın aldılar. Ha şu anki araplara yaptıklari zulumler kötü bir şey tabi. Daha bu gun bir arkadaş burda bana link atti çatıda oyun oynayan çocuklari keskin nişancı tüfegi ile vurup gülüşüyorlardi.

kymelria

editör, içeriğin başına şu görseli de koyar mısın? https://i1.wp.com/www.evodevcim.com/wp-content/uploads/2012/11/genel-%C3%B6dev-kapa%C4%9F%C4%B1-18.jpg ilkokul ödevi gibi maşallah.

firat-aydin8

Ulan daha islam peygamberi Muhammetin dedesinin dedesi yokken kudus yahudilerindi.678 yilinda emeviler isgal etti diye muslumanlarin mi oldu

mami-demir

o zaman bizde istanbulu yunanistana bırakalım. ne sığ bir düşünce amk.

egin

Hadi o zaman orta Asya ya geri dönelim senin sığ düşünce e mi...

goruncekadam

Arap seviciler gelir birazdan. Osmanlı'nın geri çekilen askerlerinin neler çektiğini anlatan yok.

mami-demir

yukarıda bir arkadaşa baya uzun bir yorum yazdım kudüsün işgaline neden karşı olmamız gerektiğine dair. zamanın varsa bak, özetleyecek olursam, kudüsün işgaline karşı olmamız gerek. bunu filistinliler rahat yaşasın diye değil. gelecekte israilin bizim topraklarımıza saldırmaması için. çünkü israilin bu yayılmacı politikasının giriş bölümü. onların deyimiyle nilden fırata kadar işgal etmeden durmayacaklar. burada bizim topraklarımızda söz konusu

corpse-bride

osmanlıyı arkadan vuran her cografya ınsanı bugun acı cekıyor böl parçala yönet

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriCasusDarbeDonald TrumpFilistinİngiltereİranİsrailMısırSavaşgündemvergi
Görüş Bildir