Trash, Death, Doom Karıştıysa Toplanın: Metal Alt Türlerini Ayırmanın En Kolay Yolları
Metal müzik dünyasına giren herkesin bir noktada yaşadığı o kafa karışıklığını biliyoruz... O kadar çok alt tür var ki, dinlerken hepsi birbirinin aynısı gibi gelebiliyor. Ama elbette ki hiçbiri aynı değil! 'Ben zaten bu işin ustasıyım!' diyorsan başka ama hala öğrenmen gereken şeyler varsa, metal alt türlerini ayırmak sandığın kadar zor değil. Gel, detaylara birlikte bakalım.
Hızlı ve agresif yapısıyla öne çıkan thrash metalle başlayalım.
Thrash metal’i anlamak için önce parçanın temposuna bakmak gerek. Eğer şarkı daha ilk saniyeden hızla giriyorsa, gitarlar dur durak bilmiyorsa ve davullar seni nefes nefese bırakıyorsa büyük ihtimalle thrash dinliyorsundur. Thrash metalde vokaller serttir ama death metal’deki gibi boğuk growl’lar burada pek baskın değildir. Bu tür daha çok öfke, enerji ve tempo üzerinden ilerler. Metallica’nın ilk dönemleri, Slayer, Megadeth ve Anthrax bu türün en bilinen isimleri arasında!
Karanlık ve sert tavrıyla death metal...
Death metali thrash metalden ayıran en büyük fark vokal tarzı diyebiliriz. Burada daha kalın, boğuk growl vokaller öne çıkar. İlk kez dinleyen biri bazen şarkıda gerçekten ne söylendiğini anlamayabilir. Ama death metal sadece sert vokallerden ibaret değil. Gitar yapıları daha teknik, atmosfer daha karanlıktır ve genel olarak daha ağır bir hissiyat yaratır. Death, Cannibal Corpse ve Morbid Angel bu türün önemli temsilcileri arasında yer alır.
Peki doom metali nasıl ayırt edeceğiz? 🤔
Metal hep tempolu olmak zorunda değil. Doom metal bunun en net örneklerinden biri. Bu türde tempo ciddi şekilde düşer ama bu müziği daha hafif yapmaz, tam tersine daha ağır hissettirebilir. Şarkılar daha kasvetli, daha karanlık ve daha yoğun bir atmosfer taşır. Black Sabbath’ın ilk dönem işleri bu tür üzerinde büyük etki yaratmıştır. Eğer şarkıyı dinlerken gözün dalıyor ve hayatı sorgulamaya başlıyorsan doom metal dinliyorsun demektir.
Soğuk, sert ve ürkütücü bir atmosfer hissediyorsan o zaman black metal dinliyorsundur!
Black metal’i ayırt etmek genelde zor değildir çünkü kendine has çok belirgin bir yapısı vardır. İnce, çığlığa yakın vokaller, daha kirli gitar tonları ve oldukça karanlık bir atmosfer bu türün temel özellikleri arasında. Black metal sadece müzikal olarak değil, görsel dünyasıyla da çok güçlü bir kimliğe sahip bir tür. Karanlık temalar ve sert sahne estetiği de bunun bir parçası. Alışık olmayanlar için ilk dinleyişte fazla sert gelebilir!
O zaman melodic death metalin farkı ne?
“Death metal çok sert ama bu biraz daha yumuşak geldi.” diyorsan muhtemelen melodic death metal dinliyorsundur. Bu tür, death metal’in agresif yapısını melodik gitarlarla birleştiriyor. Yani hem sertlik var hem de akılda kalıcı rifler. Bu yüzden birçok kişi için metal dünyasına giriş kapılarından biri bu tür oluyor. In Flames, Dark Tranquillity ve At the Gates bu türün en önemli isimleri arasında. Sert müzik sevip aynı zamanda melodiyi de bırakmak istemeyenlerin tercih ettiği bir tür diyebiliriz.
Epik anlatısıyla öne çıkan power metale bakalım 👇
Power metal’i diğer ekstrem türlerden ayırmak oldukça kolay çünkü genel havası çok farklı. Burada temiz ve güçlü vokaller öne çıkar. Şarkılar daha melodik, daha parlak ve zaman zaman oldukça epik bir yapıya sahiptir. Sözlerde sık sık savaşlar, fantastik hikayeler, kahramanlık gibi temaları görürüz. Blind Guardian, Helloween ve DragonForce gibi gruplar bu türün öne çıkan isimlerinden.
Bir de nu/alternatif metal var ama gözün korkmasın!
2000’lerde metal dinleyen herkesin bir noktada yolu nu metal’le kesişmiştir. Bu tür, klasik metal müzik kalıplarından biraz uzaklaşır ve farklı detayları işin içine sokar. Bu türde; rap etkileri, elektronik dokunuşlar, groove odaklı rifler ve daha modern bir yapı öne çıkar. Linkin Park, Korn, Slipknot ve Limp Bizkit bu alanın en bilinen isimlerinden. Bazı metal dinleyicileri bu türe mesafeli yaklaşsa da müzik dünyasındaki etkisini inkar etmek zor. Çünkü bu tür bir dönem neredeyse her yerdeydi!
Sonuç olarak; metal türlerini ayırmanın kısa yolu vokale, tempoya ve genel havaya bakmak!
Aslında bütün işi kolaylaştıran üç temel nokta var. İlk olarak vokale dikkat et; temiz mi, scream mi, growl mu? Sonra tempoya bak; hızlı mı, orta tempoda mı, ağır ağır mı ilerliyor? Son olarak şarkının genel atmosferine odaklan; karanlık mı, epik mi, agresif mi, daha mı modern? Bir süre sonra kulağın zaten bu farkları otomatik ayırmaya başlıyor. Playlist'ini de buna göre ayırırsan artık kulağın her türü direkt ayırt etmeye başlar.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın