article/comments
article/share
Haberler
Soğuk Hava Sizi Hasta Etmiyor: Mikrobiyolog Kışın Neden Daha Çok Hastalandığımızı Açıkladı

Soğuk Hava Sizi Hasta Etmiyor: Mikrobiyolog Kışın Neden Daha Çok Hastalandığımızı Açıkladı

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Hava durumu, hakkında en çok konuştuğumuz ama en az emin olduğumuz konulardan biri. Nesillerdir birbirimize aktardığımız kalıplar var: Üstünü örtmezsen üşütürsün, yıldırım aynı yere iki kez düşmez, sabah kızıllığı hava bozacak demek. Bu cümleleri kuran çoğu kişi bunları tartışılmaz gerçek sayıyor. 

Oysa üçüne bilimin verdiği cevap üç ayrı yöne gidiyor: biri düpedüz yanlış, biri yalnızca dolaylı olarak doğru, biri de tamamen doğru.

Gelin, detaylara bakalım.

Kaynak

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Mikrobiyolog: 'Soğuk Hava Tek Başına Enfeksiyona Yol Açmıyor'

Mikrobiyolog: 'Soğuk Hava Tek Başına Enfeksiyona Yol Açmıyor'

'Üstünü ört, üşüteceksin' cümlesini duymayan yoktur. Ancak soğuk havanın doğrudan hasta ettiği fikri doğru değil. 

Westminster Üniversitesi'nde Tıbbi Mikrobiyoloji Kıdemli Öğretim Görevlisi olan Manal Mohammed, The Conversation'da yayımlanan yazısında bunu net biçimde ifade ediyor: 'Soğuk havalar tek başına enfeksiyona yol açmıyor. Bunun yerine, solunum yolu virüslerinin çoğalmasına imkân tanıyan biyolojik, çevresel ve sosyal koşulları şekillendiriyorlar.'

Peki kışın neden daha çok hastalanıyoruz? 

Hava soğuyunca insanlar zamanlarının çoğunu kapalı alanlarda geçiriyor ve virüsün kişiden kişiye geçmesi kolaylaşıyor. Bu mekânlar ısıtıldığı için nem düşüyor, düşük nem de burun mukozasını kurutuyor. Kuru bir burun virüse karşı daha savunmasızdır.

Johns Hopkins'e göre okulların açık olması da tabloya katkı yapıyor. Bir de fizyolojik taraf var: Mohammed'e göre soğuk hava solumak burun ve solunum yollarının iç sıcaklığını düşürüp damar büzülmesini tetikleyebiliyor, bu da bölgedeki bağışıklık savunmasını zayıflatıyor. Ama bunların hiçbiri doğrudan nedensellik değil. Sizi hasta eden şey sıcaklık değil, virüs.

Empire State Binasına Yılda 25, CN Kulesine 75 Kez Yıldırım Düşüyor

Empire State Binasına Yılda 25, CN Kulesine 75 Kez Yıldırım Düşüyor

'Yıldırım aynı yere iki kez düşmez' sözü, olması imkânsız şeyleri anlatmak için kullanılır. Gerçekte ise yıldırım çevresindeki en yüksek nesneye düşme eğiliminde! 

Büyük şehirlerde bu, en yüksek binalara düzenli olarak yıldırım düşmesi anlamına geliyor. New York Acil Durum Yönetimi'nin verilerine göre Empire State Binası'na yılda ortalama 25 kez yıldırım düşüyor. Toronto'daki CN Kulesi'nde ise bu sayı üç katına kadar çıkıyor.

Bu, söz konusu binaların tehlikeli olduğu anlamına gelmiyor. İkisinde de paratoner var ve bu sistem akıma toprağa inen güvenli bir yol sunuyor. Öte yandan ABD Ulusal Şiddetli Fırtınalar Laboratuvarı, yıldırımın her zaman en yüksek noktaya düşmediğini hatırlatıyor — yani 'yıldırım tahmin edilemez' kısmında bir doğruluk payı var. Ama aynı yere iki kez düşmediği fikri tamamen yanlış.

Kızıl Gökyüzü Tahmini 30-60 Derece Kuşağında Çalışıyor, Türkiye Tam Bu Kuşakta

Kızıl Gökyüzü Tahmini 30-60 Derece Kuşağında Çalışıyor, Türkiye Tam Bu Kuşakta

Üçüncü inanış gökyüzünün rengiyle ilgili: akşam kızıllığı iyiye, sabah kızıllığı kötüye işaret sayılır. Peki bilim ne diyor?

İngiltere Meteoroloji Kurumu 'Kızıl gökyüzü, toz ve küçük parçacıklar yüksek basınç tarafından atmosferde hapsedildiğinde ortaya çıkıyor. Bu, mavi ışığı saçarak geriye yalnızca kırmızı ışığın kalmasına ve gökyüzünün o dikkat çekici görünümü almasına neden oluyor.' diyor. Yani kızıl gökyüzü, sizinle güneş arasında yüksek basınç olduğunu gösteriyor. 

Tahminin çalışmasını sağlayan asıl unsur ise rüzgâr. Orta enlemlerde hâkim rüzgârlar batıdan doğuya eser ve yüksek basınç kararlı, kuru havayı temsil eder. Akşam kızıllığında iyi hava batıda beklemektedir ve rüzgâr onu size doğru getirir; sabah kızıllığında ise iyi hava doğuya geçmiştir, rüzgâr onu sizden uzaklaştırır ve yerine büyük ihtimalle bozuk hava gelir. 

Ancak bu düzen yalnızca 30 ile 60 derece arasındaki orta enlemlerde geçerli: Avrupa'nın büyük kısmı, ABD, güney Avustralya, Japonya ve 36-42. paraleller arasında yer alan Türkiye. Yani bu söylem, ülkemizde geçerli.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
2022 yılında Ege Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölümü'nden mezun oldum. Öğrencilik hayatımda pek çok yabancı kaynaktan çeviriler yaptım. İş hayatımda da farklı alanlarda tercümanlık ve metin yazarlığı yaptım. 2022 yılından beri Onedio'da çalışıyorum. Yaşam kategorisinde içerikler üretiyorum. Yabancı kaynaklardan güncel içerikleri çeviriyor, astroloji gündemini, genel kültür alanında ilgi çekici konuları ve seyahat haberlerini okuyucularla buluşturuyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın