Siyah Zeytin mi Yeşil Zeytin mi Daha Faydalı? Aralarındaki Fark Ortaya Çıktı
Kahvaltı sofrasında siyah zeytinden yana olanlarla yeşil zeytinden vazgeçmeyenlerin tartışması hiç bitmiyor. ABD'li yayın kuruluşu TODAY'e konuşan diyetisyenler, iki zeytin arasındaki farkın sanıldığı gibi yalnızca renkten ibaret olmadığını anlattı. Biri antioksidan tarafında öne çıkarken diğeri demirde bir adım önde. Ancak uzmanlara göre hangisini seçeceğinizi asıl belirlemesi gereken şey bambaşka bir ayrıntı.
Kaynak: TODAY
Siyah ve yeşil zeytin aslında aynı meyvenin farklı olgunluktaki hali
Bu iki zeytin ayrı ağaçlarda yetişmiyor. Diyetisyen Frances Largeman-Roth'un ifadesiyle bütün zeytinler yeşil başlıyor ve dalda kaldıkça renk değiştiriyor. Erken toplanan meyve yeşil kalırken olgunlaşmaya bırakılan meyve önce mora, ardından siyaha dönüyor.
Hasat zamanı yalnızca rengi değil, dokuyu ve tadı da belirliyor. Yeşil zeytin daha sert ve buruk, siyah zeytin ise daha yumuşak ve yağlı oluyor. Dalından koparılan zeytin hangi renkte olursa olsun doğrudan yenmiyor; meyveye acılığını veren oleuropein bileşiğinin salamura, kuru tuzlama ya da suda bekletme gibi yöntemlerle giderilmesi gerekiyor.
Yeşil zeytin antioksidan tarafında bir adım önde
Olgunluk farkı, besin değerine de yansıyor. NYU Langone'dan klinik beslenme uzmanı Heather Hodson'a göre yeşil zeytinde ve mor renkli zeytinlerde, iltihaplanmaya karşı etkisiyle bilinen polifenollerin bir kısmı siyah zeytine kıyasla genellikle daha yüksek seviyede bulunuyor.
Besin değeri karşılaştırmalarında yeşil zeytinin E vitamini bakımından da biraz daha zengin çıktığı görülüyor. Ancak bir porsiyon zeytinden alınan vitamin miktarı zaten sınırlı olduğu için bu fark tek başına belirleyici sayılmıyor.
Siyah zeytinin elindeki koz ise demir
Siyah zeytin de bu yarışta eli boş değil. Uzmanlar siyah zeytinin demir içeriğinin yeşil zeytine göre biraz daha yüksek olduğunu belirtiyor. Largeman-Roth ayrıca bazı araştırmaların, meyve olgunlaşıp siyaha döndükçe başka faydalı bitki bileşiklerinin de arttığını gösterdiğine dikkat çekiyor.
Dalda geçen süre uzadıkça meyvedeki yağ oranı da yükseliyor. Bu yağın büyük bölümü, zeytinyağında da bulunan ve kalp sağlığıyla ilişkilendirilen tekli doymamış yağlardan oluşuyor.
Asıl farkı renk değil, tuz ve üretim yöntemi yaratıyor
Peki hangisi kazanıyor? Cleveland Clinic'ten diyetisyen Julia Zumpano, bir zeytin türünün diğerinden açıkça daha sağlıklı olduğunu gösteren bir veri bilmediğini söylüyor. Uzmanların ortak uyarısı ise sodyum. Zeytin acılığını atmak için tuzla işlendiğinden, kullanılan yönteme göre yalnızca üç tanesinde 200 miligramın üzerinde sodyum bulunabiliyor. Bu durum özellikle tansiyon sorunu yaşayanlar için önemli.
Bu yüzden market rafında zeytinin rengine değil etiketine bakmak gerekiyor. Az tuzlu ürünleri tercih etmek, kavanoz zeytinlerini yemeden önce durulamak ya da kısa süre suda bekletmek tuzun bir kısmını almaya yardımcı oluyor. Bazı siyah zeytinlerin dalda değil fabrikada karardığını da unutmamak gerek: İçindekiler listesinde ferro glukonat (E579) görüyorsanız, rengin olgunlaşmadan değil işlemden geldiğini anlayabilirsiniz.
Diyetisyenlere göre bir porsiyon 5 ila 10 zeytin
Uzmanlar zeytinin her gün sofrada yer alabileceğini, ama miktarın kontrol edilmesi gerektiğini vurguluyor. Orta ve iri boy zeytinlerde bir porsiyon 5 ila 10 tane, yani yaklaşık 15-30 gram. Hodson, zeytinin kalorisi yoğun bir besin olduğunu hatırlatarak kahvaltıda avuç avuç yemek yerine porsiyona dikkat edilmesini öneriyor.
Siyah mı yeşil mi sorusunun kesin bir kazananı yok. Antioksidan arayan yeşile, demir arayan siyaha yönelebilir; ama iki durumda da tabağa koymadan önce tuz oranına bakmak, rengi seçmekten daha önemli.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın