Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Şili'de İşkenceleri ve Çocuk İstismarlarıyla Bilinen Bir Nazi Tarikatı: Colonia Dignidad

-

Dünyanın her yerinde yönetimlerin ve onların yandaşlarının bulaşmadığı pislik yok. 😔

Şili'de, 11 Eylül 1973'te ABD destekli bir askeri darbe gerçekleşmişti. Augusto Pinochet, ordunun başına geçtikten yalnızca 17 gün sonra Salvador Allende yönetimini devirdi.

Ülkenin karışık durumundan yararlanan Pinochet'nin, CIA destekli darbesi Batılı devletlerde serbest seçimlerle iktidara gelen Marksist bir devlet başkanına yapılan tek antikomünist darbe olarak bilinir.

Başkanlık Sarayı'na yapılan saldırılar sırasında Allende'ye teslim olması çağrısı yapıldı, fakat o teslim olmayı reddetti ve intihar etti.

Allende'nin, Fidel Castro'nun kendisine hediye ettiği ve elinde tuttuğu silahla ölü bulunduğu duyuruldu. Hala öldürülmüş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

Pinochet, anayasayı geçersiz kılarak askeri bir diktatörlük kurdu.

Daha sonra Pinochet diktasında Colonia Dignidad adında dış dünyaya kapalı bir komün kuruldu.

Başkent Santiago'nun yaklaşık 500 km güneyinde, 13 bin hektarlık alanı kaplayan bu yerleşimde kurulan komünün başında eski bir Nazi subayı ve rahip olan Paul Schäfer vardı. Ülkesi Almanya'da çocukları taciz ettiği yönündeki suçlamaların ardından, Şili'ye kaçan biri.

Paul Schäfer, Şili'ye kaçan tek Nazi değildi. İkinci Dünya Savaşı'nda çok sayıda Nazi bu ülkeye kaçmıştı.

Paul Schäfer'in, Pinochet'nin askeri rejimiyle yakın ilişkileri vardı ve bu sayede Colonia Dignidad'da adeta 'devlet içinde devlet' kurdu, burada kafasına estiği gibi davranmakta özgürdü.

Bu komünün bulunduğu mekan, aynı zamanda DINA(Şili İstihbarat Teşkilatı) tarafından bir işkence ve kimyasal silah geliştirme merkezi olarak kullanılan bir yerdi. Askeri darbeyle birlikte eski Nazi askerleri, zamanında kullandıkları işkence yöntemlerini Pinochet'ye aktardılar.

Bu mekanda, komünün başındaki Paul Schäfer, "Tanrı'nın adamıyım." diyerek kendine bir cemaat oluşturdu.

Lutheryan bir anlayışa sahipti ve çok geçmeden dini kullanarak belli bir grubu kendine bağladı. Bu cemaat genelde elitlerden oluşuyordu. Schäfer'in, komünizmle mücadeleye aktif destek vermesi de ilgi çekmesinde önemli rol oynamıştı. Cemaati kurma iznini de bu sayede almıştı

Tarikata katılmak için bağlılık yemini etmek şarttı ve yemini ettikten sonra o komünden ayrılmak kesinlikle yasaktı.

Olur da kaçma girişiminde bulunursanız affetmeden öldürüyorlardı. Aynı zamanda askeri bir yer olduğu için o bölge elektrikli çitlerle çevriliydi. Bu çitleri aşsanız dahi etrafındaki ormanda gizlenmiş tuzaklar bulunuyordu.

Burada çok küçük yaşlarda alıkonulan çocuklar da bulunuyordu.

Bu çocuklara yıllar sonra yetişkin olsalar dahi bir daha dış dünyayı görme fırsatı verilmiyordu.

Paul Schäfer, ülkesi Almanya'da da suçlandığı şeyi Şili'de de yapmıştı: Din adı altında kendine bağladığı, aralarında çocukların da bulunduğu insanları taciz etmişti. Olay artık farklı bir boyuttaydı, cemaatini istediği gibi kullanıyordu. İnsanların o koloniden kaçma ihtimali de kalmamıştı.

Zoraki bir şekilde, beyinleri de yıkanarak koloni üyeleri zamanla silahlandırıldı ve gizli istihbarat servisiyle kusursuz bir işbirliği geliştirmeye başladılar.

Bu dikta yönetiminde yaklaşık 200.000 kişi göz altına alındı. Bunlar muhaliflerden ve kaçırılan sivillerden oluşan insanlardı.

Bu insanların bir kısmı Colonia Dignidad'a getirilerek burada yıllarca türlü türlü işkenceler yapıldı. Kaçırılan insanların önemli bir kısmından ise bir daha haber alınamadı.

Bu dönemde yapılanların bir bir ortaya çıkmaya başlaması, Augusto Pinochet'nin halk oyuyla seçimlerde kaybetmesiyle oldu.

1990 yılına kadar iktidarda kaldı, bu döneme kadar halk oyuyla iktidarda kalması da ilginç bir ayrıntı.

Paul Schäfer ise Pinochet'nin kaybetmesinin ardından Şili'de de aranan bir suçlu haline geldi. 1997'de bu ülkeden kaçtı. 2005 yılında bulundu.

Çocuklara cinsel istismarda bulunmak ve başka suçlardan binlerce şikayet nedeniyle 33 yıl hapse mahkum edildi. 2010'da Santiago'da bir hapishanede öldü.

Jorge Zepeda adındaki bir yargıç sayesinde Colonia Dignidad'da toplu mezarlar bulundu.

İşkencelerin yer altındaki gizli tünellerde yapıldığı ortaya çıktı.

Augusto Pinochet'nin Nazilerle işbirliği yaptığı ortaya çıkınca ceza aldı ancak yalnızca ev hapsi verildi. 2010 yılında öldü.

Colonia Dignidad'ın anlamı 'haysiyet kolonisi' demekti. Bu kadar da tezat bir anlamı vardı.

Sonradan adı değiştirilip Villa Baviera yapıldı.

Anlayacağınız, Naziler İkinci Dünya Savaşı'nın ardından yine yapacağını yapmıştı.

Çocuk istismarını anca Nazi seviyesindekiler yapar zaten. 😠

Bu konu filme de uyarlandı. 2015 yapımı Colonia adlı filmde bir çiftin bu kolonide yaşadıkları konu ediliyor.

Daha detaylı bilgi almak isteyenler izleyebilir, güzel filmdir.

Ayrıca; Nobel ödüllü şair Pablo Neruda'nın kanserden değil diktatör Augusto Pinochet'nin darbeyle iktidara gelmesinin ardından zehirlenerek öldürüldüğü iddia edilmekte.

24 Eylül 1973'te prostat kanserinden hayatını kaybettiği açıklanmış olsa da ölümünün kendi dünya görüşüne karşıt olan 1973 Şili Darbesi'nin hemen ardından olması sürekli olarak sorgulanmıştı.

Şili Hükümeti, 2015'te yaptığı bilgilendirmede Neruda'nın ölümünün doğal yollardan olmayabileceğini kabul etti.

Cenazesinin kitlesel bir şekilde kaldırılması darbeyle başa gelmiş olan cunta yönetimi tarafından yasaklanmış olsa da, sokağa çıkma yasağını tanımayan binlerce kişi cenazeye katılmıştı.

Darbeyle düşürülen Allande'nin İstanbul Ataşehir'de Atatürk ile birlikte bir heykeli de bulunuyor.

Pinochet döneminde, 1973 ile 1990 yılları arasında; göz altına alınanların, işkence yapılanların, kayıpların sayısı hala net olarak bilinmemekte.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ismayil-by-ismayilov

yine arkasinda amerika olan ve buna musaait olan alcak bir yonetimi goruyoruz. ve kendine din adamiyim diyenbirinin altinda toplanan o kadar cahil insan olmasi (cemaat). ne yazik ki gunumuzdede boyle sheyler goruyoruz. adnan oktar da bunun benzeri birshey zaten mantik ayni.

tugay-dalar

Bi arkadaş bu duruma cahillik demiş sence cahil bi insan veya insanlar bunları yapabilirmi ? bu durum cahillik değil canilik insanlık dışı yaratıkların yapabilceği şeyler ateşler için'de yansın şerefsizler.

ogzhnodnc

Olay amerikada bitiyor. Pinocheti zamanında okutan amerika askeri bilgi veren amerika nazileri şiliye sokan amerika 73 te darbeyi destekleyen amerika ve darbe olmadan 3-4 sene öncesinde de maddi yardım yapmış olmasına rağmen yinede darbeyi desteklemiş. İlk önce kendine bağımla hale getiyor, ülkenin milli gücünü yitirdiğini görüncede ele geçirmeye kalkıyor gelmeyin bu oyunlara

deniiz.aaksu

Filminden etkilenip derin bir araştırma yapmıştım. Cahillik ve acımasızlığın bir arada olduğu tarikattan başka bir şey değil.

sunflower

Mehmet Mollaosmanoğlu Ata Mezarlığı romanında bu koloniden bahseder. Ben ilk kez orda duymuştum.

Görüş Bildir