Savaşın Gerçek Yüzü Olmuştu: Aylan Bebeğin Ölümünün Üzerinden 4 Yıl Geçti

 > -

Muğla'nın Bodrum ilçesinde, sahile vuran minik bedeniyle göçmenlerin yaşadığı dramın sembolü haline gelen Aylan bebeğin ölümünün üzerinden dört yıl geçmesine rağmen, acısı hala ilk günkü gibi yürekleri burkuyor.

Muğla'nın Bodrum ilçesinde, ailesiyle savaştan kaçıp daha iyi bir hayat umuduyla çıktığı yolda bindikleri teknenin batması sonucu cansız bedeni sahile vuran 3 yaşındaki Aylan bebeğin ölümünün ardından dört yıl geçti. Ancak savaştan kaçan göçmenlerin simgesi haline gelen Aylan bebeğin acısı hala yüreklerden dinmedi.

Aylan'ın cansız bedeni Akyarlar Mahallesi'ndeki Fenerburnu sahiline vurmuştu.

Bodrum'da, 2 Eylül 2015'te Yunanistan'a geçmek isterken bindikleri lastik botun batması sonucu Suriyeli 3 yaşındaki Aylan Kurdi'nin yanı sıra ağabeyi ve annesinin de aralarında bulunduğu 5 kişi yaşamını yitirmişti. Aylan bebeğin sahile vuran cansız bedeninin görüntüleri, Suriye'deki savaşın korkunç yüzünü bir kez daha ortaya koymuş, uluslararası toplumun da mülteci sorununa dikkatini çekmişti.

Olayın tanıkları ise hala yaşadıklarını unutamıyor.

Olayın tanıklarından 75 yaşındaki emekli Uğur Özdoğan, 30 yıla yakındır yaz aylarında Akyarlar bölgesinde yaşadığını, dört yıl önce şahit olduğu dramın kendisini derinden etkilediğini anlattı. Turgutreis'ten Akyarlar'a gelirken sahilde bir kalabalık olduğunu, jandarma ile bazılarının bir şeylerle uğraştığını gördüğünü anlatan Özdoğan, yaklaştığında bir çocuğun cansız bedenini fark edince ne yapacağını bilemediğini dile getirdi.

O günü unutmasının mümkün olmadığını vurgulayan Özdoğan yaşadıklarını şöyle aktardı: 

"Belkide Aylan bebek dışında kaç çocuğun bedeni sahile vurmadan kaybolup gitti. Bu insanlar, mülteci olarak iptidai botlarla karşıya geçmeye çaba sarf etmesinler. Buradan yakın gibi görünen yerin bir boğaz olduğunu, çok kalın dalgalı yerden geçeceklerini bilmeleri lazım. Düzensiz göçmenler para için böyle yanlış yollara seferber ediliyor. Bu tür işler, bilmeyen kişiler için ölüm tuzağı gibidir."

'Benzer birçok olayla karşılaşabiliriz'

Bu şekilde devam edildiği takdirde benzer birçok olayla karşılaşılacağına dikkati çeken Özdoğan, bunun önüne geçilmesi gerektiğini belirtti. 

Para için göçmenleri yanlış yönlendiren kişilerin bulunması gerektiğine değinen Özdoğan, "Benim teknem de geçtiğimiz günlerde mülteci taşımak için kaçırıldı. Aylan'ın öldüğü kumsaldan yolcu almak üzereyken sığ olduğu için saplandı. İhbar üzerine teknemi burada buldum. Eğer çıkabilselerdi belki de onlar da ulaşamadan yarı yolda ziyan olacaklardı." dedi.

Aylan bebeğin hikayesi film oluyor

Bodrum ilçesinde çekimleri devam eden "Aylan Baby" adlı filmin yönetmeni Ömer Sarıkaya da dört yıl önce tüm dünyanın güne ağlayarak başladığını anlattı. Olayın yaşandığı gün Hollanda'da olduğunu belirten Sarıkaya, şöyle konuştu:

"Diğer insanlar gibi benim de içim sızladı. Bunun filmini çekeceğimi hiç sanmıyordum. Avrupa'nın mülteci konusunda Türkiye'yi yalnız bıraktığını biliyorum. Bunlar bizim komşularımız, gidecek hiçbir yerleri olmadığı için mecburen Türkiye kapısını açtı. Bu sadece bir Aylan Kurdi filmi değildir. O, bu olayın bir sembolüdür. Tüm dünyaya bu olayın mesajını vermek istedik. Bu filmi yaparken kar amacını hiç düşünmedik. O yüzden bütün oyuncularımıza bunu bildirdik. Filmin tüm geliri de mültecilere gidecek. Sayın İçişleri Bakanımız da 'Biz insanlığı yalnız bırakmayacağız' cümlesiyle bu filmde bütün dünyaya mesaj verdi. Dünya inşallah bunu anlayacaktır."

Aylan bebeğin dramını anlatan filmin fragmanı geçtiğimiz günlerde yayınlandı👇

'Umarım bu sahiller bundan sonra hep yüzen çocuklara kalır'

Filmin yapımcısı ve ana sponsoru Bahattin Öztürk de sahillere cansız bedenlerin değil, oynayan çocukların gelmesi gerektiği düşüncesiyle filme destek verdiğini söyledi ve "Dört yıl önce cansız bedeni bu kıyıya vuran Aylan bebeğin dramını dünyaya sanatla anlatabileceğine kanaat getirdik ve sanatla bunu dünyaya anlatma gereği duyduk. Umarım bu sahiller bundan sonra hep yüzen çocuklara kalır." diye konuştu.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir