İşten Artmaz Dişten Artar Düsturuyla Yapılan 'Sanki Yedim Camii'nin İlginç Hikayesi

 > -
1 dakikada okuyabilirsiniz

Osmanlı döneminde, Keçecizade Hayreddin Efendi adında orta halli bir esnaf, padişahların yaptırdığı Selatin camilerini görüp imrenerek, kendisi de bir cami yaptırmayı diler. Cami yaptırma fikri aklına girdikten sonra hayattaki en büyük amacı, tutkusu bu olur.

İşten Artmaz Dişten Artar Düsturuyla Yapılan 'Sanki Yedim Camii'nin İlginç Hikayesi
İşten Artmaz Dişten Artar Düsturuyla Yapılan 'Sanki Yedim Camii'nin İlginç Hikayesi

Ama ne hali ne de maddi durumu bu amaca müsaittir. Çevresindekiler gel vazgeç bu sevdadan dese de o yolundan dönmez. Çözümü nefsinin arzularını dizginleyerek para biriktirmekte bulur. Ne zaman ki canı bir şey istese: ‘Sanki yedim!’ der ve parasını bir kenara koyar.

Bu yolla 20 yıl boyunca biriktirdiği paralarla küçük bir cami yaptıracak miktara ulaşır ve Fatih'teki Zeyrek semtinde kendisine gösterilen yerde hayallerindeki camiyi yaptırarak amacına ulaşır.

Keçecizade Hayreddin Efendi'yi tanıyan tanımayan herkes hikayeden oldukça etkilenir ve ünü kulaktan kulağa yayılan cami halk arasında ‘Sanki Yedim Camii’ olarak anılır.

Cami Birinci Dünya Savaşı yıllarında, Unkapanı bölgesinde etkili olan büyük bir yangın sırasında büyük ölçüde zarar görür.

1959 yılına kadar metruk halde kalan bina daha sonra mahalle halkının topladığı yardım paralarıyla büyük bir onarım geçirerek tekrar yapılır.

Bugün caminin iç mekanı 100 metrekare büyüklüğünde olup, yaklaşık 200 kişi aynı anda ibadet edebilmektedir. Tek şerefeli, beyaz boyalı bir minaresi vardır.

Mimari özelliğe sahip olmamasına rağmen hikayesinin anlamlı oluşuyla gönüllerde farklı bir yere sahip olan Sanki Yedim Camii'ne ulaşım için tıklayınız 

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
dogauygar

sanki okudum...

Görüş Bildir