Sağlık Sorunlarıyla Cebelleşirken Birdenbire Resim Yapmaya Olan Aşkını Fark Etmiş Bir Hukuk Adamı: Henri Matisse

7PAYLAŞIM

Picasso'nun adamı diye bilinen Henri Matisse, sanat camiasına tam manasıyla damdan düşer gibi girmiş. 🖌

Bu içerikte The Met Museum ve Sotheby's kaynak olarak kullanılmıştır.

Henri Matisse, 31 Aralık 1869'da Kuzey Fransa'da Le Cateau-Cambrésis'te orta sınıftan bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelmişti. Babası bir tahıl tüccarıydı.

Kendisi, kariyerine sanatçı olarak başlamadı. Paris'te yaşayan genç adam hukuk öğrencisiydi. Okulu çok başarılı bir öğrenci olarak bitirdi ve hatta hukuk memuru olarak işe başladı.Sağlık durumu tüm ömrü boyunca kötüydü. Bu durum, Matisse'in yaşamını ve kariyerini sonsuza dek değiştirdi.

Yirmi yaşında akut bir apandisit atağı geçiren Matisse, geçici olarak yatak istirahatinde kaldı.

İyileşme sürecinde Matisse'in annesi, zaman geçirmesine yardımcı olmak için ona çeşitli sanat malzemeleri aldı. Bu süreçte oğlu beklenmedik bir şekilde resme aşık oldu. İyileştikten sonra Ressam William-Adolphe Bouguereau ile beraber çalıştı.

1892'de Matisse akademiden ayrıldı ve daha deneysel eğilimler besleyen Sembolist ressam Gustave Moreau ile uzun ama verimli bir çıraklık dönemi geçirdi. İlk resimleri şaşırtıcı derecede muhafazakardı ama zaman geçtikçe sanatı evirildi.

Matisse, arkadaşı olan Avustralyalı ressam John Peter Russell'ın 1897'de Vincent van Gogh'un çalışmalarından ilham alarak ortaya çıkardığı resimler sayesinde sanatsal yönde bir diğer geçiş sürecine girdi.

1906'da bir toplantıda Matisse Katalan sanatçı Pablo Picasso ile tanıştı. Kendisinden 12 yaş küçük olan Picasso, hem hayat boyu çok iyi bir dost hem de önemli sanatsal rakibi olacaktı. Matisse şakacı bir üslupla Pablo ile olan ilişkilerinden 'boks maçı' olarak bahsederdi.

Matisse, zamanla 20. yüzyılın ilk Avangart sanat hareketi olan Fovizm'in önemli liderlerinden biri haline geldi. 1905'ten 1910'a kadar aktif olan Fovizm'de, resimdeki renkleri tanımlayıcı ve yapısal bir unsur olarak radikal bir şekilde yeniden yorumladı.

1906 ve 1917 yılları arasındaysa, Paris'te 18. yüzyıldan kalma bir konak olan Hôtel Biron'da yaşadı ve burada en iyi eserlerini ortaya koydu.

Komşuları arasında dönemin ileri gelen kişilerinden Jean Cocteau, Isadora Duncan ve Auguste Rodin bulunuyordu. Daha sonraki dönemlerde ünlü müze 'Musée Rodin' haline gelecek olan yeri satın aldı. Bazı eleştirmenlere göre, Matisse'in radikal renk kullanımı çirkin hatta fazla baskındı.

1913'te 'Blue Nude' çalışması; ünlü ressam Chicago'ya gittiğinde, Sanat Enstitüsündeki öğrenciler tarafından bir kısmı tahrip edildi.

Matisse'in en önemli koleksiyonu, Hermitage ve Pushkin müzelerinde sergilenmekte. 1910'da Sergei Ivanovich Shchukin eserleri için Matisse'e yazdığı mektupta "Halk sana karşı olabilir ama sen geleceğin ta kendisisin." dedi. 1912-13 yıllarındaki Fas seyahatlerinden esinlenerek birçok eser ortaya koydu. 

1939'da 41 yıllık evliliklerinden sonra Matisse ve eşi Amélie, genç ve güzel yetim bir Rus mülteci olan Lydia Delectorskaya yüzünden ayrıldılar.  Bir olaydan şüphelenen Amélie, aralarından seçim yapmasını istedi. Sanatçı karısını seçmesine rağmen bu olaydan büyük bir üzüntü duyan Amélie, Matisse'i yine de terk etti.

1940'lı yıllarda Fransa'da Villa Le Rêve'de yaşarken Matisse'in her sabah börek parçaları verdiği üç kedisi vardı.

Matisse, kedilerinin yanı sıra Seine Nehri kenarındaki satıcılardan satın aldığı güvercinleri de severdi. Güvercin şekli, eserlerinin birçoğunda yer alıyordu. Picasso'nun 'Barış Güvercini' eseri, Matisse'in modellediği kuşlardan biriydi. Son günlerinde Matisse, değerli kuşlarını İspanyol sanatçıya hediye etti.

Hayatının son yıllarında tekerlekli sandalyeyle bağlı olarak yaşamak zorunda kaldı.

Sanatçının, geçmişte aşk yaşadığı kadınların birinden olan kızı Marguerite Matisse, II. Dünya Savaşı sırasında Fransız Direnişinin lideri oldu. Henri Matisse 3 Kasım 1954'te zor da olsa hâlâ eser vermeye devam ettiği evinde hayata gözlerini yumdu.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
artankara

Acaba tam bir akademi ressamı olan Bouguereau, çalıştırdığı Matisse'in resimlerini görünce ne düşündü?

Görüş Bildir