Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Ruhundaki Başkaldırı ve Sınırsızlığıyla Ölümsüzleşen Tezer Özlü'den 14 Alıntı

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Tezer Özlü, Türk edebiyatının, kendini yaşam karşısında duyarlı bir üslûpla savunan önemli yazarlarından biridir. Eserlerinde kendisini odağa alarak bireyin topluma yabancılaşmasını ele alan Özlü'nün vazgeçilmez iki izleği yaşam ve ölüm olarak belirir. Roman ve öykü dünyasını, gündelik yaşamı ve çevresindekilerin tutum ve davranışları üzerine inşa etmesi, eserlerini önemli ölçüde otobiyografik kılar.

Yaşamın ucuna yaptığı yolculuğunda yalnız olan Özlü, inandığı şekilde her sınırdan kaçmıştır. Onu bu kadar çok aşka iten neden, bu sınırsızlık duygusudur. Kendi beninden kurtulup gökyüzüne varmak isterken, yabancı ülkelerde yaşamıştır. Özlü’nün yurdundan ayrı kalmasının nedeni kendi sınırsızlığını, gidebildiği yolların sınırsızlığında bulabilmiş olabilmesidir.

Kaynak: http://www.alintidir.com/yazar/tezer_ozl...

1. Tezer ÖZLÜ, Yaşamın Ucuna Yolculuk (Sf.121)

Her gece ölüyorum. Sonra ölümden kaçıp yeniden canlanıyorum. Her yirmi dört saat, hem yaşam, hem ölüm.

2. Tezer ÖZLÜ, Yaşamın Ucuna Yolculuk (Sf.95)

Her zaman yabancı insanlar bize dostlarımızdan daha çok sunan, veren kişiler. Öyleyse yaşamımızı neden yalnız yabancılar arasında geçirmiyoruz. Hiçbir beklenti olmadan, hiçbir yük olmadan ya da insanın kendi kendine mutluluk dediği kısa anlardan yoksun. Tüm duyguların en güzeli duygusuzluk, öyle bir duygusuzluk ki, insanın tüm dünyayı ve tüm insanları kucaklayabileceği duygusuzluğun duygusu.

3. Tezer ÖZLÜ, Yaşamın Ucuna Yolculuk (Sf.45)

Yaşamım boyunca uykuyu beklediğim kadar hiçbir şeyi beklemedim. Ancak anlamsızlık ve acı sonsuz bir gelişigüzelliğe vardığı günlerde derin derin, uzun uzun çok yorucu uykuları uyudum. Yorgun, isteksiz ve umutsuz uyanıncaya dek.

4. Tezer ÖZLÜ, Yaşamın Ucuna Yolculuk (Sf.27)

Artık gitmeyeceğim. Nereden geldiğim sorusunu yanıtlamak istemiyorum. Hiçbir yerden gelmiyorum. Kendimden başka.

5. Tezer ÖZLÜ, Yaşamın Ucuna Yolculuk (Sf.19)

Tren raylarını severim. Bağımsızlığı, gidebilmeyi, kalmak zorunda olmamayı, uymak zorunda olmamayı anımsatır. Tren rayları bir tür bağımsızlıktır benim için.

6. Tezer ÖZLÜ, Yaşamın Ucuna Yolculuk (Sf.14)

Karşıma çıkan her şey yetersiz. Soluduğum her şey yetersiz. Dalgalar, odalar, mekanlar, sevgiler yetersiz. Suların tadı yetersiz. Günlerin uzunluğu yetersiz. Haftaların günleri yetersiz.

7. Tezer ÖZLÜ, Çocukluğun Soğuk Geceleri(Sf.12)

Ölüm düşüncesi izliyor beni. Gece gündüz kendimi öldürmeyi düşünüyorum. Bunun belli bir nedeni yok. Yaşansa da olur, yaşanmasa da. Bir kaygı yalnız. Beni, kendimi öldürmeyi denemeye iten bir kaygı.

8. Tezer ÖZLÜ, Kalanlar (Sf.29)

Hava çok güzel. Mavi gökyüzü, güneşin sıcaklığı hiç bitmeyecek gibi. Bugün neler düşünülür, diye geçiyor aklımdan. Belki yazı bile yazılır. Ne limanlar var yeryüzünde diyorum. Ne açık denizler. Ama dağlar arasında kaybolan kaç deniz var?

9. Yaşamın Ucuna Yolculuk (Sf.44)

Sözcüklerin tümü içimden
çıkmadan bir an bile uyuyamam.

10. Tezer ÖZLÜ, 'Her şeyin sonundayım' Tezer Özlü-Ferit Edgü Mektuplaşmaları (Sf.60)

Bahçemde yetiştirdiğim gülleri her akşam öpüp kokladığım gibi. Senin mektubunu da öpüp kokladım. Yaş mı, baş mı, içinde bulunduğumuz koşullar, dağılmışlığımız mı, bilmiyorum, duyarlılığı artırıyor. Bir gözyaşları eksik. Belki o da var, için için akıyor.

11. Tezer ÖZLÜ, 'Her şeyin sonundayım' Tezer Özlü-Ferit Edgü Mektuplaşmaları (Sf.29)

Canım işe gitmek istemiyor. Kitaplar beni hiç ilgilendirmiyor, canım hiç okumak istemiyor, ama birisi bana okusa, dinlerdim. Her şeyi konuşarak yapmak istiyorum. Konuşarak yazı yazmak, konuşanları dinlemek. Şu sıralar en çok sesleri seviyorum. En çok seslere ihtiyacım var. Müzik veya insan sesleri.

12. Tezer ÖZLÜ, Yaşamın Ucuna Yolculuk (Sf.60)

Yabancısı olmadığım bir tek olgu var. O da kendi varoluşum. Belki tek mutluluğum bu. Tek bağlantım. Kendimi kavrayamazsam, tüm varoluşum yitmiş demektir.

13. Tezer ÖZLÜ, Yaşamın Ucuna Yolculuk (Sf.48)

Bir yüksekliğin, bir başıma olduğum bir yüksekliğin en ucundayım. İnemiyorum. Yaşayamıyorum. Ölemiyorum.

14. Tezer ÖZLÜ, Çocukluğun Soğuk Geceleri (Sf.60)

www.turkishstudies.net

Onu sevmeyi bir tutku haline dönüştürüyorum. Bu sevgide tüm sevgilerim, sevebilme gücüm var. Gelecekteki sevgileri de yaşar gibiyim. Geçmiştekileri de.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
simurgg

Çocukluğun Soğuk Geceleri ile zaten düşündüğüm intiharı beynime kazımış olan kadın. "Küçük dünyanız sizin olsun."

wanton-novel

#7 deki resim çok güzel. bence çok estetik. Onun dışında sözler ilgimi çekmedi. Editör' e tebrikler. Farklı bir paylaşım türü konusunda (belki daha önce vardı da ben görmedim) fikir verdi.

ulas-bingol

Hafif Bukowski havası aldım

gulmedim

9 ve 11 gerçekten çok güzel ve samimi yazılmış ama onun dışında aman aman yazılar olmadığını düşünen bir tek ben miyim? Abartılara veya etkilemek için türlü süslü anlatımlara gerek yok şahsen. Hep kendini tekrarlar ve artık sıkıcıdır. Yaşadığım ama farkında olmadığım bir gerçeği yüzüme vurmak daha ilgi çekici olmaz mı? Yoksa bir zaman sonra aynı kelimeden kaç kere yazılmış diye saymaya başlıyorum veya benzetme ne kadar vurucu yapılmış, daha iyi nasıl kullanılırdı diye düşünüyorum. Anahtar sözcükleri zaten biliyoruz, farklı bir şeyler lazım. Çok gördüm bunlardan.

carnation

Tezer Özlü kitaplarını 1 arkadaş okusun 2-3 arkadaş dinlesin en sevdiğim..hatta bir abajur ışığı olsun, ara ara kritiği yapılsın..

Başlıklar

müzik
Görüş Bildir