Psikolojiye Göre Markette En Arkadaki Ürünü Alanların 3 Ortak Özelliği
Bazı insanlar markette raftaki ilk paketi almak yerine elini mümkün olduğunca arkaya uzatmadan alışverişini tamamlamıyor. Bu küçük alışkanlık tek başına kişilik analizi yapmaya yetmese de tüketici psikolojisi araştırmaları davranışın hijyen hassasiyeti, risk algısı ve seçim tarzıyla bağlantılı olabileceğini gösteriyor.
Başkalarının dokunduğu ürünlere karşı daha hassaslar
Raftaki ön ürünler, müşterilerin ilk gördüğü ve incelemek için daha sık eline aldığı seçeneklerdir. En arkadaki ürünü tercih edenler ise ambalajı başkaları tarafından daha az ellenmiş, dolayısıyla daha temiz ve güvenli kabul edebilir. Pakette görünür bir hasar bulunmasa bile ürünün daha önce açılmış, sıkılmış veya yere düşürülmüş olabileceği düşüncesi seçimlerini etkileyebilir.
Journal of Marketing’de yayımlanan bir araştırmada, tüketicilerin başka müşteriler tarafından dokunulduğunu düşündükleri ürünleri daha olumsuz değerlendirdiği görüldü. Araştırmacılar bu tepkiyi “tüketici kontaminasyonu” olarak adlandırıyor. Bu nedenle rafın arkasına uzanmak her zaman yoğun bir mikrop korkusunu göstermese de kişinin temizlik, ambalaj bütünlüğü ve başkalarının temasına karşı daha hassas olduğuna işaret edebilir.
Risk almaktansa daha güvenli seçeneğe yöneliyorlar
Market raflarının düzenlenme biçimini bilen pek çok kişi, son kullanma tarihi yaklaşan ürünlerin öne, daha uzun süre dayanacak ürünlerin ise arkaya yerleştirildiğini varsayar. Bu nedenle en arkadaki paketi almak, ürünün bozulması veya kullanılmadan çöpe gitmesi ihtimalini azaltmaya yönelik bilinçli bir önlem olabilir.
Frontiers in Psychology’de yayımlanan araştırma, bir ürünün kalan raf ömrü azaldıkça tüketicilerin algıladığı güvenlik ve kalitenin de düşebildiğini gösteriyor. Son kullanma tarihi yaklaşan ürünler daha yüksek riskle ilişkilendirilirken tüketicilerin tarih kontrolü yapma ihtimali artıyor. Arkadaki ürünü seçen kişiler de küçük kayıpları önceden hesaplayan, israf ihtimalini azaltmak isteyen ve alışverişte tedbiri elden bırakmayan tüketiciler olabilir. Elbette arkadaki ürünün daha yeni olduğu garanti değildir; doğru seçim için tarihin ayrıca kontrol edilmesi gerekir.
Yeterince iyi olanla yetinmeyip en iyisini arıyorlar
Bazı tüketiciler rafta karşılarına çıkan ilk uygun seçeneği alırken bazıları aynı ürünün birkaç paketini karşılaştırır. Son kullanma tarihine, ambalajdaki ezilmelere, kapağın durumuna ve ürünün görünümüne tek tek bakarlar. Rafın arkasına uzanmak da mevcut seçenekler arasından en kusursuz olanı bulma çabasının küçük bir yansıması olabilir.
Psikolojide bu karar tarzı “maksimizasyon eğilimi” ile açıklanıyor. Konuyla ilgili araştırmalara göre, bu eğilimi yüksek kişiler kabul edilebilir bir seçenek bulmakla yetinmek yerine mümkün olan en iyi seçeneğe ulaşmaya çalışıyor. Daha fazla karşılaştırma yapıyor, karar vermek için daha çok zaman harcıyor ve seçimin ardından bile başka bir ürünün daha iyi olup olmadığını sorgulayabiliyorlar.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın