Psikologlara Göre Pasif Agresif İnsanları Ele Veren Davranışlar
Kırgın olduğu her halinden belli olduğu halde 'Yok, bir şeyim yok' diyen birini hepimiz tanıyoruz. Psikologlar bu tavrın adını net koyuyor: Pasif agresif davranış. Öfke ya da kırgınlık açıkça söylenmiyor; imalarla, sessizlikle ve yarım bırakılan işlerle karşı tarafa hissettiriliyor. Peki bu davranış hangi işaretlerle kendini ele veriyor, böyle biriyle karşılaşınca ne yapmak gerekiyor?
Kaynak: CNBC
Söylediğiyle tavrı birbirini tutmuyor
Harvard Tıp Fakültesi'nde eğitim almış psikolog Dr. Cortney Warren'a göre en yaygın işaret, 'Her şey yolunda' cümlesinin ses tonu ve beden diliyle yalanlanması. Ağızdan çıkan söz sakin, ama kollar kavuşturulmuş, bakışlar kaçırılmış, cevaplar sertleşmiş. Karşıdaki kişi ister istemez ikilemde kalıyor: Söylenene mi inanacak, gördüğüne mi?
Cleveland Clinic'ten psikolog Kelly Deragon da pasif agresif bir sözü tanımanın en kolay yolunun bıraktığı his olduğunu söylüyor. Kimse açıkça bir şey dememiş olsa bile içinizde bir şeylerin ters gittiğine dair o tanıdık huzursuzluk beliriyor.
Küsmek ve tek kelimelik cevaplar aynı mesajı veriyor
Bu çelişki çoğu zaman sessizlikle devam ediyor. Kişi bozulduğunu söylemek yerine küsüyor, aramalara dönmüyor, mesajlara 'tamam', 'iyi', 'sen bilirsin' gibi tek kelimelik cevaplar veriyor. Warren'ın listesinde bunların yanında içerleme dolu şakalar, duyulacak şekilde söylenmek, göz devirmek ve sevgiyi geri çekmek de var: Sarılmaktan, el ele tutuşmaktan, göz göze gelmekten kaçınmak.
Bir isteği kabul edip ardından surat asmak da aynı ailenin üyesi. 'Tamam, gideriz' denilen bir davetin bütün akşam somurtarak geçirilmesi, açık bir 'istemiyorum'dan çok daha fazla yıpratabiliyor.
"Tamam" deyip işi sürüncemede bırakmak da bu davranışın parçası
Pasif agresiflik yalnızca evde ya da ilişkide görülmüyor; iş yerinde de sık karşılaşılan bir tablo. Toplantıda 'Hallederim' deyip işi günlerce bekletmek, bilerek geç kalmak ya da görevi baştan savma yaparak 'isteseydin kendin yapsaydın' mesajı vermek bunun en tanıdık örnekleri. Deragon, iltifat kılığına girmiş laf sokmaları, istenmeden verilen tavsiyeleri ve küçümseyen ses tonunu da aynı başlık altında sayıyor.
Yine de tek bir gecikme ya da unutulan bir iş, birini pasif agresif ilan etmek için yeterli değil. Uzmanlar tekrar eden örüntüye bakmayı öneriyor. Aynı kişiyle çevrenizdeki başka insanlar da benzer şeyler yaşıyorsa işaret daha da netleşiyor.
Altında çoğu zaman tartışmadan kaçmak yatıyor
Peki insanlar neden derdini düz söylemiyor? Cleveland Clinic'in aktardığına göre en yaygın neden tartışmadan kaçmak. 'Hayır' demekte zorlananlar, kırıcı olmaktan çekinenler ya da kendini korumaya çalışanlar duygularını dolambaçlı yollardan dışarı vurabiliyor. Öfkenin ayıp sayıldığı, sesini yükseltmenin cezalandırıldığı bir evde büyümek de bu alışkanlığı çocuklukta öğretebiliyor.
Bazı durumlarda ise davranış bilinçli. Kişi açık bir kavgaya girmeden memnuniyetsizliğini göstermek ya da karşı tarafı dolaylı baskıyla istediğini yapmaya zorlamak isteyebiliyor. Pasif agresiflik tek başına bir tıbbi tanı değil; nedenini anlamak ise davranışı haklı çıkarmıyor.
Suçlamadan, gördüğünüzü söylemek en etkili karşılık
Warren'ın bir numaralı önerisi, karşı tarafı suçlamadan gördüğünüzü sakin bir dille söylemek. Örneğin: 'Kızgın olmadığını söylüyorsun ama bende öyle bir his bırakmıyor' ya da 'Canın bir şeye sıkılmış gibi görünüyor, konuşmak ister misin?' Kişi buna da ters tepki verirse sakinliğinizi koruyun, onu önemsediğinizi ve hazır olduğunda konuşmaya açık olduğunuzu söyleyin. Sonrasında kontrol edebildiğiniz tek şeye, yani kendi tepkinize odaklanın.
Deragon ise aynı üslupla karşılık vermemenin altını çiziyor. İmalı bir söze imayla cevap vermek yerine ne kastedildiğini sormak, davranışın sizi nasıl etkilediğini anlatmak ve gerekirse sınır koymak, sorunun büyümeden konuşulmasını sağlıyor.
Bazen pasif agresif olan biz oluyoruz
Bu davranışı başkasında görmek kolay, kendimizde fark etmek ise çok daha zor. Deragon'a göre çevrenizdekiler sizinle konuştuktan sonra kırılıyor, savunmaya geçiyor ya da içine kapanıyorsa durup kendinize bakmanın zamanı gelmiş olabilir. Sık sık geç kalmak, göz teması kurmaktan kaçınmak, birilerini bilerek dışarıda bırakmak ya da 'fark etmez' deyip içten içe bozulmak bu işaretlerden bazıları.
Uzmanın önerisi, ne söylemek istediğiniz ve neden söyleyemediğiniz konusunda kendinize dürüst olmak. Bu kalıp kolay kırılmıyorsa terapi ve iletişim becerisi çalışmaları da destek sağlayabiliyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın