article/comments
article/share
Haberler
Psikolog Performans Kaygısını Yenmek İçin Hataları Unutturan Tuhaf Bir Hareket Öneriyor

Psikolog Performans Kaygısını Yenmek İçin Hataları Unutturan Tuhaf Bir Hareket Öneriyor

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Önemli bir sunumdan, iş görüşmesinden ya da sınavdan önce kalbiniz küt küt atıyorsa yalnız değilsiniz. Sporcularla ve şirket yöneticileriyle çalışan psikolog Cindra Kamphoff, kritik anlarda kendine güveni korumanın yollarını yeni kitabında topladı. Önerilerinden biri ise oldukça sıra dışı: Yaptığınız hatayı hayali bir klozete atıp sifonu çekmek. Bugünden deneyebileceğiniz 4 yöntem şöyle:

Kaynak: NPR

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

1. Hata yaptığınızda öğrenin, unutun ve oyuna dönün

1. Hata yaptığınızda öğrenin, unutun ve oyuna dönün

Önemli bir maçta topu kaçırmak ya da okul gösterisinde repliği unutmak, sonrasında akılda saatlerce dönüp duran türden anlardır. Kamphoff'a göre kritik bir anda hata yaptığınızda en önemli şey, bunu hızla geride bırakmak. Spor ve performans psikolojisi alanında doktora yapan psikolog, bunun için 'öğren, yak, dön' adını verdiği üç adımlı bir yöntem öneriyor. Yöntem hem hatanın yapıldığı anda hem de iş bittikten sonra kullanılabiliyor.

İlk adımda kendinize bu hatadan ne öğrendiğinizi soruyorsunuz. Bunun için 'Bir dahaki sefere şunu yapacağım...' diye başlayan bir cümleyi tamamlamanız yeterli. İkinci adım ise hatayı 'yakmak', yani zihinden atmak. Kamphoff bunun için kendinize bir işaret belirlemenizi öneriyor: Parmak şıklatmak, 'işte bu kadar hızlı' demek ya da kelimenin tam anlamıyla sifonu çeker gibi bir hareket yapmak.

Sifon hareketini en iyi kullananlardan biri, Kamphoff'un çalıştığı Amerikan futbolu oyuncusu Adam Thielen. Minnesota Vikings forması giyen Thielen, 2020'deki bir play-off maçında topu düşürdükten sonra bu hareketi yaptı. Ardından başının üzerinden gelen yaklaşık 39 metrelik bir pası tutarak takımının maçı kazanmasında pay sahibi oldu.

Kamphoff'a göre her seferinde aynı hareketi ya da sözü kullanmak, beynin kaygıyla başa çıkarken yeni bağlantılar kurmasına yardımcı oluyor. Son adımda ise kendinizi yeniden toparlıyorsunuz. 'Bunu başarabilirsin, elinden gelenin en iyisini yapıyorsun' demek bile yetiyor.

2. Kolunuza yazdığınız birkaç cümle bile performansınızı değiştirebilir

2. Kolunuza yazdığınız birkaç cümle bile performansınızı değiştirebilir

Kamphoff, 2012'de koştuğu bir maratonun 35. kilometresinde kafasındaki sesin değiştiğini fark etti. 'Bu çok saçma, neden yapıyorum ki bunu?' diye düşünmeye başlamıştı. Ama hazırlıklıydı: Yarıştan önce koluna 'Güçlüyüm, hızlıyım, formdayım, hazırım' cümlelerini yazmıştı. Bu sözleri tekrarladıkça temposu arttı. Yarışı kendi kategorisinde birinci bitirdi, son 6,5 kilometreyi de maratonun en hızlı bölümü olarak koştu.

Amerikan Psikoloji Derneği'ne (APA) göre kendini olumlama, küçük dozlarda bile özsaygı üzerinde kalıcı etkiler bırakabiliyor. Kamphoff'a göre koluna yazdığı cümlelerin işe yaramasının sebebi, beynine başarılı olabileceğine dair somut bir kanıt sunmasıydı.

Kendi 'güç cümlenizi' kurmak için 'yapacağım', 'yapabilirim' ya da 'ben ...im' kalıbında bir ifade seçebilirsiniz. Bunu yaparken kendinize şu soruları sorun: En iyi halimde nasılım? Bu nasıl görünüyor, nasıl hissettiriyor? Kamphoff kendi cümlelerini, koşuya duyduğu sevgiyi ve bu yarış için yüzlerce kilometre antrenman yaptığını hatırlatacak şekilde seçmişti.

3. Tek hedef yerine altın, gümüş ve bronz hedefler belirleyin

3. Tek hedef yerine altın, gümüş ve bronz hedefler belirleyin

Kamphoff, tek bir kusursuz sonuca kilitlenmek yerine hedefleri kademelendirmeyi öneriyor. Diyelim ki bir 1500 metre koşusuna katılacaksınız. Bronz hedefiniz genel olarak memnun kalacağınız bir derece olabilir, gümüş hedefiniz kişisel rekorunuzu kırmak, altın hedefiniz ise yarışı kazanmak.

Bu yaklaşım, tek bir ideal performansın yarattığı baskıyı ortadan kaldırarak kaygıyı azaltıyor ve dikkati o ana çekiyor. Kamphoff'un hatırlattığı gibi sonuç, tamamen sizin kontrolünüzde olan bir şey değil.

Aynı yöntem bir iş sunumunda, bir sınavda ya da yeni başladığınız bir hobide de kullanılabilir. Örneğin bir sunumda bronz hedef konuşmayı takılmadan bitirmek, gümüş hedef gelen soruları rahatça yanıtlamak, altın hedef ise projeyi onaylatmak olabilir. Böylece altını kaçırdığınız bir günde bile elinizde bir başarı kalıyor.

4. Kafanızdaki olumsuz düşünceyi üç soruyla sorgulayın

4. Kafanızdaki olumsuz düşünceyi üç soruyla sorgulayın

İş görüşmesinden ya da önemli bir sınavdan hemen önce olumsuz düşünceler bastırmaya başladıysa Kamphoff kendinize üç soru sormanızı öneriyor: Bu düşünce gerçekten doğru mu? Bu düşünce bana bir fayda sağlıyor mu? Bunun yerine bana güç verecek cümle ne olabilir?

Bu yöntem, kabul ve kararlılık terapisi ile bilişsel davranışçı terapi gibi yaklaşımlara benziyor. Amaç, olumsuz düşünce sarmalını durdurup kişiyi yeniden ana döndürmek. Örneğin bir iş görüşmesine 'Bunu başaramazsam bir daha asla iş bulamam' diye girdiğinizi düşünün. Bu üç soru, düşünceyi daha gerçekçi bir yere taşımanıza yardım edebilir: 'Bu işi alamasam bile başarılı olabileceğimi biliyorum, önümde daha iyi fırsatlar da var.'

Kamphoff'a göre özgüven aslında bir tercih. 'O an kendinden emin olup olmayacağına sen karar veriyorsun' diyen psikolog, çoğu zaman özgüvenli davranışın hissin kendisinden önce geldiğini ve bunun geliştirilebilen bir beceri olduğunu vurguluyor.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
2019 yılında TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde lisans eğitimime başladım, 2024 yılında da mezun oldum. Eğitimim süresince çeşitli platformlar ve gazete topluluklarında çeviri ve yerelleştirme alanlarında aktif rol aldım, bu süreçte dil becerilerimi ve kültürler arası iletişim yetkinliğimi geliştirdim. 2022 yılının Mayıs ayında Onedio’da stajyer olarak başladığım editörlük kariyerime, “Yaşam” kategorisinde sosyal medyadaki trendleri, günümüz ilişki dinamiklerini ve toplumsal meseleleri okuyuculara ulaştırarak devam ediyorum. İçeriklerimde, okuyucuların kendilerinden birer parça bulmasını amaçlıyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın