Yıllarca Mutlu Kalan Çiftlerin Ortak Sırrı Belli Oldu
Yıllarca birlikte olup hâlâ mutlu olan çiftlerin sırrını hep merak etmişizdir. Mutluluk sırlarının da ortak hobiler ya da hiç sönmeyen bir tutku olduğunu düşünürüz. Oysa yıllarca mutlu olan çiftlerin sırrı, arkadaşlıkta gizli.
Klinik psikolog Gemma Cribb'e göre uzun ilişkilerdeki mutluluk, temelde çok iyi bir arkadaşlığa dayanıyor. Avustralya'da yaşayan iki çiftin hikâyesi de bunu doğruluyor.
Gelin, yakından bakalım.
Mutlu çiftler birbirinin iç dünyasından kopmuyor
Cribb'e göre uzun süreli ilişkilerde mutluluğun formülü, 'temelde çok iyi bir arkadaşlık'. Araştırmalara göre bunun ilk adımı partnerin iç dünyasından kopmamak. Yani yıllar geçse de onun hayatında neler olup bittiğini sormaya devam etmek.
İkinci unsur sevgi ve hayranlık. Partnerin hayatınıza kattıklarını fark etmek ve bunu ona açıkça söylemek.
Üçüncüsü ise ihtiyaçlara karşılık vermek. Örneğin stresli olduğunu fark edip destek olmak.
Cribb, ortak ilgi alanlarının ve mizahın ise abartıldığını düşünüyor, çünkü ilgi alanları zamanla değişebiliyor. Psikolog, birbirine yelken tutkusuyla bağlanan bir çifti örnek veriyor: Taraflardan biri bir gün yelken yapamaz hale gelirse, ilişkiyi ayakta tutacak daha derin bir bağa ihtiyaç var.
Partnerlerini değiştirmeye çalışmıyorlar
Cribb'e göre gerçek sevgi, partneri 'tüm kusurlarıyla' kabul etmek demek. Psikolog, mutlu çiftlerin tekrar eden sorunlarda karşı tarafı değiştirmeye yönelik bir planı olmadığını vurguluyor.
Para, cinsellik, zaman, dağınıklık ve çocuklar üzerine çıkan tartışmalar çoğu zaman kişilik farklarından kaynaklanıyor ve hiçbir zaman tamamen çözülmeyebiliyor. Sağlıklı çiftler de bu konuları konuşuyor, ama işin içine mizah ve şefkat katarak.
Canberra'da yaşayan 43 yaşındaki Amanda, eşi Caleb'in içe dönük yapısının başta kendisini zorladığını anlatıyor. Onu olduğu gibi kabul etmeye karar verdiğinde ise bu kabul Caleb'in kendini desteklenmiş hissetmesini ve zamanla değişebilmesini sağlamış.
Amanda, ilişkilerinin dışarıdan 'sıradan ve sıkıcı' görünebileceğini ama birbirleri için güvenli bir liman olduklarını söylüyor.
Küçük ritüeller bağı canlı tutuyor
Melbourne'de yaşayan 35 yaşındaki Sarah (gerçek adı değil), partneriyle 15 yaşından beri birlikte. Çiftin her gün tekrarladığı küçük alışkanlıkları var: Evden çıkarken vedalaşma öpücüğü, ki artık bunu küçük oğulları hatırlatıyor. Bir de bebek uyuduktan sonra baş başa geçirdikleri dakikalar.
Cribb de sabah bir fincan çay eşliğinde günü konuşmak gibi bilinçli ritüellerin çiftleri birbirine bağlı tuttuğunu söylüyor.
Sarah, küçük bir çocukla yakınlığa zaman ayırmanın zor olduğunu ama bunun geçici bir dönem olduğunu bildiklerini anlatıyor. Çift, evdeki beyaz tahtaya şu notu yazmış: 'Hâlâ birbirimizi seviyoruz, sadece yorgunuz.'
Cribb'e göre insanlara ilk tutku söndükten sonra ilişkinin neye benzediği pek gösterilmiyor. Bağı canlı tutmak ise sürekli emek istiyor.
Mutlu ilişkiler, sıradan görünen günlerde inşa ediliyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın