Pollock İkizleri: 1957’de Ölen Ablalarının Anılarıyla Doğan İkizlerin Tuhaf Gizemi
1957'de İngiltere'nin küçük bir kasabasında iki kız kardeş, kiliseye yürürken bir kazada hayatını kaybetti. Bir yıl sonra, ailenin yeniden ikiz kız bebekleri dünyaya geldi. Ama ikizler büyüdükçe ailenin yaşadıkları bambaşka bir hal aldı!
Pollock ikizleri olarak bilinen bu vaka, aradan geçen onlarca yıla rağmen hâlâ tartışılıyor. Kimine göre reenkarnasyonun en güçlü örneklerinden biri, kimine göre ise yas tutan bir ailenin kendi hikayesi. Peki ikizler geri mi döndü?
İşte detaylar.
Bir Pazar Sabahı Gelen Felaket
Tarih 5 Mayıs 1957'yi gösteriyordu. İngiltere'nin kuzeyindeki Northumberland'e bağlı Hexham kasabasında bir pazar sabahıydı. 11 yaşındaki Joanna Pollock ve 6 yaşındaki kız kardeşi Jacqueline, 9 yaşındaki arkadaşları Anthony ile birlikte kiliseye doğru yürüyordu.
O sırada yolda bir otomobil kontrolden çıkarak kaldırıma daldı. Aracı kullanan kasabadan bir kadındı ve kaldırımın hemen yanındaki duvar, çocukların kaçmasına izin vermedi. Joanna, Jacqueline ve Anthony kazada hayatını kaybetti.
Pollock ailesi için bu, tarif edilemeyecek bir acıydı. Ama hikayenin asıl tartışılan kısmı, bu kazadan sonra başlayacaktı.
Reenkarnasyona İnanan Bir Baba
Kızların babası John Pollock, 1920'de Bristol'da doğmuştu ve kasabada süt dağıtımı yapıyordu. Katolik olmasına rağmen reenkarnasyona, yani ruhun yeni bir bedende yeniden doğduğuna güçlü bir şekilde inanıyordu. Kızlarını kaybettikten sonra her gece, reenkarnasyonun gerçek olduğuna dair bir işaret için dua ettiği anlatılıyor.
Eşi Florence Pollock ise bu inancı paylaşmıyordu. Kurtuluş Ordusu çevresinde yetişmiş, evlendikten sonra Katolikliği seçmişti. Society for Psychical Research'ün Psi Ansiklopedisi'ne göre bu konudaki anlaşmazlık bir dönem çiftin evliliğini bile tehdit etti.
Kısa bir süre sonra Florence yeniden hamile kaldı.
İkizler Doğdu ve İlk Tuhaflık Fark Edildi
4 Ekim 1958'de, kazadan yaklaşık 17 ay sonra, Florence ikiz kızlar dünyaya getirdi. Bebeklere Gillian ve Jennifer isimleri verildi. İkizlerin tek yumurta ikizi olduğu, yıllar sonra 1978'de yapılan kan testleriyle de doğrulandı.
Aile ilk tuhaflığı daha doğumun hemen ardından fark etti. Jennifer'ın sağ gözünün üzerinde, burun köküne yakın bölgede, Jacqueline'in çocukken kovaya düşerek yaralandığı sırada oluşan ize benzeyen bir çizgi vardı. Belinin sol tarafında ise Jacqueline'deki doğum lekesiyle aynı yerde, yuvarlak ve koyu renkli bir leke bulunuyordu.
Üstelik tek yumurta ikizi olmalarına rağmen Gillian'da bu izlerin hiçbiri yoktu!
Tavan Arasındaki Oyuncaklar
Ailenin aktardığına göre ikizler yaklaşık 3 yaşındayken, ablalarından kalan oyuncaklar tavan arasından indirildi. Kızlar oyuncakları görür görmez sahiplenmeye başladı. Gillian, Joanna'ya ait bebeği; Jennifer ise Jacqueline'in bebeğini aldı. İkisi de bu bebekleri Noel Baba'nın getirdiğini söyledi.
Ailenin aktardığı başka anlar da vardı. Florence bir gün Gillian'ın Jennifer'a şöyle dediğini duyduğunu anlattı:
'Gözlerinden kan geliyor. Araba sana orada çarptı.'
İkizlerin arabalara karşı ciddi bir korkusu olduğu da anlatılıyor. Bir gün çalışan bir araba motorunun sesini duyduklarında dehşet içinde şöyle bağırdıkları aktarılıyor:
'Araba! Araba! Bize doğru geliyor!'
Kalem Tutuşundan Yürüyüşe
Ailenin gözlemleri bununla da sınırlı değildi. Jacqueline öldüğünde kalemi yumruğunun içinde dik tutuyordu. Gillian 4 yaşından itibaren kalemi düzgün tutarken, Jennifer 7 yaşına kadar aynı yumruk tutuşunu sürdürdü. Aile, ikizlerin yürüyüşünün ve fiziksel yapısının da ablalarına benzediğini düşünüyordu.
Bebekken Ayrıldıkları Kasabanın Yolunu Bildiler
Pollock ailesi, ikizler yaklaşık 9 aylıkken Hexham'dan taşındı. Kızlar 4 yaşına geldiğinde aile kasabayı ziyarete gitti. Psi Ansiklopedisi'nin aktardığına göre ikizler daha görmeden karşıya, parka ve salıncaklara gitmek istediklerini söyledi ve yolu bildiklerini açıkça gösterdi.
Yaklaşık 4,5 yaşındayken ise Jennifer, babasının üzerindeki giysiyi görünce ona 'Neden annemin önlüğünü giyiyorsun?' diye sordu. Aileye göre bu giysi, Florence'ın süt dağıtımı sırasında giydiği iş önlüğüydü.
Aileye göre bu anların hiçbiri uzun sürmedi. İkizler büyüdükçe bu tür anılar ve ifadeler ortadan kayboldu. Anne ve babaları da onlarla bu konuyu konuşmamaya özen gösterdi. Kızlar reenkarnasyon inancını ancak 13 yaşında öğrendi.
Bir Psikiyatrist Vakayı İnceledi
Vaka bir süre sonra gazetelere yansıdı ve Virginia Üniversitesi'nden psikiyatrist Ian Stevenson'ın dikkatini çekti. Stevenson, hayatını önceki yaşamlarını hatırladığını söyleyen çocukları incelemeye adamış bir araştırmacıydı.
Aileyle ilk kez 1963'te, ikizler 4 yaşındayken görüştü. Ardından 1967'de ve 1978'de yeniden aileyi ziyaret etti. İkizlerin tek yumurta ikizi olduğunu gösteren kan testlerini de 1978'deki ziyaretinde yaptırdı. John Pollock'un 1985'teki ölümüne kadar onunla yazışmayı sürdürdü.
Stevenson vakayı, 1997'de yayımlanan Reincarnation and Biology (Reenkarnasyon ve Biyoloji) ve 2003 tarihli European Cases of the Reincarnation Type (Avrupa'dan Reenkarnasyon Vakaları) gibi kitaplarında ele aldı. Stevenson'a göre Pollock ikizleri, reenkarnasyon lehine var olan en güçlü kanıtlardan bazılarını sunuyordu.
Stevenson Neden Bu Kadar Etkilendi?
Doğum lekeleri: Tek yumurta ikizleri aynı genetik yapıya sahip olduğu için bu izlerin yalnızca birinde görülmesini genetikle açıklamayı yetersiz buldu.
Anne etkisi: Florence reenkarnasyona inanmadığı için hamilelikte yaşadığı duyguların bebekleri etkilemiş olmasını da olası görmedi.
Davranışlar: Anne ve babanın ikizlerin davranışlarını bu kadar ayrıntılı biçimde şekillendirmiş olmasını akla yatkın bulmadı.
Şüpheciler Ne Diyor?
Vakanın en önemli zayıf noktası ise tüm bu anlatıların neredeyse tamamen anne ve babadan gelmesi. Oyuncakları tanıma anına da kazayla ilgili konuşmalara da yalnızca John ve Florence Pollock tanıklık etti.
Yazar ve araştırmacı Ian Wilson, bu nedenle vakayı kanıt açısından zayıf buluyor. Wilson'a göre babanın reenkarnasyona olan güçlü inancı, gözlemlerini etkilemiş olabilir. Üstelik ölen kızlarla ilgili bilgiler aynı evin içinde zaten mevcuttu ve çocuklar bunları sıradan yollarla duymuş olabilirdi. Wilson yine de doğum lekelerinin bu şekilde kolayca açıklanamayacağını kabul ediyor.
Stevenson'ın kendi değerlendirmesinde de dikkat çeken bir itiraf var: John Pollock'un bu inancı olmasaydı, büyük ihtimalle ortada anlatılacak bir vaka da olmazdı.
İnternetteki O Fotoğraf Onlar Değil
Vaka yıllar içinde internette neredeyse bir efsaneye dönüştü. 'Pollock ikizleri' diye paylaşılan en ünlü ve ürkütücü fotoğraf ise aslında onlara ait değil. Jennifer Pollock, 2024'te yayımlanan Extrasensory podcast'inde bu fotoğraf için 'Bu biz değiliz' dedi. Fotoğraftaki ikizlerin Kathleen ve Colleen Wade olduğu biliniyor.
İkizler yetişkinliğe ulaştıklarında ise ablalarına dair hiçbir şey hatırlamadıklarını söylüyordu.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın