Pink Floyd - Wish You Were Here: Kayıp Bir Dâhiye Yazılan Özlem Mektubu
Bazı şarkılar vardır, daha ilk notasında insanın içine bir boşluk bırakır. Pink Floyd’un “Wish You Were Here” şarkısı da tam olarak öyle; sanki yıllardır görmediğin birine içinden sessizce “keşke burada olsaydın” diyorsun.
Bu şarkının arkasında, grubun kurucu üyelerinden Syd Barrett’a duyulan özlem var. Syd; yeteneğiyle, farklı ruhuyla ve biraz da dünyaya fazla gelen o kırılgan haliyle Pink Floyd’un en özel isimlerinden biriydi.
Syd Barrett, grubun o “çılgın elması”ydı. Parlak, yaratıcı, farklı ve biraz da bu dünyaya fazla hassas gelen insanlardan biriydi.
Syd Barrett, Pink Floyd’un ilk dönemindeki en yaratıcı isimlerden biriydi ama zamanla psikolojik olarak zorlanmaya başladı; sahnede dalıp gitmeleri, grupla uyum sağlayamaması ve yaşadığı yoğun baskı onu müzikten uzaklaştırdı.
Onun gruptan kopuşu sadece müzikal bir ayrılık değildi; arkadaşlarının gözünde yavaş yavaş uzaklaşan bir dostun, artık eskisi gibi ulaşılamayan bir ruhun hikâyesiydi. Bu yüzden “Wish You Were Here” kulağa bir şarkıdan çok, geç kalınmış bir mektup gibi gelir.
“Wish You Were Here”ın güzelliği büyük sözler söylemesinde değil, tam tersine çok tanıdık bir boşluğu sessizce göstermesinde. Bir insanı özlersin ama bunu bağırarak anlatamazsın ya; işte bu şarkı tam o anın müziği gibi. İçinde öfke yok, gösteriş yok, fazla dramatik bir çaba yok. Sadece içten içe büyüyen bir eksiklik var.
O yüzden bu parça sadece bir dostu özlemek değil; yanında olmasını istediğin ama artık ulaşamadığın herkese yazılmış gibi geliyor. Dinlerken insan ister istemez kendi hayatındaki eksik kişileri düşünüyor.
Kısacası Wish You Were Here, büyük laflar etmeden kalbe dokunan bir şarkı. Bir kaybın, bir özlemin ve geç kalmış bir “keşke”nin en sade hali gibi.
Efsaneyi tekrar dinleyelim o zaman!
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın