Perihan Savaş'ın Filmlere Konu Olacak Aşkını ve Ne Kadar Güçlü Bir Kadın Olduğunu Öğrenince Hayranlığınız Artacak

-

Perihan Savaş sen ne muhteşem bir kadınsın. Sevgisini yüreğinde taşımak zorunda kalan ve sonsuz bir özlemi iliklerine kadar yaşayan herkese selam olsun...

Orta yaşı geçmiş olanlar onu eski filmlerinden gayet iyi bilirler aslında ama yeni nesil Perihan Savaş'ı daha çok Çukur dizisinin güçlü annesi Sultan Koçovalı olarak tanır. Dizide hayatını kocasına ve çocuklarına adamış bu kadının gerçek hayatta da muazzam bir kudrete sahip olduğunu anlatacağız şimdi...

70'li yıllar, Türk sinemasında esmer ve alımlı kadınların halk tarafından ilahe olarak kabul edildiği yıllardır. Perihan Savaş kocaman gözleri, gece karası saçlarının yanı sıra aldığı tiyatro eğitimiyle sadece güzelliği ile ön plana çıkmadı. Çok güçlü ifadeleri vardı ve zıt karakterlerin hakkını başarıyla veriyordu.

5 yaşından beri tiyatro sahnelerindeydi. Ortaokula geldiğinde, okulun parmakla gösterilen tiyatro oyuncularından biri olmuştu. Hayatının mesleğini ta çocukken bulmuş gibiydi. Çocuktu ama 13 yaşında da evlendirilmişti. Nitekim bu evlilik, eşinin "Tiyatro yapmanı istemiyorum" sözleri sonrası sekteye uğramış ve 6 ay sonra da nihayete ermişti.

Genç kızlık dönemine geldiğinde ise iyiden iyiye sinemaya giriş yapmıştı. Dört yıl kadar da Sezercik'in babası Berker İnanoğlu ile birlikte oldu. Ancak bir şekilde bu ilişki de devam etmedi, ayrıldılar.

1979 yılında İbrahim Tatlıses ile "Kara Yazma" filminde bir araya geldiler. Bu iş birlikteliği kısa süre içinde aşk birlikteliğine de dönüştü. Fakat maalesef bu aşk, o filmlerde gördüğümüz aşklara pek benzemiyordu.

6 yıl süren ve Perihan Savaş'ın bugün "Benim için hiçbir şey ifade etmiyor" dediği ilişkide şiddet, ihanet ve acıdan başka hiçbir şey olmadı. Güzel olan tek şey, bu ilişkiden doğan kızları Melek Zübeyde'ydi.

Perihan Savaş yıllar sonra ilişkileri boyunca İbrahim Tatlıses'ten şiddet gördüğünü söylüyordu. Şu sözler bile insana o acıyı hissettirmek için yeterli:

”İhaneti öğrendiğimde çocuğumu düşürüyordum. Üzüntüden 15 gün hastanede yattım.4 aylıktı kızım kaybediyordum kızımı ben” dedi. İbrahim Tatlıses'i gördüğü şiddet nedeniyle affetmediğini söyleyen Perihan Şavaş “Vururdu hep vururdu. Sadece bana değil herkese vururdu. Onu Allah affetsin. Artık benim için herhangi birisinden farkı yok.” 

Yaşanan tüm bu acılardan sonra ise Perihan Savaş'ın hikayesi asıl şimdi başlıyordu. Peri masalı gibi, büyü gibi, roman gibi bir aşk...

Yılmaz Zafer, Perihan Savaş'la aynı ortaokulda okuyordu fakat Perihan'ın bundan haberi yoktu. Deli gibi hayrandı Yılmaz, Perihan'a; uzaktan gözlüyordu. Perihan, Fatih Halkevinde tiyatroya gidiyor diye Yılmaz da oraya girmişti ama tesadüf, tam Yılmaz girdiğinde Perihan tiyatrodan ayrıldı.

Romantik komedi gibi gelecek size ama Perihan, Şehir Tiyatrolarına girdi diye aynı yere yazılmıştı Yılmaz yine ve yine tam o sırada Şehir Tiyatrolarını bıraktı Perihan.

Bu kovalamaca yıllar sürdü. Ta ki 1986 yılında bir mekanda karşılaşana kadar. Kader onları öyle bir hazırlamıştı ki, artık başka hayatları yaşayıp geride bırakmış ve gerçek aşka hazır hale gelmişlerdi. Sadece birbirlerinden haberleri yoktu ama olacaktı!

Yılmaz Zafer, 80'li yılların uzun boylu, entelektüel ve "cool" jönlerinden biriydi. Atıf Yılmaz, filmlerinde onunla çalışmaktan vazgeçemiyordu. Her filme yeteneğini ayrı konuşturuyor, kadın hayranları gittikçe çoğalıyordu. Sırım gibi delikanlıydı anlayacağınız. Öyle yakışıklı!

Karşılaştıkları mekanda Perihan, Yılmaz'a yüz vermedi. Yılmaz iyice coşmuştu, hayran olduğu kadını bu sefer bırakmayacaktı; sabretti sabretti... Tam 1 yıl sabretti. 1 yıl sonra "Bir Daha Umut" filminde başrolü paylaştılar. Perihan'a her gün çiçekler gönderdi, samimiyetine ve aşkına inanması için elinden geleni yaptı. Cesaretini topladığı bir gün Perihan'a "Benimle evlenir misin?" dedi. O sırada araba kullanan Perihan, şaşkınlıktan ve heyecandan kaldırıma çıkıp kaza yaptı. Evlendiler. Çok mutlulardı hem de çok.

Her şey yolunda giderken 1992 yılında iş ortağı ile anlaşmazlık yaşadı Yılmaz Zafer. Soluğu avukatının ofisinde almıştı. Ortaklığı bitirecekti ama çok büyük bir stres de yaşıyordu beri yandan.

İşte o an yere yığıldı; kalp krizi geçiriyordu. Bir yandan hastaneye yetiştirilmeye çalışılıyordu ve aslında bir anlamda ölmüştü. Geri döndürdüler fakat 4 dakika boyunca oksijensiz kalmıştı.

Halbuki daha birkaç ay önce kalp kontrolünden geçmişti, doktorun dediğine göre sapasağlamdı. Oksijensiz geçen o minicik zaman diliminde sıkıntı artık kalbinde değil, beynindeydi. Beyni büyük ölçüde zarar gördü. Üstelik baba olalı henüz 2 ay olmuştu...

Yılmaz geri döndü, günbegün iyileşiyor gibiydi fakat aniden ilerleme yerine gerilemeler başladı. Yürüyüşü, yutkunması yavaş yavaş zorlaşmıştı. Perihan Savaş'ın bir değil iki bebeği vardı artık.

Tam 1,5 yıl bebek gibi baktı aşkına Perihan Savaş. Gözünü gözünden sakınmadı, elini tuttu, umut verdi, kalbi oldu. Yılmaz gözlerini son kez açtığında Perihan "Gayret et, çok az kaldı" dedi. Son kez el ele tutuştular. Perihan Savaş'ın dediğine göre o bakışta "üzülme" de vardı, "buraya kadarmış da"... 38 yaşında, aşktan, mutluluktan, başarıdan başka derdi olmayan bir adam gitti; veda etti...

Geçen 20 küsür yıldan sonra bile Perihan Savaş, aşkını ve özlemini sonuna kadar yaşıyor. Sonsuz bir sevgi ve sonsuz bir bağlılıkla hem de...

Oğulları Savaş Zafer de babası gibi yakışıklı bir adam artık. Onlar üç kişilik sevgiyi, iki bedende taşıyor anne oğul. Hayat kötü bir şaka, hayat çok zalim... Sevgi ise dünyalar üstü, zaman üstü bir güç.

Sevgisini yüreğinde taşımak zorunda kalan ve sonsuz bir özlemi iliklerine kadar yaşayan herkese selam olsun. Hiçbir şey bitmedi, bitemez...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
gunesliler

YOyunculugunu ben beğenmiyorum. Soğuk fe ifadesiz bir oyunu var. Tüm filmlerinde böyle. Gülücükleri sahtenin de sahtesi oynarken. İfadeyi karşıya aktaramıyor. Bu kadar ünlü olamamış çok çok daha iyi kadınlarımız var.Hatta Castlardan giden yardımcı oyuncular bile var bu anlamda.

oske-hatun

Seneler sonra İbo Show'a çıkıp sanki hiç bir şey olmamış gibi güle oynaya "eve aplik alacaktık anlatamadım aplik kavgası ettik" diye kahkahalarla anlatmasını da ben unutmuyorum niyeyse.

walter-sullivan

Oha bu olayı cidden böyle bilmiyordum 😕

kalemine

Kadının adamı hala unutmamış olması çok güzel de ben daha çok yılmaz zaferin bitmeyen aşkına hayran oldum. Şöyle adamlar şu an yok. Perihan savaşı çok beğenirim keza yılmaz zafer de pek yakışıklıymış. Mekanı cennet olsun.

oguzcan93

Kadını dövmek de nedir,hele bir de hamile kadını...Takdiri ilahi işte ipo...

Görüş Bildir