Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Pelin Çini Yazio: Sedat Koroğlu'nun Gizemli Odasından Bildiriyorum

33PAYLAŞIM
Yazio Banner

BDSM bazılarımız için "tanıdık" bir kavram olabilir. Aranızda "BDSM'den keyif alıyorum" diyenler eminim ki vardır. Ancak bazılarımız ise bu dört harfli gizlemli oluşumu "Gri'nin elli tonu" benzeri filmlerde görüp dost meclislerinde "Ay ne garip şeyler yapıyorlar yahu" dedikten sonra gizli gizli internet dehlizlerinde araştırmalara dalıyoruz. Yalan mı?

Geçen haftalarda FİNANSAL KÖLELİK üzerine bir röportaj yapmıştım. Sonrasında BDSM'cilerden çok mesaj geldi. Bizi de dinleyin dediler. Nedense uzak duruyordum taa ki "Camdaki Kız" dizisindeki Sedat'ın meşhur odasını görene kadar.

Böyle reyting alan, ulusal bir kanalda prime time'da yayımlanan bir dizide bile bu konuya değiniliyorsa artık meseleye giriş yapmanın. Sorularımı sormanın zamanı gelmiştir dedim.

Röportajı gerçekleştirdiğim insanın ismi bende saklı. Verdiği cevaplar beni fazlasıyla tatmin etti. Umarım sizlerin de merakını az da olsa giderebiliriz…

İyi okumalar. 

* BDSM 'nin tam açılımı nedir?

BDSM esaret, hakimiyet, dominasyon, mazoşizm, teslimiyet boyun eğme gibi kavramları içinde barındıran temeli cinsel haz olan bir yaşam biçimi.  BDSM’yi şiddetten ve istismardan ayıran en temel unsur "rıza kavramını" içinde barındırması. Tamamen karşılıklı rızaya dayanan bir şey. Yani kimse kimseye zorla bir şey yapmıyor, yaptırmıyor. En sağlıklı olanı baştan bir check-list yapılarak, partnerlerin uzlaşıp karşılıklı rızalarının alınarak böyle bir ilişki biçimine başlanması.

* İsminizi gizli tutacağım ama kısaca sizi tanıtmak da isterim. Yaşınız, ikamet ettiğiniz yer...

28 yaşındayım İstanbul’da yaşıyorum. Özel bir firmada uzman pozisyonunda çalışıyorum. Bekarım. Bir mesleği olan ve bu yolda kariyer hedefleri olan eğitimli bir birey olarak kendimi tanımlayabilirim.

* Benimle iletişime neden geçtiniz? BDSM'yi neden anlatmak istediniz? Finansal kölelik ile alakalı röportajımı sanırım gerçekçi bulmadığınızı söylediniz...

Aslında şöyle ki ‘’ Finansal köle hatta havlu kölesi bile varmış ‘’ gibi bir algı yaratılmış o röportajda, bu bana çok uygun gelmedi ve bir de ben anlatmak istedim. Maalesef ülkemizde içinde böyle bir tutkuyu barındıran bireyler kendileri ile yüzleşmekte zorlanıyor. 2013 öncesi küçük gruplar internet kanalı ile tanışıp çekinerek de olsa sosyalleşmeye çalışıyorlardı. İnternetin daha aktif ve kitlelerce kullanılmaya başlamasından sonra işin boyutu değişti. Artık daha fazla insanın dikkatini çeken bir şey oldu BDSM. Fakat başta da dediğim gibi kendisi ile yüzleşmesini tamamlayamamış fake hesaplarla bu tutkusunu bastırmaya çalışan bireyler maalesef BDSM’i çok yanlış lanse ediyorlar. Bunun yansımalarını da fake finansal kölelerde görüyorum sanırım.

* BDSM'ye ilginiz olduğunu ilk nasıl anladınız?

Aslında ilk fetişist eğilimlerimi çocuk yaşlarımda fark ettim. Ayak fetişistiyim. Daha 12 yaşımdayken böyle bir eğilimim olduğunun farkındaydım. Alfred Adler’in yaklaşımları da göz önünde bulundurulursa aslında erken çocukluk döneminde ortaya çıkan bir şey sanırım. Daha önce sosyalleştiğim birçok arkadaşta da durum böyleydi. Benim 17 yaşıma kadar bu bastırılmış ayak fetişim BDSM’e olan ilgimi gölgeledi bununla barışıp artık kız arkadaşlarıma bunu açmaya başlayınca aslında BDSM’e de ilgim olduğunu keşfettim.  Bu özünde cinsel bir haz olmakla beraber son zamanlarda yatak odasına "renk katan" bir kavram olarak da karşımıza çıkmakta. Filmlerde bondage sahneleri görebiliyor. Aslında Bondage’ın içinde yer alan Shibari ‘’ İple Bağlama Sanatı’’ çok fazla emek ve bilgi isteyen bir sanat türü son yıllarda insanların sadece shibari’nin sanatsal yönüne olan ilgisi de arttı.

* BDSM 'de bağlama ve bağlanma meselesi illa olmalı mı? Bu konuda da kafamız karışık. O bağlama başka bir şey mi yoksa BDSM'nin içeriğinde olan bir durum mu?

Aslında BDSM’nin ilk kelimesi Bondage içinde olan bir şey ama her BDSM’e ilgi duyan bundan haz almıyor. BDSM’i simgelediği ve görsel olarak çarpıcı olduğu için sadece bundan ibaretmiş gibi bir algı var. Bir de bağlanmanın sanatsal boyutu da var jüt ipler kullanılarak yapılan shibari performaslarına artık nette daha çok rastlıyoruz. Sanatsal bir yanı da olduğu için daha çok kişinin ilgisini çekiyor. Ben sadece sanat yanı olduğu için shibariyi çok seviyorum. Mesela orada bağlanan taraf değil de bağlayan sanatı icra eden taraf olmak beni daha çok mutlu ediyor.

Shibari'nin bir eğitimi mi var? Nasıl öğrendiniz? Jüt ipler derken tam neyi kastediyorsunuz?

Aslında İngilizce biliyorsanız çokça eğitimi mevcut hatta bu konuda uzmanlaşmış dünya çapında eğitim programları düzenleyen kişiler var.  Biri Bruce Esinem mesela. İnternette videolarını bulabilirsiniz.  Fakat Türkiye’de bir eğitim almaya kalkarsanız seçeneğiniz çok çok az tabii. Bu tarz bir şeye başlamadan önce biraz anatomi bilgisi, biraz da bu konuda farkındalık gerekiyor. Vücudun belli bölgelerinden geçen ipler dolaşım sistemini etkilediği için ciddi sıkıntılara neden olabilir öncelikle, o yüzden bu sonuçların neler olacağını iyice kavramak akabinde bu konuda ki sağlık açısından sorun oluşturabilecek hataları yapmamak için belli bir alt yapı oluşturmak gerekiyor. Bu farkındalığı edindikten sonra videolarla da bir şeyler öğrenilebilir. Ben sosyalleşerek bunu öğrendim bolca da yabancı kaynaklı video izledim. Jüt ipler kenevirden yapılan doğal ipler, 6 mm veya 8 mm çapında olanları tercih ediliyor genelde. Sağlam ve kaliteli bir jüt bulduktan sonra bunu shibaride kullanabilmek için belli işlemlerden geçirmek gerekiyor, ev ortamında rahatlıkla yapılabilecek işlemler.

* İnsan acıdan zevk aldığını fark ettikten sonra nasıl hisler yaşıyor. Bunu birine anlatmaktan çekiniyor mu?

Başlarda evet insan bunu birilerine anlatırken çekiniyor ama benim için durum biraz daha rahat sanırım. Ben belli bir süre de olsa bir kadının hakimiyeti altında olmaktan haz alıyorum. Acı sadece o hissi pekiştiren bir unsur. Ama çok fazla insana anlatma ihtiyacı duyulacak bir şey de değil kanımca. Çünkü bu hayatımın her anında arzu ettiğim bir şey değil sadece partnerimle yaşamak istediğim bir şey. Yanlış bilen birine anlatmak ön yargılarını kırmaya çalışmak gerçekten çok zor oluyor.

* Evliler mesela eşlerine nasıl açılıyorlar? Bu yüzden boşananlar var mı?

Bu yüzden boşanan kişilere ve eşlerinden gizli bu tutkularını yaşamaya çalışan kişilere rastladım. Bu yaşam tarzını beraber idame ettireceği insanları seçip mutlu olanlar da gördüm. Ama kişinin bunu eşine açmaması ciddi sorunlara yol açabilir ya da onu ister istemez içten içe kemirecek mutsuz edecek bir şeye dönüşmesi kuvvetle muhtemel. Sigara gibi bırakılacak bir şey değil bu.

* Aşık olsanız ve aşık olduğunuz kadın bu durumu kabul etmeyeceğini söylese ne yaparsınız? Bırakmayı dener misiniz? Terapiye gitmeyi ya da.. Böyle bir şey başınıza hiç geldi mi?

Ayak fetişim için muhtemelen ikna ederdim ama diğer eğilimlerimi kabul etmese ve böyle bir şey olsa bunu belli bir oranda bastırmaya çalışır ve ilişkinin sürdürülebilirliği açısından bırakmayı denerdim. İçinde böyle bir şey olmayan bir insanla "rolplay" yapmak da bazen çok mümkün olmuyor. İlişkilerimde BDSM’in hiç olmadığı dönemler de oldu ama çok rahatsızlık hissetmesem de bunu tamamen törpülemek çok mümkün değildi.

* "Bende bir sorun mu var acaba?" aşaması nasıl geçiyor?

O kısım kişiden kişiye değişikli gösteriyor sanırım. Ben bu konuda araştırma yapmaktan okumaktan hiç geri durmadım. Bu konu ile alakalı sosyalleşmekten de hiç çekinmedim o yüzden bende biraz daha kolay geçti sanırım. Dönem dönem lanet olsun dediğim de oldu tabi. Hayatından çıkarmak istese de istemsizce insan içine çekiliyor bu durumun. Kabul edince her şey daha kolay sanırım.

* BDSM'ye ilgi duyanların birbirleriyle irtibata geçtikleri bir mecra var mı? Hangi sosyal medya platformlarından iletişim kuruluyor?

Genellikle Twiter ve Discord sunucu üzerinden birbirleri ile iletişim kuruyorlar.

*Grinin elli tonu gerçekçi bir film mi? orada yaşananlar bile birçok insana uçuk geldi...Siz ne düşünüyorsunuz?

Gerçekçi bir film ama çok uçuk olduğunu düşünmüyorum. Aksine bana soft bir film gibi geliyor BDSM anlamında!

* O filme soft demeniz şaşırtıcı. O halde soracağım. Bu meselede bir üst limit var mı? Sizin yaşadığınız en üst seviye- sanırım en acı veren demeliyim- deneyimi paylaşabilir misiniz?

Belirli limitleri tabi ki var çünkü rıza dahilinde olduğu için aslında kişinin durmak istediği bir nokta elbet oluyor. Bunun için ‘’ güvenli kelime ‘’ safe word kullanılıyor. Kişi devam etmek istese de partneri bunu devam ettirmek istemeye de bilir. Benim kırbaç ile bir kere öyle deneyimim olmuştu uzun bir süre güvenli kelimeyi söylemedim aynada vücuduma baktığımda afallamıştım.

* BDSM için alışveriş bütçesi de ayırmak gerekiyor sanırım. Bu işin ekipman olarak olmazsa olmazları neler? Bunu sormamın sebebi dizilerde bile artık "BDSM ODASI" konsept görüyoruz... Kamçısı, kelepçesi falan oluyor.

Aslında bu çok kişisel bir şey, partnerlerin zevklerine göre şekilleniyor oyuncakları da. Kimisi mumlardan kelepçelerden iplerden hoşlanırken kimisinin de oyuncaklara karşı bir ilgisi olmuyor. Ama tasma ve kamçı olmazsa olmazlar listesine girebilir bence.  BDSM oyuncakları üzerine bir sektör var ve ürünler gerçekten pahalı ben kendi oyuncaklarımı kendim yapmayı tercih ediyorum.

* Bunu da açmanızı rica edeceğim. Kendi kamçınızı kendiniz mi yapıyorsunuz?

Evet kendi kamçımı veya ipleri yaptığım da oldu. Biraz el sanatlarına yatkınsanız birçok şeyi yapabilirsiniz. En basitinden mumla bir oyun oynamak istiyorsunuz. Partnerinize bunu damlatacaksınız. Köy bakkallarında satılan o standart mumlardan kullanmaya kalkarsanız deri tahriş olacak belki de kalıcı izler oluşacaktır. Bunun nedeni de o mumların sertlik oranlarının yüksek olması için içine atılan kimyasalın erime noktasını yükseltmesi. Eğer aradığınız özelliklerde bir mum bulamazsanız tek çare parafin alıp evde bunu yapmak oluyor. Ben bu tarz el işlerini çok sevdiğim için birçok şeyi kendim yapmaya çalışıyorum.

Instagram

Facebook

Twitter

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
darkosman

Seviş geç bokunu çıkarmanın anlamı yok..

Görüş Bildir