Görüş Bildir
Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio'da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

etiket Özge Selçuk Yazio: Filistin ve İsrail Kesişim Kümesinin Ortak Elemanı

Anasayfa > Yazio

Şimdiki zaman içinde, Mescid-i Aksa amansız dert içinde, Kudüs ateş topu olmuşken, var olmanın dayanılmaz ağırlığında insan insana kıymışken, kalbimin gümbürtüleri arasından çıka gelen, içime takılı kalmış bir söz der ki bütün olmayı iyi olmaya tercih ederim. Bütün olanın sadakati kendinedir. Ondandır evvelden beri kendi dışındakilere gül yüzünü göstermeyi bilişi. Dünya’ya ne oldu da bütün olamıyor? Toprak ekilip hasatını verecekken, kavrulup çatlıyor. O koca yarıklardan sesi sessizlikte boğulan ağıtlar fışkırıyor. Sen bütün müsün?  Sen bütün olmadan Dünya bütün olabilir mi?

Göğe yaraşır duruşuyla o heybetli dağın etekleri, ormanın sınırına dayanınca bir geçiş alanı oluşturur doğa ana.

Göğe yaraşır duruşuyla o heybetli dağın etekleri, ormanın sınırına dayanınca bir geçiş alanı oluşturur doğa ana.

Bu iki farklı bütünün karşılaşmasından çarpışma değil ekoton dediğimiz kesişim bölgeleri doğar ve canlılığa yer açar. Haliyle, ekotonlar her iki ekosisteme de ait türleri barındırır. Yani tür çeşitliliği fazla olduğundan biyolojik açıdan oldukça değerli alanlardır. Ne hikmetse bu kıymetli ekotonda yaşayan türlerin hayatlarını orada sürdürebilmeleri için biyolojik toleranslarının fazla olması gerekir.

Tolerans yani hoşgörü ortadan kalktığında mı ne olur? İsrafil Sur’u üfler! İsrail’in duvarın diğer tarafından alev almış Filistin’i izlerken ki kabına sığmaz sevinci Kudüs’te yok olmuş hoşgörünün ta kendisidir. Kudüs insanlık tarihinin kutsal ekotonudur. Müslümanlar için Hazreti Muhammed Miraç’a bu şehirden çıkmıştır, Yahudiler için Kral Davud İsrail Birleşik Krallığı’nın başkenti olarak bu şehri inşa etmiştir ve Hıristiyanlar için ise Hazreti İsa bu şehirde çarmıha gerilmiştir. Bir diğer adı ile Kudüs Yeruşalayim olarak geçer. Şalim adı İbranice Şalom, Arapça Salam kökünden gelir yani barış demektir. Bu üç kadim inancın kesişim noktası olan Kudüs barışın şehridir, bir bütün oluşa çocuklarını davet etmelidir.

Bütünlük bir denge meselesidir. Her şey denge ile var olur. Dengesini bozduğumuz her alan, ayakkabımızın içindeki o küçük taş gibi her adımda ayağımıza batmaya devam eder. Terazi şaşınca o halkanın eksik kısmını tamamlama açlığımız, en ilkel sinir ağlarını sağlamlaştırarak bize ait olmayana saldırıp, ondan koparttığımız parçalarla kendimize yama yapabileceğimiz yanılsamasına düşürür insanı.  Bütün oluyoruz derken parçalanışımız bundandır. Kibritçi Kız gibi sokakta üşürken sobanın sıcağının tatlı hayalinde öylece donup gidişimizi beklemek yerine kader çarkını bir daha çevirmeyi deneyemez miyiz?

Maya uygarlığına göre şu anda dördüncü Dünya çağında yaşıyoruz.

Maya uygarlığına göre şu anda dördüncü Dünya çağında yaşıyoruz.

Bu çağ boyunca da insanların birbirleri ile ve diğer tüm varlıklarla olan bağları kopmuş, zayıflamıştır. Bu nedenle öfke, korku, kibir, rekabet duyguları, ötekileştiren stratejiler, sınıfsal uçurumlar hükmetme devrinin yenilmez görünen surlarını inşa etmiştir. Ancak yine bu zamanın insanlarının bilinç değişikliğini sağlayıp, özü ve bir oluşu hatırlayacaklarını ön görmüşlerdir. Dengenin varlığı ile anlatılan bütünün simgesi Uzakdoğu kültüründe yin ve yangdır yani Ortadoğu kültüründe kendindeki Rahman ve Rahim’i tanımandır. İşte,  öz yönetimimizi elimize alarak bütün oluşumuzdaki sorumluluğumuzu üstlenmenin tam vakti! Saçı ağarmış, kırış kırış olmuş, gözlerine evrendeki bütün sevgiyi doldurmuş, şefkatle seni bekleyen büyük anne ile kucaklaşma anı kadim bilgilerin kulak sinirinden geçip hem akla hem kalbe düştüğü andır. Kadim bilgiler derine dalıştır, öze dokunur, bakış açısında değişimler yapar. Modern bilgiler ve teknikler ise zihnin labirentlerini aydınlatır, benliğin üzerindeki baskıyı hafifletir, duygularla barışmayı sağlar. Modernite ile kadim bilginin buluştuğu noktada insan kendine taze bir merhaba der, sabahın kokusunu duyar, güneşin enerjisini bir daha hisseder, ağız tadı yerine gelir.

Neticede akıl, kalp ve beden hizalandığından hoşgörünün rengi bulaşır dört bir yana. Bir narı alıp içini açınca ortalığa saçılan şeffaf, kırmızı, parlak nar tanelerine ulaşmak gibi bizim için bilgiyi elde etmek. İlgili kitabı, videoyu, yazıyı ya da uzmanı bulmak ve izini sürmek bize kalmış ancak kendi ile karşılaşmak üzere kolları sıvayanın halindeki değişim gözle görülür çünkü o yola koyulmuştur ve destek yolda gelir. Mesnevi’de Kral Süleyman dememiş midir Saba Melikesi’ne ‘ Sen kendi talihin haline geldiğinde, ey kutsal varlık talihin artık sen olduğundan, onu asla kaybetmeyeceksin ‘.

O zaman yeniden kendimizle tanışalım!  Kalbimize sahip çıkalım ve izin verelim aklımız bize eşlik etsin ki terazinin iki kolundaki ilk eşitlenmeyi sağlayalım. Bütün olmaya doğru sevilesi aklımızdan düşünen kalbimize bir yol yapalım. O yolları yürürken ne görkemli bir şölen sunar bu koca Dünya bize kim bilir! İçerisinde denizkızı masallarını barındıran mavi sularıyla, kökleri toprağı dalları göğü kucaklayıp soluğunu ciğerimize bırakan ormanlarıyla, ezgisi farklı insanlarıyla bu yeryüzü bizim biricik beşimiz. Dilerim usulca söylediğimiz ninniler hepimize huzur versin.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
1
1
1
1
0
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?