Osmanlıca Öğrenip Okunacak Arşivler Tehlikede Olabilir!

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Osmanlıca zorunlu ders tartışmalarında, "yeni nesillerin arşivleri okuyabilmesi" gerekçesinin gösterilmesi, Osmanlı Arşivlerini hatıra getirdi. Geçtiğimiz yıl arşivin, imparatorluğun yönetim merkezi tarihi yarımadadaki binasının yenileme projesi başlatılmış ve arşiv de Kağıthane'ye taşınmıştı. Kağıthane'de dere yatağında inşa edilen binaya uzmanlar karşı çıkmış, 100 milyon belgenin ve 370 bin defterin sel ve rutubet tehlikesi altında olduğu uyarısını yapmıştı. Ancak taşınma gerçekleşti, Ağustos ayında da Sultanahmet'te yenilenen bina otele dönüştürüldü. Yeni binada belgelerin de uyarıldığı gibi rutubet nedeniyle zarar gördüğü iddialara gündeme geldi.

Türkiye'nin gündeminde tartışılan konulardan biri de liselerde zorunlu Osmanlıca öğretilmesi. Geçtiğimiz hafta Antalya'da yapılan 19. Milli Eğitim Şurası'nda Eğitim Bir-Sen tarafından getirilen bu teklife tepkiler geldi. Ancak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Başbakan Ahmet Davutoğlu da Şura'nın kararları arasında yer alan bu öneriye sahip çıktı ve Erdoğan, "İsteseler de istemeseler de Osmanlıca öğretilecek, öğrenilecek" dedi. Osmanlıcanın zorunlu öğretilmesinin iki gerekçesi dile getirildi. Birincisi, yeni kuşakların, "dedelerinin mezar taşlarını okuyabilmesi"; bir diğeri ise yine yeni nesillerin "Osmanlı arşivlerini okuyabilmeleri".

"Yenileme projesi" diye başladı

Yeni kuşakları tarih araştırmacısı bir yönelime sokacak olan zorunlu Osmanlıca öğretilmesi tartışmasındaki bu gönderme, Osmanlı Arşivlerini hatıra getirdi. Geçen yıla kadar binası, imparatorluğun yönetim merkezi olan Sultanahmet'te bulunan Arşiv, Haziran 2013'te Kağıthane'ye taşınmıştı. 400 yıllık tarihi arşiv binasında, "yenileme projesi" başlatılmıştı.

400 yıllık arşiv binası otel oldu

cnnturk.com'un haberine göre Ticarethane Sokak’ta bulunan Başbakanlık Osmanlı Arşivi binası boşaltılır boşaltılmaz tadilata alınmış, binanın etrafına önce büyük duvarlar örülmüştü. Başına da “Başbakanlık Osmanlı Arşivi restorasyon çalışması” yazılmıştı. Ancak çalışmalar zamanla yerini lüks bir otele bıraktı. Arşiv bahçesinde bulunan limon, defne ve asma ağaçları da kesildi. İnşaat sırasında asırlık çınarlar da zarar gördü, kurumaya terk edildi. Mülkiyeti İstanbul İl Özel İdaresi'ne ait bina, İpekyolu Kuyumculuk Kıymetli Taşlar Turizm Otelcilik San.Tic.Ltd.Şti tarafından kiralanarak, otele dönüştürüldü. Otel de açılarak hizmete girdi.

Arşiv ise Kağıthane'ye dere yatağına taşındı

Yaklaşık 100 milyon belge ve 370 bin defterin bulunduğu arşiv için ise Cendere Vadisi’nde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait arsanın bir bölümü ile hazine tarafından Milli Eğitim Bakanlığına tahsisli arsanın bir bölümünden oluşan toplam 55 bin 809 metrekarelik alan tescillendi. Hassa Mimarlık tarafından projeleri hazırlanan arşiv sitesinin ihalesi, TOKİ tarafından gerçekleştirildi.

Uzmanlar uyardı: "Babı Ali'den Kağıthane'ye taşımak ayıptır"

Yaklaşık 1 yıl önce açılışı yapılan yeni Osmanlı Arşivleri binası Kağıthane Deresi’ne olan yakınlığı ve bir o kadar merkeze uzak oluşu sebebiyle tartışmalara neden oldu. Uzmanlar arşivi, Kağıthane Deresi'nin çok yakınına, rutubetin bir yere götürmenin risklerine dikkat çekmiş ve uyarıda bulunmuştu. Hatta Prof. Dr. İlber Ortaylı, basına yansıyan demeçlerinde, "Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nin yeri Bab-ı Ali’dir. Osmanlı arşivini Kağıthane’ye taşımak ayıptır, görgüsüzlüktür, densizliktir. Eski bir imparatorluğun, eski bir milletin yönetimine yakışmıyor bu kadar laubalilik" diye çok sert bir şekilde tepki göstermişti.

"Dere yatağında olmaz" uyarısı

Arşiv binasının Kağıthane'de yapıldığı yerle ilgili meslek odaları da olumsuz görüş bildirmiş, İnşaat Mühendisleri odası, taşkın alanı içine arşiv gibi özellik taşıyan binaların yapılmasının yanlış olduğunu açıklamış, "Dere yatakları içerisinde bulunan yerleri arşiv binası olarak kullanmamak lazım" denilmişti.

"Belgeler rutubetten zarar görüyor" iddiası

Uzmanların uyarısını haklı çıkaran iddialar, geçtiğimiz Haziran ve Temmuz aylarındaki yağışların ardından gündeme geldi. Dere yatağındaki binayı su bastığı, binada oluşan çatlaklar nedeniyle arşive su sızdığı ve arşivden kokular gelmeye başladığı iddiaları basına yansıdı. Arşivde çalışan araştırmacılar ise bazı belgelerin ıslak ya da nemli olduğunu ileri sürdü. Bunun üzerine Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü'ne konuyu sordu. Ancak verilen cevapta, “Belge muhafazısı için her türlü modern önlemin alındığını ve sistemde nem alma nem vermenin dünya standartlarında yapıldığı” belirtildi.

CNN Türk

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Ahmet DavutoğluAntalyaBaşbakanİstanbulİstanbul Büyükşehir BelediyesiRecep Tayyip Erdoğan
Görüş Bildir