Ondan Öncesi Karamanoğulları Beyliği: Melih Gökçek'in 20 Yılda Hayatımıza Bıraktığı İzler

-

"İstifa edecek mi? Odasını topladı mı? Bir 20 yıl daha başkan kalacak mı?" soruları kafaları kurcalarken Melih Gökçek'in hayatımıza bıraktığı izlere dönüp bir bakalım dedik. Kolay değil, neredeyse bir ömür...

Şu sıralar ismi en çok konuşulan siyasilerden biri şüphesiz ki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek. Hemen hemen her gün onunla ilgili bir haberi mutlaka okuyoruz.

Fakat şimdilik mi demeliyiz, bilmiyoruz. Zira Cumhurbaşkanı tarafından istifasının istendiğini fakat kendisinin makamını henüz boşaltmadığını biliyoruz.

Çoğu kişi onu belediye başkanı kimliğinden başka bir kimlikle tanımıyor. Çünkü oldukça uzun bir süredir Türkiye'nin başkentini yöneten tek isim.

Bilmeyenler için kısaca bahsedelim. Melih Gökçek, gençlik yıllarında Kızılay'da bulunan Zafer Çarşısı içerisinde bir foroğraf stüdyosunun sahibiydi. Kendi çapında küçük bir esnaf olarak hayatını sürdüyordu kısacası.

Fotoğraf stüdyosunu kapattıktan sonra Maltepe'de bir kafe açtığını da bilmiyor olabilirsiniz.

Bu işletme de uzun ömürlü olmadı çünkü askere gitmesi gerekiyordu. Tabii bir de işin içine evliliği girince biraz daha ciddi işler yapmaya yöneldi.

Siyasete girmeden önce yaptığı son iş ise yumurta alım satımı.

Şu an Halk Ekmek Genel Müdürü olan Ali İlkbahar ile birlikte yumurta satmaya başladıklarını da Ali Bey'in daha önce yapmış olduğu bir söyleşiden biliyoruz.

İlerleyen zamanlarda koca bir şehri yöneten belediye başkanı olmasının ilk adımları ise Keçiören Belediye Başkanlığı'ndan geçiyor.

1984 yılında ANAP'tan belediye başkanı adayı oluyor ve %56'lık bir oy oranıyla Keçiören Belediye başkanı seçilyor.

Siyasetten bürokrasiye geçişi de önceki işleri gibi keskin ve ani oluyor Gökçek'in.

1989 yılına kadar sürdürdüğü Keçiören Belediye Başkanlığı görevini bırakıp Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü yapıyor.

Belediye başkanlığından aldığı tadı hiçbir şeyden almadığını düşündüren eylemini ise 1994'te gerçekleştiriyor ve ömrünün belki de en uzun süreli görevini gerçekleştiriyor.

1994 yılında Refah Partisi'nden Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı olarak seçimlere giren Melih Gökçek, sandıktan ikinci olarak çıkıyor ve SHP'nin adayı Korel Göymen seçimi kazanıyor. Ancak Melih Gökçek YSK'ya itirazda bulunuyor ve oylar yeniden sayılıyor. İkinci günün sonunda Melih Gökçek'in oy oranı % 21,7, Gölmen'in oy oranı %21,3 olarak açıklanıyor. Böylece Melih Gökçek, uzun yıllar sürecek büyükşehir belediye başkanlığı ünvanını 1994'te kazanıyor.

Ankara Belediye Başkanı olduktan sonra onunla birlikte anılan ve uzun süre hafızalara kazınan olaylar zinciri de başlıyor. Bunlardan en bilineni "Böyle sanatın içine tükürürüm"

Altınpark'ta bulunan heykellerin "orgazm" halinde bulunduğu gerekçesiyle kaldırtan Gökçek, daha sonra konuyla ilgili şöyle bir açıklama yapıyor: "Ahlaksızlığın adını sanat koymuşlar, ben böyle sanatın içine tükürürüm"

Başbakan Binali Yıldırım'ın "Aşkımız Keçiören Metrosu gibi olsun, hiç bitmesin" diye esprisini yaptığı Keçiören Metrosu ise Gökçek'in önüne hep çıkmasıyla biliniyor.

2003'te başlayıp 2005'te bitmesi planlanan metro inşaatı bir yılan hikayesine dönüyor. Metro projesi Büyükşehir Belediyesi'nden alınıp Ulaştırma Bakanlığı'na devrediliyor ve 2017 yılında metro hizmete giriyor. Böylece bir esprinin daha sonuna geliniyor...

Yazın uzun süren su kesintileri için getirdiği öneri de epeyce konuşuldu: "Tatile çıkın"

Su kesintilerinin yaza denk gelmesi sebebiyle Ankara'da oldukça zor zamanlar yaşanmıştı. Melih Gökçek'in vatandaşlara "Tatile çıkın" diye bir öneri getirmesi ise ilginç ve fantastik bir öneri olarak tarihteki yerini aldı.

Başkan daha önce de şebeke suyu ile ilgili spekülasyon yapanlar için kameralar karşısında musluktan su içip şöyle demişti: "Vallahi çok güzel"

Her zaman şahsına münhasır bir tavrı olan Melih Gökçek'in protesto ve eylem şekli de elbette farklı olacaktı: Örneğin balon patlatmak...

Melih Gökçek'in kendi tabiriyle canlı yayında yaptığı "Düello"lar oldukça meşhurdur, bilen bilir. Kemal Kılıçdaroğlu ile tartıştığı bir canlı yayın sonrasında tek tek yazılar yazdığı balonları patlatıp, düellonun galibinin kendisi olduğunu söylemesi de yine orijinal bir iş olarak siyaset tarihinde yerini aldı.

ODTÜ ile olan çekişmesi ise hiçbir zaman bitmedi.

ODTÜ arazisinin bulunduğu alanın bir kısmına yol yapılması konusunda oldukça ısrarlıydı; bunu da gerçekleştirmek için hiçbir zaman geri adım atmadı.

Melih Gökçek ile bir bayram klasiği: Çocuklara top dağıtmak

Başkan olduğu yılların en başından beri bu geleneği hiç bozmadı desek yeridir. Bir otobüs dolusu rengarenk topu her bayram mutlaka dağıttı.

Onun adına açılan sahte bir hesaptan atılan tweet, Melih Başkan'ın neredeyse alameti farikası oldu.

Fıskiyeyi kimin kırdığı hala bilinmiyor, belki de hiç kırılmadı.

Sosyal medyaya olan tutkusu ise daha önce hiçbir siyasetçide görmediğimiz bir arzuyla devam etti.

Bazen biraz heyecanlandı...

Bazen yoklama çekti...

Bazen de isimsiz laf soktu.

Ankapark ise onun rüyası, gerçekleştirmek için olanca gücüyle çalıştığı bir projeydi. Hatta oyuncakları ilk önce o denedi.

Ve milyon yıllar öncesinden çıkıp gelen dinozorlar, şehri bir anda istila etmişti.

Ahmet Hakan ile olan sürtüşmesi ise sosyal medyada herkesin sonunu heyecanla takip ettiği bir dizi gibiydi adeta.

Hala daha gerçek mi değil mi anlayabilmiş değiliz...

Böyle bir arkadaşlığa daha önce hiç tanık olmamıştık.

Hakkındaki ithamlara cevap verirken de bu sosyal medya tutkusunu elden bırakmadı: Şarkı göndermeli video ile cevap

Tabii ki onunla bütünleşen gülümsemesi lle birlikte...

Ve Ankaralılar bir sabah uyandığında, kendilerini bir bilim kurgu filminin içinde hissetirler Melih Gökçek sayesinde.

Her yerde robotlar, transformerslar vardı. Robotla daha önce hiç hukuku olmamış vatandaş şaşkındı ama elden de bir şey gelmiyordu.

Sürprizleri seven Melih Başkan, bazen de devcileyin bir gorille güne merhaba diyordu hemşehrilerine...

Belki de herkesin ihtiyacı olan kan dolaşımını sağlıyordu?

Yani koca bir 20 yıldan bahsediyoruz. Süper kahramanların bile gücünün tükendiğini gördük ama onun direnci hiçbir zaman eksilmedi.

Bundan sonra ne olur, nasıl olur bilemiyoruz... Ancak Melih Gökçek herkesin, özellikle de Ankaralılar'ın hayatına derin izler bıraktı, bu da bir gerçek.

Dikkat ettiyseniz bunca zamandır pek de yaşlandığı söylenemez.

Onun başkan seçildiği 1994 yılında doğanlar, şu an genç birer delikanlı, yetişkin birer kız. Bazılarımız için ondan öncesi tamamen silik anlayacağınız...

1994'te Justin Bieber Kanada'da doğarken bu kadar ünlü; Melih Gökçek'in Ankara Belediye Başkanı olurken bu kadar başkan olacağını kim bilebilirdi ki?

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
paco-hernandez

bu adamın belediye başkanlığından olması benim gençlik hayalimdi. ama beştepe'nin tek adamının gücü ankara'nın tek adamına yetmiyor şu anda ve bunu izlemek çok keyifli!

utopya

a.q. gözlüklü şeytanı bi git de kutlamalara başlayalım.

sari-lacivert

En çok odun herife üzülüyorum kime saracak bakalım :)))

scooby

Ankaralı olmayanlar bizim halimizi tam anlamıyla anlayamaz. Ben 30 yaşındayım, bu adam belediye başkanı olduğunda 7 yaşındaydım. Düşünebiliyor musunuz? Siz bizim neler çektiğimizi nerden bileceksiniz? Siz bizin neden içtiğimizi nerden bileceksiniz?

dogukan_372

iyi güzel ve esprili bir başkandı ama görevden alan bir parti lideri değil ankara ahalisi olmalıydı

Başlıklar

Ahmet HakanAnkaraBaşbakanBilimBinali YıldırımJustin BieberKemal KılıçdaroğluMelih GökçekOrta Doğu Teknik ÜniversitesiRengarenkSosyal MedyaTürk Kızılayıdiziorgazmyumurta
Görüş Bildir