Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Öğrencilerin Yönetime Katılımı Sağlandı, Okul Renklendi

 > -

[Fotoğraf: Umay Aktaş Salman/Al Jazeera Türk]

Eyüp Merkez Ortaokulu'nda öğrencilerin yönetime katılımı sağlandı, okula demokrasi geldi. Bilgi Üniversitesi ve ERG ortaklığıyla yürütülen 'Demokratik Okullara Doğru Projesi' uygulaması sayesinde artık okulun bir öğrenci meclisi var ve çocuklar kararlarda söz sahibi.

"Öğretmenler ve okul yöneticileri, öğrencileri aciz görüyorlar. Onlar kedi, biz fare. Okul sanki yöneticilerin imparatorluğu gibi …"

Yedinci sınıf öğrencisi Barış Bülbül çocukların okul içinde söz hakkı olmamasını bu sözlerle anlatıyor.

Okullarda demokratik bir ortam bulmak hiç de kolay değil. Çocuklar öznesi oldukları eğitimde, belirlenmiş kurallar ve şartlarda görüşleri alınmadan" edilgen kalıyorlar.

Bu geleneği değiştirmek isteyen İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi (ÇOÇA) ve Eğitim Reformu Girişimi, “Demokratik Okullara Doğru: Öğrencileri ve Okulları Güçlendiren Katılım Uygulamaları” isimli bir proje başlattı. Proje Demokratik Vatandaşlık ve İnsan Hakları Eğitimi Hibe Programı kapsamında yürütüldü.

Pilot okul olarak ise devlet okulu olan Eyüp Merkez Ortaokulu seçildi.

[Fotoğraf: DOD Ekibi]

Öğrenci meclisi de ne?

ÇOÇA bir buçuk yıl önce projeyi hayata geçirmek üzere Eyüp Merkez Ortaokulu’nun kapısını çaldığında, çocukların deyişiyle öğrencilerin okulun yönetimiyle uzaktan yakından alâkası yoktu. Hatta ‘öğrenci meclisi’ni hayatında ilk kez duyanlar vardı.

Katılımcı bir okul yaratmak için eğitimler başladı. Proje yöneticileri Melda Akbaş Akboğa ve Gözde Durmuş başta olmak üzere proje ekibi sürekli okuldaydı. Hem çocuklara, hem öğretmen, yönetici ve velilere insan hakları, çocuk hakları gibi konularda atölye çalışmaları yapıldı.

Okuldaki 151 çocuk okul güzelleştirme, okul kuralları gibi başlıklarla altı ayrı gruba ayrıldı. Çocuklar maddi kaynağı da kendileri bularak okulun bahçe duvarını rengârenk boyadılar. Okulun tavanına origami atölyesinde yaptıkları kuşları astılar, gazete çıkardılar, diğer sınıflara demokratik okulun nasıl olabileceğini anlattılar. Hep erkekler için spor etkinlikleri yapıldığından şikâyet ederken bu duruma da el atıp "kızlar sahada" dediler ve karma futbol oynadılar. Sınıflar arkadaş ve öğretmenleriyle de sözleşmeler hazırlayarak kuralları belirlediler.

Kızların kazanılmış hakkı: Pantolon

Çocuklar eğlenerek okulun iklimini değiştirirken projenin en önemli sonuçlarından biri olarak da Öğrenci Meclisi kuruldu. 40 öğrencinin yer aldığı meclislerde seçimler yapıldı. Öğrenciler gündemlerini burada konuşup, taleplerini okul yönetimine Öğrenci Meclisi aracılığıyla iletiyorlar. Kızlar "Neden etek giymek zorundayız? Biz de daha rahat olup pantalon giymek istiyoruz" dediler. Öğrenci Meclisi bunu yönetimle konuştu. Kızlar da okul forması olarak artık pantolon giyiyor.

Çocuklar okuldaki değişimi anlattıkları belgesel de hazırladılar. Belgeselde bir buçuk yıl boyunca çocuklar, sorumluluk aldıklarında, fırsat verildiğinde neler başarabildiklerini anlattılar. Örnekler ise okullarda çocukların yok farz edildiğinin kanıtı.

[Fotoğraf: DOD Ekibi]

"Haklarımızı bilmiyorduk"

Öğrenciler daha önce öğretmenleri ve müdürden çekindiklerini anlatıyor. 7/C sınıfından Neşe İrem Silleli "Bizim de bir sözümüzün olduğunu bilmiyorduk" diyor. Barış Bülbül "Evden daha çok vakit geçirdikleri okulda öğrencilerin de söz hakkı olmalı. Öğrencinin saygınlığı olmalı. Biz de projeden önce haklarımızı bilmiyorduk" diye konuşuyor. 7/B sınıfında İrem Nur Yaratanakul, proje sayesinde kendisini okula ait hissettiğini anlatıyor. Gözüne hurda gibi gelen okulun renklendiğini anlatıyor.

"Veli değil çocuk toplantıları olsun"

Öğrencilerin talepleri ve fikirleri çok. Aslında istekleri zaten hakları olan şeyler; temiz tuvalet, daha çok sosyal etkinlik, okulla ilgili kararlarda fikirlerinin alınması, kendilerine hayır demeden önce sebeplerin açıklanması, veli toplantıları gibi çocuklarla da toplantıların yapılması.

Proje bitti ama okulun iklimi değişti bir kere. ÇOÇA okuldan ayrıldığında "Eskiye döner miyiz" diye kaygı hissetseler de çocuklar, "Bu bizim elimizde. Artık haklarımızı öğrendik" diyor.

Öğretmenler de değişti

Projeyle sadece öğrenciler değişmedi. Öğrenciler, öğretmenlerinin artık onlara daha çok fikirlerini sorduklarının söylüyor. Görsel Sanatlar Öğretmeni Tülay Seher Haktanır, çocukların okuldaki işleyişle ilgili kendi görevlerinin de olduğunu fark etmelerinin önemli olduğunu söylüyor. Türkçe Öğretmeni Güral Bilgin ise özeleştiri yapıyor:

"Müfredatı yetiştirme derdinde çocukların gelişimlerini gözardı edebiliyoruz. Bu tür etkinlikler bize bu görevimizi de hatırlatıyor."

[Fotoğraf: DOD Ekibi]

Çocuk katılmı kağıt üzerinde kalıyor

Proje kapsamında ERG’den Işık Tüzün ve Yaprak Sarışık okullardaki çocuk katılımı ile ilgili bir inceleme de yaptı. İstanbul'daki dört okulda görüşmeler yapıldı; Türkiye genelindeki yasalar, MEB Stratejik Belgeleri ve uygulamalar incelendi.

Aslında kağıt üzerinde çocuk katılımı var. 2004'te tüm okullarda öğrenci meclisi kurulması kararı alınmıştı. 2011-2014 MEB Stratejik Planı'nda, ilköğretim programlarında da demokrasi kültürünün oluşmasına yönelik etkinlikler teşvik ediliyor. İlkokul, ortaokul ve lisede demokrasi ve insan haklarıyla ilgili dersler mevcut, okul müdürünün görev süresinun uzatılmasında öğrenci temsilcisinin görüşüne de yer verilmesi yönetmeliğe girdi. Ancak kağıt üzerinde varolan uygulamalar her zaman hayata geçemiyor.

Rapora göre halen öğrenci meclisi olmayan okullar var. Öğrenci meclisleri için çocukların potansiyeline güvenilmiyor ve meclisler yük gibi görülüyor. Var olanlarda ise kadın ve erkek öğrenciler arasında eşitsizlik mevcut.  2004-2014 arasında Türkiye Öğrenci Meclisi Başkanlık Divanı'na seçilen 40 çocuğun yüzde 37'si erkek. İl öğrenci meclisi başkanlığını yürüten öğrencilerin yüzde 25’i kadın. Yine rapora göre, çocukların görüşlerinin alınması da yasal güvence altında değil. Stratejik planlarda çocuk katılımından bahsedilse de, etkin katılımın olup olmadığına dair göstergeler yok. İzleme çalışmaları yok. Birçok okulda seçmeli derslerin okullar tarafından belirlendiği ve sınırlandığı görülüyor. Okullarda olması gereken 'sosyal etkinlikler kurulu'na seyrek rastlanıyor. Okullarda yapılacak etkinlikleri çoğu zaman idareciler ve öğretmenler belirliyor.  

Çocuk katılımı ile ilgili hedefler, girişimler olmasına karşın bütüncül bir politika yok. Sosyal etkinliklerin yetersizliği ise, öğrencilerin okullarında en çok değişmesini istedikleri başlıca konu.

Proje kapsamında eksiklerin ve politika önerilerin olduğu bir de el kitabı hazırlandı. El kitabı okullar ve Milli Eğitim Bakanlığı ile de paylaşıldı. Eğitimcilere çocuk hakları konusunda eğitimler verilmesinden, okullardaki dilek-şikâyet kutularının etkin hale getirilmesine kadar pek çok öneri var. 

Umay Aktaş Salman, Al Jazeera Turk

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

İstanbulÖğretmenfutbol
Görüş Bildir