Nilhan Osmanoğlu Tartışmalı İddialarla Yine Sahnede! Bu Defa İsmet İnönü'yü Hedef Aldı

-

Geçtiğimiz dönemlerde, bazı Osmanlı hanedanına ait eski mülkleri talep edişi ve benzer tartışmalı açıklamalarıyla ön plana çıkan, Nilhan Osmanoğlu, yine ortalığı karıştıracak bir demeçle gündeme geldi. Cumhuriyet gazetesinin haberi ve yayımlanan videoya göre Osmanoğlu, İsmet İnönü'nün Fransa'da II. Abdülhamid'in kızı Şadiye Sultan'ın mücevherlerini aldığı ve kendi karısına taktığını iddia etti!

Videoda sürgün edilen Osmanlı Hanedanından bahseden Osmanoğlu, olayın o sırada hanedan yanındaki bir hizmetçinin mektubunda anlatıldığını ifade ediyor. Fakat söz konusu mektup somut olarak gösterilmiyor.

Nilhan Osmanoğlu'nun anlatımına göre, II. Abdülhamid bir önlem olarak kızı Şadiye Sultan'a ahşaptan imal edilmiş hediyelik bir hindistan cevizi vermiş. Sürgünde Şadiye Sultan bunun içindeki mücevherleri görmüş. Fakat, Osmanoğlu'nun ifadesiyle bunların değerini bilmiyormuş. Bir vakit sonra İnönü Fransa'da kendilerini ziyaret ettiğinde Şadiye Hanım yurda dönmek istediklerini ifade etmiş. İnönü de bunun bir bedeli var diyerek söz konusu mücevherleri almış. Yıllar sonra Şadiye Hanım bu mücevherleri İnönü'nün eşi Mevhibe Hanım'ın boynunda görmüş!

Peki Nilhan Osmanoğlu'nun bu ciddi iddiası karşısında gerçek tarih kaynakları bize ne söylüyor?

Neyse ki bu konuda çok şanslıyız. Zira hem Şadiye Sultan'ın hem de II. Abdülhamid'in diğer kızı Ayşe Sultan'ın, daha doğrusu Cumhuriyet devrindeki adlarıyla Şadiye ve Ayşe Osmanoğlu'nun bizzat kaleme aldıkları hatıraları mevcuttur. Daha çok babaları çerçevesinde gördüklerini anlatıyorlarsa da tabii olarak sürgün günlerini de kaleme almışlardır.

Hem Şadiye hem de Ayşe Hanım'ın hatıratı, Nilhan Osmanoğlu'nun anlattıklarıyla çelişki gösteriyor.

Şadiye Osmanoğlu hatıralarında sürgün günlerini şöyle anlatmaktadır: 

Paris'ten trenle 20 dakika mesafede "Lorency" köyünde bir villanın ikinci katını kiraladım... İstanbul'dan bazı eşyalarım ve piyanom gelmişti... Hiç yalnız kalmıyordum. Davetler, davetleri takip ediyordu... Paris'e daha evvel de gelmiş olduğum için hiçbir müşkülat (zorluk) çekmiyordum. 23 yıl, bu yeni vatanda, hiçbir müşkülata uğramadan yaşadım.

(Şadiye Osmanoğlu, Babam Abdülhamid, L&M Yayıncılık, 2007, s.82-83).

Ayşe Osmanoğlu da sürgün için Fransa'yı seçmişti. Onun anlattıkları da Şadiye Hanım ile çok benzerdir.

Zevcim (eşim) Mehmed Ali Rauf Bey'le birlikte düşündük. Gitmek için bize en elverişli yerin Fransa olduğuna kanaat getirdik. Bir kere dil hususunda güçlük çekmeyecektik... Bu düşünceyle Fransa'ya doğru yola çıktık. Elimize biner lira yol masraflarımızı vermişler, eşyalarımızı da geçirtmeye müsaade etmişlerdi. 

Fakat Ayşe Hanım o kadar şanslı değildi. Eşinin de ani ölümüyle birlikte II. Dünya Savaşı yıllarında gerçekten maddi anlamda sıkıntıya düştü. Buna rağmen zor da olsa bir şekilde geçinerek çocuklarını mükemmelen okutmayı ve yetiştirmeyi başardı.

(Ayşe Osmanoğlu, Babam Sultan Abdülhamid, Selçuk Yayınları, Ankara 1986, s.243).

Netice olarak durumu tarihi gerçekler ışığında değerlendirdiğimizde, Nilhan Osmanoğlu'nun bu iddiasında birçok çelişki ile soru işareti ortaya çıkmakta ve bu mesele, Lozan'ın 2023'te sonlanacağı gibi trajikomik bir söylem halini almaktadır.

  • Şadiye Hanım'ın mükemmel eğitimli bir padişah kızı olduğu, Fransızca dahi bildiği, piyano dahi çaldığı açıktır. Buna rağmen Nilhan Hanım, onun söz konusu mücevherlerin değerini bilmediğini öne sürüyor. Oysa bu seviyede eğitimli bir insandan böyle bir davranış beklenemez.

  • İsmet İnönü'nün ne zaman, hangi sıfatla Fransa'ya gidip de hanedan üyelerini ziyaret ettiği meçhulde kalıyor.

  • Nilhan Osmanoğlu bu iddiaları bir mektuba dayandırmasına rağmen, ortaya söz konusu bir belge koymamakta.

  • İnönü'nün eşi Mevhibe Hanım'ın çok dindar bir kadın olduğunu, aslında İnönü'yle arası hiç iyi olmayan Dr. Rıza Nur dahi yazmaktadır. Akıllara bu imajdaki bir kadının, iddiaya göre kocasının bir de eski padişah kızından zorla aldığı mücevheri alenen takması düşünülebilir mi?

İsmet İnönü'nün torunlarından Hayri İnönü'nün açıklamalar hakkındaki cevabı:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

Başlıklar

AnkaraFransaHindistanİstanbul
Görüş Bildir