Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Murat Tavlı Yazio: Kime Korona?

55PAYLAŞIM
Yazio Banner

Sevgili Onediolular, Onedio’nun birbirinden değerli köşe yazılarında gezinirken elindeki çaydan bir yudum alıp keyif yapanlar, sonbaharın gelişiyle duygusallaşıp eski sevgiliye mesaj atanlar merhaba! Geçen hafta dükkânı Bismillah diyerek açtık ve ilk yazımızı sizlerle paylaştık. Gösterdiğiniz ilgi ve alakadan dolayı şükranlarımızı sunar sözü fazla uzatmadan muhabbete girerim.

Öncelikle en sevdiğim mevsimin ilk yazısında bu konudan bahsetmekten çok keyif almadığımı söylemek isterim. Adamın teki yarasa yemiş de oradan virüs kapmış da tüm dünyayı etkisi altına almış, peh! 2020’de başımıza gelenleri anlamlandırmayı artık bırakmış durumdayız. Bir uzaylı istilası kaldı yaşamadığımız onlara da soframızda bir yer açarız. Bu yıla girerken dilediğimiz dilekler nasıl bir yanlış anlaşılmayla iletildiyse başımızı beladan kurtaramadık. Neyse beterin beteri var diyerekten buna da şükredip biz yazımıza bakalım. İlahi adaletin sahibi daha fazla kızdırmayalım.

Tüm dünyayı etkisi altına alan küresel bir virüsle karşı karşıyayız.

Wuhan’da ortaya çıkan bu virüs çok kısa sürede tüm dünyaya yayıldı ve maalesef aralarında çok değerli sağlık çalışanlarının ve bilim insanların da bulunduğu bir zümreyi hayatımızdan çaldı.

Ama alttaki videoda size müjdeli bir haber var, buyurun izleyelim.

Evet sevgili okurlar, Salı pazarındaki ağabeyimizin de dediği gibi virüs mütasyona(!) uğramış. Bu güzel gelişmeyi bizlere aktaran CNN TÜRK muhabiri Fulya Öztürk’e de teşekkür ediyoruz. Virüsle ilgili en doğru ve en gerçek haberleri gerek kahvelerde, gerek semt pazarlarında, gerekse otobüs duraklarında alıyoruz çünkü bizim insanımızın bilmediği hiçbir konu yok. Mesela ‘’bilmiyorum’’ kelimesini kullanan insan sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Komple teorileri konusunda dünya ülkeleriyle kıyasıya yarışırız. Gelin şimdi koronanın getirdiği başka gerçeklerle yüzleşelim.

Bu virüsle tanıştığımızdan beri ileri görüşlü dayılardan duyduğumuz cümleleri sıralamak gerekirse;

1- Bu Çin’in bir oyunu 
2- Amarika Çin’e virüs saldı. 
3- Ya onlar aşıyı buldu da saklıyorlar 
4- Mütasyon tamam koronadan korkmuyoruz. 
5- Avrupa’yı gördün mü nasıl kırılıyor hastalıktan 
6- Biz Türküz bize mi Korona! 
7- Sana kod geldi mi la?
8- #evdekal

Ülkemizdeki ilk vaka 11 Mart 2020’de görüldü ve süreci çok iyi yönettiğini düşündüğüm sağlık bakanımız ‘’üzücü ama korkutucu değil’’ açıklamasını yaptı. Gün geçtikçe vakalar arttı ve en büyük endişemiz sağlık sistemimizin çökmesi oldu.

Avrupa’da sağlık sisteminin çökmesinden dolayı yaşanan olaylar ortadayken Türkiye gibi 80 milyonluk bir ülkede sonuçlar daha da ürkütücü olabilirdi. Alınan önlemler kapsamında belli başlı sektörlerde hizmetler durduruldu, büyükşehirler ve Zonguldak’ta dört güne varan sokağa çıkma kısıtlamaları getirildi ve hepimiz ne alakaysa Instagram’da canlı yapmak zorunluluğu hissedip insanların evde kalması için mesajlar paylaştık. Bir sahne sanatçısı olarak Mart ayından beri sahneden uzağım. Tiyatrom kapatıldı ve kısıtlamalar getirildi, kitap fuarları kapandı, söyleşi ve panellerim iptal oldu kısacası ev erkekliğine merhaba dedim. Hem maddi hem manevi olarak daha önce yaşamadığım bir sürecin içinde kendimi bulmuşken hangi ara evde ekmek yapmayı öğrendim inanın bilmiyorum…

Umreden gelen insanların vakaları arttırdığını söyledik ve bunu her yerde paylaştık. Tepkimizi gösterdik çünkü olay gerçekten de büyük boyutlara ulaşabilir, ülkemiz için içinden çıkılamayacak hâle gelebilirdi. Peki ne değişti?

Yaz gelince ne oldu? Korona hiç yaşanmadı, sokağa çıkma yasakları gelmedi, kahvehaneler kapatılmadı, sahne sanatlarına kısıtlama gelmedi, nargile yasaklanmadı mı? Evet bu bahsettiğim sektörlerin bir kısmında yasaklamalar devam ederken, uçakta yan yana oturmak serbest ama tiyatroda yasakken koronanın sektör seçtiğini düşünür oldum. Acaba korona para getirisini göz önünde bulunduran kapitalist bir bela mıydı? Bizler neden kapatıldık demiyorum, olmalıydı ama sahillerdeki ve tatil bölgelerindeki köpük partilerini, eğlence mekanlarındaki konserlerde iç içe eğlenen insanları, otellerdeki sosyal mesafesiz hayatı gördükçe “bu korona sadece bize mi var arkadaş” demekten de kendimi alamıyorum.

Umreden gelenleri klavye gücüyle eleştirenler bugün beachlerdeki partilerde doyasıya coşarken geçmişte attığı tweetleri hatırlar mı, onu da sanmıyorum.

Kısa bir süre sonra sokağa çıkma yasaklarıyla tekrar karşı karşıya kaldığımızda köpük partilerinde eğlencenin dibine vuran zenginler bizlere ‘’evde kal’’ diye tweetler atacaklar. Marketteki sıraları görüp bu millet akıllanmaz diye caka satacaklar. Bazı sektörde görev yapan insanlar bu virüsün bedelini öderken bazı sektördekilerin para sayma makinesi tüm sıcaklığını koruyor. Kısacası sana Korona, bana Korona, Korona yok ona. Ne varsa garibana, ne varsa fakir fukaraya. 

Sağlıkla kal Türkiye, eğlenin doya doya…

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
orhan-temiz

Güzel bir içerik tenks

Görüş Bildir