Modern Cazın En Derin İsmi: Müziğin Efsanelerinde Bu Hafta John Coltrane
John Coltrane, caz müziği için en önemli isimlerinden bir tanesidir. Çaldığı her notayı kalbimize ilmek ilmek işleyen John Coltrane'i bu içerik ile çok yakından tanıyın!
1. Geç başlayan bir kariyer...
Coltrane, müziğe erken yaşta başlamadı ama kariyerinin gerçek yükselişi 30'lu yaşlarında geldi. Bu durum onu halk tarafından geç keşfedilen ama patlayan bir yetenek haline getirdi. Birçok müzisyen genç yaşta parlarken o kendi tarzını yavaş yavaş inşa etti.
2. Müzikle çok erken yaşlarda tanıştı.
O müzikle çok sade bir ortamda tanıştı. Babası ve amcası zaten müzikle ilgileniyordu. Genç yaşlarda önce klarnet çalmaya başlıyor, sonra saksofonla tanışıyor. Onun tanınması 1940’ların sonu ve 1950’lerin başında, Philadelphia’ya taşındıktan sonra başlıyor.
3. Bağımlılığıyla ciddi mücadeleler verdi.
Gençliğinde ciddi bağımlılık sorunları yaşadı ve kariyeri neredeyse bitme noktasına kadar geldi. Ancak 1957'de yaşadığı bir kendine geliş ile hayatı yaşama biçimini tamamen değiştirdi ve bu dönemden sonra müziği daha spritüal bir hale geldi.
4. Efsane bir albüm!
“Giant Steps” caz dünyasının en efsanevi ve matematiksel açıdan bir devrim gibidir. Bunun nedeni de şarkıdaki akor geçişlerinin aşırı hızlı ve karmaşık olması... Birçok müzisyen bunu yapmaya cesaret edemese de Coltrane harikalar yarattı.
5. Müziğine çok emek verdi.
Coltrane, bazen günlerce odasından çıkmadan çalışırdı. Saksafonunu elinden bırakmadan saatlerce aynı pasajı tekrar ederdi ve en iyisi olana kadar asla durmazdı. Hatta komşuları bu yoğun çalışmadan oldukça şikâyetçiydi.
6. Miles Davis ile efsane işbirliği yaptı!
Coltrane'in en parlak dönemlerinden biri de Miles Davis ile çalıştığı yıllardı. Davis'in grubunda çalarken caz tarihinin en ikonik kayıtlarına imza attı. Ancak ikisi karakter olarak çok farklıydı. Davis çok daha rahattı. Bu zıtlık bile onları durdurmaya yetmedi.
7. Bir albümden çok daha fazlası...
Bu albüm Coltrane'in Tanrı'ya yazdığı müzikal bir dua gibidir. Albümdeki her nota onun biraz önce bahsettiğimiz spritüal yolculuğunu temsil eder. Hatta bu albümün çıkışından sonra birçok kişi bunu 'cazın kutsal kitabı' olarak tanımladı.
8. Sahnede resmen transa girerdi.
Konserlerde saksafon çalarken gözlerini kapatır ve adeta başka bir dünyaya geçerdi. Seyirciler onun çalarken kendinden geçtiğini söylerdi. Bu durum aslında Coltrane için sahnenin teknikten çok ruhsal bir alana dönüşmesi ile ilgiliydi.
9. Kendi müzikal diline sahipti.
Coltrane’in hızlı ve yoğun nota akışına müzik eleştirmenleri “Sheets of Sound” adını verdi. Bu tarzdaki notalar adeta dalga gibi üst üste gelir ve o dönem için bu çok alışılmadık bir teknikti. Hatta günümüzde bu teknik için uzun yıllar boyu çalışılması gerekir.
10. Sadece 40 yaşındaydı...
Coltrane'in ünü geç başladı ve erken bitti. Hayatını kaybettiğinde sadece 40 yaşındaydı ve bu kısa ömre inanılmaz bir müzik mirası bıraktı. Yaşarken saygı görse de asıl efsane statüsüne ölümünden sonra ulaştı.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın