Milyonlarca Çalışanı İlgilendiren Yargıtay Kararı: Kendi İsteğiyle Yıllık İznini Bölen İşçi Tazminat Alamaz!
Yargıtay, çalışma hayatında sıkça tartışılan yıllık izin kullanımıyla ilgili emsal niteliğinde bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, işçinin kendi rızasıyla 10 günden daha kısa sürelerle kullandığı yıllık izinlerin, işten haklı nedenle ayrılma ve kıdem tazminatı alma hakkı doğurmayacağına hükmetti.
Milyonlarca çalışanı ve işvereni yakından ilgilendiren kritik karar, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından verildi.
İş Kanunu'na göre yıllık izinlerin bölünmesi durumunda bir parçanın en az 10 gün olması zorunluluğu, bugüne kadar birçok çalışan tarafından işten haklı nedenle ayrılıp tazminat almak için bir gerekçe olarak kullanılıyordu. Ancak Yüksek Mahkeme'nin aldığı son kararla birlikte bu durum tamamen değişti. Artık bir çalışan, kendi talebi ve onayı doğrultusunda izinlerini kısa süreler halinde kullanmışsa, bu yasal durumu öne sürerek iş sözleşmesini tek taraflı feshedemeyecek ve kıdem tazminatı talep edemeyecek.
Karara konu olan olay, bir gümrük müşavirliği şirketinde yaklaşık dokuz yıl görev yapan bir çalışanın açtığı davayla ortaya çıktı. İş yoğunluğu bahane edilerek kendisine hiçbir zaman kesintisiz uzun bir izin verilmediğini, bir defada en fazla altı günlük dinlenme süreleriyle çalıştırıldığını iddia eden işçi, iş sözleşmesini feshetti. İzin hakkının yasaya uygun kullandırılmadığını savunan çalışan, kıdem tazminatı, kullanmadığı yıllık izin ücretleri ve ödenmeyen primlerini alabilmek için konuyu yargıya taşıdı.
Dosyayı inceleyen yerel mahkeme, imzalı formlara göre işçinin toplam 130 günlük izin hakkı bulunduğunu, bunun sadece 48 gününün kullanıldığını tespit etti. Yıllık izinlerin yasanın emrettiği şekilde kullandırılmadığı sonucuna varan mahkeme, çalışanın işi bırakmakta haklı olduğuna hükmederek işverenin kıdem tazminatı ile kalan 82 günlük izin ücretini ödemesine karar verdi. Ancak bu karar, dosyayı yeniden inceleyen Yargıtay'dan döndü.
İlk derece mahkemesinin kararını bozan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, emsal bir hüküm kurarak davanın seyrini değiştirdi. Yüksek Mahkeme heyeti, yasada yer alan on günlük kesintisiz izin kuralını hatırlatmakla birlikte, olaydaki kritik bir detaya dikkat çekti. İncelenen belgelere göre, 10 günden kısa süren izinlerin tamamen işçinin kendi isteği ve rızasıyla parçalara bölündüğü belirlendi. Çalışanın, daha uzun bir izin talep ettiğine ancak işverenin bunu reddederek süreyi kısalttığına dair hiçbir kanıt sunamadığı vurgulandı. Yargıtay, işçinin kendi talebiyle bölünen kısa süreli izinlerin hukuken geçerli sayılacağını, bu yüzden yapılan feshin haksız olduğunu belirterek kıdem tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiğine kesin olarak karar verdi.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın