article/comments
article/share
Haberler
“Milli Güvenlik ve Kamu Düzeninin Korunması” Gerekçesiyle Vize İmparatorluğu Araştırmasına Erişim Engeli Geldi

“Milli Güvenlik ve Kamu Düzeninin Korunması” Gerekçesiyle Vize İmparatorluğu Araştırmasına Erişim Engeli Geldi

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Türkiye'deki vize aracı kurumlarının tartışmalı uygulamalarını ve vatandaşın sırtına yüklenen gizli maliyetleri uluslararası bir araştırmayla gözler önüne seren Kısa Dalga'nın 'Vize İmparatorluğu' haber dizisine erişim engeli getirildi. Mahkeme kararında 'milli güvenlik ve kamu düzeni' gerekçesi öne sürüldü.

Haberi yapan muhabir Canan Coşkun sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Vize işleme tekeli VFS’nin faaliyetleriyle ilgili yazı dizisinin ilk bölümünü duyurduğum tweet’e 5651 sayılı yasanın 8/A maddesinde düzenlenen “yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması” gerekçeleriyle Türkiye’den erişim kısıtlandı” ifadelerini kullandı.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği, vize başvuru süreçlerinde aracı şirketlerin mercek altına alındığı detaylı araştırmaya 1 Haziran 2026 tarihinde yasak getirdi.

İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği, vize başvuru süreçlerinde aracı şirketlerin mercek altına alındığı detaylı araştırmaya 1 Haziran 2026 tarihinde yasak getirdi.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından uygulanan bu karar, 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesine dayandırıldı. Kararın yasal gerekçesinde 'millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması' ifadeleri yer aldı. Hukukçuların da dikkat çektiği ilgili kanun maddesi, normal şartlarda can güvenliğini sağlamak, suç işlenmesini önlemek veya genel sağlığı korumak gibi acil ve somut tehlike barındıran durumlarda devreye sokuluyor.

Erişime kapatılan ve gazeteci Canan Coşkun’un imzasını taşıyan bu dosya, aslında Lighthouse Reports öncülüğünde 12 farklı ülkeden 14 medya kuruluşunun yürüttüğü küresel bir araştırmanın Türkiye ayağını oluşturuyordu. Dosya sadece yerel bir sorunu değil, dünya genelinde devletlerin vize yetkilerini özel şirketlere devretmesiyle ortaya çıkan yeni ve devasa rant sistemini inceliyordu. Ortak araştırmanın odak noktasında yer alan VFS Global şirketinin, vize almak isteyen vatandaşlara aslında zorunlu olmayan hizmetleri dayattığı ve bunları başvuru sürecinin mecburi bir parçasıymış gibi sunduğu belgelenmişti.

Umutla vize bekleyenlerin nasıl bir sistemin içine çekildiğinin anlatıldığı çalışmada; VIP bekleme salonları, SMS ile bilgilendirme, zorunlu kurye dayatması, belge tarama ve çıktı alma gibi en basit işlemlerin bile görünmez birer ek vergiye dönüştüğü gözler önüne serilmişti. Kısa Dalga'da yayımlanan dizinin Türkiye bölümünde ise VFS Global’in ülkedeki operasyonel ortakları mercek altına alınmıştı. Bu kapsamda Gateway Management şirketi, şirketin sahibi Halis Ali Çakmak’ın yürüttüğü ticari faaliyetler ve eski Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile olan bağlantıları detaylı bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmıştı.

Malta detayı gündemde!

Paylaşımda, stratejik ortak Gateway Management'ın 'vergi cenneti' Malta’daki offshore hesaplarla bağlantılı ortakları ve holdingleşme hikayesinin de yazıda yer aldığı belirtildi.

Kısa Dalga’nın sosyal medya paylaşımında ise ilk dosya, “Klimacıdan vize devine, vergi cennetinden milyarlık sermayeye” başlığıyla duyuruldu. Paylaşımda, “VFS Global’in Türkiye'deki vize başvuru işlemlerini yürüten şirketi VF Vize Danışmanlık’ın sermayesi 1 milyon 100 bin lirayken, stratejik ortağı Halis Ali Çakmak’ın kurduğu şirketlerin toplam sermayesi 2 milyar liraya yaklaşıyor” ifadelerine yer verildi.

Halis Ali Çakmak'tan açıklama:

İddialara yanıt veren Gateway'in sahibi Halis Ali Çakmak, vergiden kaçınmak için açılan offshore şirketlerle ilgili Paradise Papers belgelerinde adının geçmesiyle ilgili açıklama yaparken “Offshore'u bilmem, ağzıma almam, yazılanlar yalan' dedi.

Vize randevularının krize dönüşmesiyle ilgili de açıklamalarda bulunan Çakmak, VFS’in kendilerine yazılım ve platform sağladığını, geri kalan tüm işi kendilerinin yaptığını söyledi. VFS’nin küresel ölçekte Blackstone’a satılmasının ardından randevu sistemini VFS’in işletmek istediğini ve sorunların bundan sonra başladığını iddia etti. 2022 sonuna kadar randevu kotası sorunlarını kurumsal becerileriyle çözdüklerini, bu tarihten sonra AB vize işlemlerinde yer almadıklarını söyledi. VFS çalışanlarının geçmişte randevu slotlarını sızdırdığını fark edip işten attıklarını da iddialarına ekledi.

Haberi hazırlayan Canan Coşkun, erişim engeli kararını sosyal medya hesabından şu sözlerle duyurdu: “Vize işleme tekeli VFS’nin faaliyetleriyle ilgili yazı dizisinin ilk bölümünü duyurduğum tweet’e 5651 sayılı yasanın 8/A maddesinde düzenlenen “yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması” gerekçeleriyle Türkiye’den erişim kısıtlandı. Yazı dizisinin şimdiye kadar yayınlanan dört bölümüne de İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği tarafından erişim engeli getirildi. Yazı dizisi daha bitmeden sansürlenmiş oldu.”

Gateway Şirketler Grubu’ndan açıklama:

Gateway Şirketler Grubu’ndan açıklama:

Son dönemde bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya platformlarında Gateway Şirketler Grubu ve yöneticilerimiz hakkında çeşitli iddia ve değerlendirmeler yer almaktadır. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılması gerekli görülmüştür.

Gateway Şirketler Grubu'nun temelleri 35 yılı aşkın süre önce turizm ve sanayi sektöründe atılmış; grup zaman içerisinde turizm, sanayi, uluslararası hizmetler, teknoloji, tur operatörlüğü, havacılık, sigortacılık, eğitim ve hizmet yönetimi alanlarında gerçekleştirdiği yatırımlarla büyüyerek uluslararası ölçekte faaliyet gösteren bir yapıya dönüşmüştür. Şirketlerimizin ulaştığı kurumsal kapasite; yıllar içerisinde gerçekleştirilen yatırımların, oluşturulan insan kaynağının, teknolojik altyapının ve uluslararası tecrübenin sonucudur. Kamuoyunda ileri sürüldüğü gibi olağan dışı veya ayrıcalıklı bir büyüme değil, uzun yıllara dayanan sürdürülebilir bir ticari gelişim söz konusudur.

Bazı yayınlarda şirketlerimizin başarısı ve büyümesi siyasi ilişkilerle ilişkilendirilmeye çalışılmaktadır. Bu iddialar gerçeği yansıtmamaktadır, kesinlikle doğru değildir, reddediyoruz. Gateway Şirketler Grubu'nun büyümesi herhangi bir siyasi destek, kamu otoritesinden sağlanmış özel bir imtiyaz veya ayrıcalıklı uygulamanın sonucu kesinlikle değil; 35 yılı aşkın süredir farklı sektörlerde yapılan yatırımların, geliştirilen teknolojilerin, oluşturulan operasyonel kapasitenin doğal sonucudur. Şirketlerimizin tüm faaliyetleri yürürlükteki mevzuat, sözleşmeler ve yetkili kurumların belirlediği kurallar çerçevesinde yürütülmektedir.

Kamuoyunda tartışılan önemli konulardan biri vize süreçleri ve randevu erişimidir. Bu noktada sıklıkla birbirine karıştırılan iki ayrı süreç bulunmaktadır: randevu planlama ve kapasite yönetimi ile başvuru kabul ve operasyon süreçleri. Şirketimizin görevi; başvuruların teslim alınması, biyometrik verilerin toplanması, evrak kontrollerinin gerçekleştirilmesi ve dosyaların ilgili diplomatik misyonlara güvenli şekilde iletilmesinden ibarettir. Vize başvurularının değerlendirilmesi, sonuçlandırılması, kota ve kontenjanların belirlenmesi ile randevu kapasitelerinin oluşturulması tamamen ilgili devletlerin diplomatik temsilciliklerinin ve yabancı iş ortaklarımız tarafından işletilen merkezi randevu sistemlerinin yetki alanındadır. Şirketimizin kapasite belirleme, kontenjan oluşturma, randevu açma veya kapatma yönünde herhangi bir yetkisi bulunmamaktadır. Hizmetlerimiz, başvuru sahiplerinin randevu alarak merkezlerimize gelmesinden sonra başlamaktadır. Bu nedenle kamuoyunda zaman zaman dile getirilen randevu bulamama, randevu erişiminde yaşanan zorluklar veya bu süreçlere ilişkin diğer hususlar şirketimizin doğrudan müdahale edebileceği konular değildir. Yabancı iş ortağımız kendi müdahalesinde olan bu merkezi randevu sistemini giderek güçlendirme çabasındadır.

Basında yer alan bazı değerlendirmelerde sigorta hizmetlerimiz de konu edilmektedir. Seyahat sağlık sigortaları ilgili ülkelerin vize mevzuatları kapsamında talep edilen ürünlerdir ve başvuru sahiplerinin belirli bir şirketten sigorta yaptırma zorunluluğu bulunmamaktadır. Sigortacılık faaliyetlerimiz ilgili mevzuat çerçevesinde lisanslı ve denetime tabi şekilde yürütülmektedir.

Şirketimiz ve yöneticilerimiz hakkında ileri sürülen offshore şirketler veya hesaplar yönündeki iddialar da gerçeği yansıtmamaktadır, asılsız ithamlardır, kesinlikle reddediyoruz. Bu asılsız ithamlardaki hukuki haklarımızı saklı tutuyoruz. Şirketlerimiz veya yöneticilerimiz adına kurulmuş herhangi bir offshore şirket veya hesap bulunmamaktadır.

Haberde yer verilen Malta faaliyetleri de ticari geçmişimizin doğal bir parçasıdır. Hello Turizm Türkiye kurulduktan sonra Malta ile Türkiye arasındaki turizm hareketliliğinin gelişmesine katkı sağlanmıştır. Ayrıca Malta’da yerel şirket kurulmuş ve Hello Turizm, Malta Hava Yolları ile Malta Turizm Otoritesi’nin resmi temsilciliklerini üstlenmiştir. Bu kapsamda, Türkiye’den Malta’ya seyahat eden misafirlerin otel konaklama organizasyonları, transferleri ve diğer yer hizmetleri süreçleri de yürütülmüştür. Söz konusu faaliyetlerin tamamı ilgili kamu otoritelerinin bilgisi ve denetimi altında gerçekleştirilmiştir. Daha sonra 2006 yılından itibaren Malta Devleti adına yürütülen vize hizmetleri kapsamında da faaliyet gösterilmiştir.

İddialarda adı geçen sanayi kuruluşlarımızda ortak veya yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmış bazı yabancı yatırımcılar, resmi kayıtlarda da görüleceği üzere, yaklaşık yirmi yıl önce ayrılmışlardır. Eski ortaklarımızın ortaklığımız bittikten sonraki ticari süreç ve yeni ortaklıkları bizim kontrol alanımız dışında kalan ve bizimle hiçbir ilişkisi olmayan bir konudur. Atfedilen iddialar, kaynağı resmi kurumlara dayandırılmayan gerçek dışı iddialardır.

Alanya Üniversitesi sürecine dahil olmamızın amacı ticari kazanç elde etmek değil; mali ve operasyonel açıdan geliştirilmesi gereken bir yükseköğretim kurumuna destek olmak, akademik kaliteyi yükseltmek ve bölgeye değer kazandırmaktır. Üniversiteye sağlanan destekler ve yapılan yatırımlar resmi mali kayıtlarla sabittir. Bu yaklaşımımızı bir ticari yatırım değil, ülkemize ve gençlerimize karşı sosyal sorumluluğumuzun bir parçası olarak görmekteyiz.

Şirketler grubumuzun başarısının temelinde yalnızca sermaye değil; teknolojiye, insan kaynağına, hizmet kalitesine ve müşteri deneyimine yapılan uzun vadeli yatırımlar bulunmaktadır. Başvuru merkezlerinden çağrı merkezlerine, biyometrik sistemlerden bilgi güvenliği altyapılarına kadar birçok alanda önemli yatırımlar gerçekleştirilmiş, süreçlerimiz sürekli geliştirilmiştir. Bugün uluslararası ölçekte operasyon yürütebilen, teknoloji geliştirebilen ve binlerce kişiye istihdam sağlayan güçlü bir Türk şirketler grubu olarak faaliyet göstermekteyiz.

Kamuoyunun haber alma hakkına ve basın özgürlüğüne saygı duyuyoruz. Ancak gerçek dışı bilgilerle oluşturulan algıların, çarpıtılmış bilgilerin, eksik veya bağlamından koparılmış değerlendirmelerin ve kişilerin itibarını hedef alan yayınların basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğine inanıyoruz. Şirketlerimiz ve yöneticilerimiz hakkında gerçeğe aykırı bilgi ve iddialar içeren yayınlar karşısında tüm yasal haklarımızı kullanmaya devam edeceğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız.

Bizim başarımız yalnızca şirketlerimizin başarısı değildir. Yerli sermaye ile büyüyen, teknoloji geliştiren, binlerce kişiye istihdam sağlayan ve uluslararası alanda ülkemizi temsil eden her Türk şirketinin başarısı aynı zamanda Türkiye'nin ekonomik gücüne, insan kaynağına ve uluslararası rekabet kapasitesine yapılan bir katkıdır.

Uluslararası alanda rekabet eden yerli şirketlerin büyümesi ve güçlenmesi her zaman kolay olmamaktadır. Ancak faaliyetlerimizi karalamaya yönelik girişimlerin veya oluşturulmaya çalışılan olumsuz algıların; 35 yılı aşkın süredir emekle inşa edilmiş kurumsal birikimimizi, ülkemize olan katkımızı ve oluşturduğumuz değeri gölgeleyemeyeceğine inanıyoruz.

Yerli ve milli bir şirketler grubu olarak; şeffaflık, kalite, müşteri odaklılık, teknoloji üretimi ve ülkemize değer katma ilkeleri doğrultusunda çalışmayı sürdüreceğiz. Türkiye’mize yatırım yapmaya, istihdam oluşturmaya, eğitime destek vermeye ve faaliyet gösterdiğimiz her alanda ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeye devam edeceğiz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Gateway Basın ve Medya İlişkileri

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
2007 yılında başladı medya sektörü maceram, 2009 yılında İstanbul Aydın Üniversitesi İnternet Gazeteciliği ve Yayıncılığı bölümünden mezun olunca daha da perçinlendi. Türkiye’nin en büyük medya kuruluşlarında stajyer, editör, haber müdürü ve danışmanlık gibi görevler aldıktan sonra 2022 yılından bu yana Onedio’dayım. ‘Eşik bekçiliğidir’ diye ustalarımızdan öğrendiğimiz gazeteciliğin ‘etik’ değerlerine inanarak ve sadık kalarak Türkiye ve dünya gündemini en sıcak haliyle size iletmeye çalışıyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
35
14
3
2
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın