Mağdur Rolüne Sığınan Kişilerin Tartışmalarda En Sık Kullandığı 5 Cümle
Bazı tartışmalar var ki ne yaparsanız yapın sonunda kendinizi özür dilerken buluyorsunuz. Karşınızdaki kişi açıkça hatalı olsa bile konu bir anda onun mağduriyetine dönüşüyor. Psikoloji kaynakları, mağdur rolüne sığınmanın çatışmalarda sorumluluktan kaçmanın ve karşı tarafı suçlu hissettirmenin yollarından biri olabileceğini söylüyor. Bu rolü kullanan kişilerin tartışmada sık başvurduğu 5 cümleyi sizin için derledik.
Kaynak: Psych Central
Mağdur rolüne sığınmak ne demek?
Psikolojide 'mağdur rolü oynamak', yaşanmamış ya da abartılmış bir mağduriyeti sorumluluktan kaçmak, ilgi çekmek, kendini haklı çıkarmak ya da karşısındakini manipüle etmek için kullanmak anlamına geliyor. Gerçek bir mağduriyet yaşayan kişi ile bu rolü bilerek ya da bilmeden kendi lehine kullanan kişi arasındaki fark çoğu zaman anlaşılması zor bir çizgide duruyor.
Burada önemli bir uyarı var: Bu başlık, gerçekten haksızlığa uğrayan insanların 'mağdur rolü yapıyorsun' diye susturulmasının bir bahanesi olmamalı. Psych Central'a göre de mağdur rolüne giren herkes narsistik kişilik özelliği taşımıyor. Kimi zaman bu davranış kırılgan bir özgüveni korumanın ya da çatışmada geri çekilmeyi sağlamanın bir yolu olabiliyor.
1. "Her şey benim suçum zaten!"
Bu cümle ilk bakışta sorumluluk almak gibi duyulabilir. Ama konuyu somut olarak konuşmak istediğinizde 'Tamam, dünyadaki her kötülüğün sebebi benim' gibi abartılı bir teslimiyete geçiliyorsa, amaç hatayı çözmek değil, tartışmayı kapatmak olabilir.
Bu cümlenin ardındaki amaç, sizi teselli etmeye zorlamak olabilir: 'Hayır, o kadar da değil' dediğiniz an asıl mesele konuşulmadan kapanıyor.
2. "Ben sana sadece iyilik yapmaya çalışmıştım."
Biri sınırınızı aştığında ya da hayatınıza istemediğiniz bir şekilde karıştığında bu cümleyle karşılaşabilirsiniz. Niyet temiz gösterilince sizin tepkiniz 'iyilik bilmezlik' olarak çerçeveleniyor.
Psych Central'ın listelediği benzer bir ifade var: 'Senin için bunca şey yaptıktan sonra bana bunu nasıl yaparsın?' Böyle cümleler, haklı bir itirazı bile bir minnet borcunun altına gömebiliyor.
3. "Böyle bir şey söylemedim, yanlış hatırlıyorsun."
Aranızda geçen bir konuşmayı ya da verilmiş bir sözü tamamen inkâr etmek, psikolojide 'gaslighting' olarak bilinen bir davranışla ilişkilendiriliyor. Kişi öyle emin konuşuyor ki zamanla kendi hafızanızdan şüphe etmeye başlayabilirsiniz.
Böyle durumlarda önemli olan, tek bir unutkanlığı değil, tekrar eden bir inkâr örüntüsünü fark etmek. Yazılı mesajlar ve tarihli notlar bu noktada gerçeği netleştirmenize yardımcı olabilir.
4. "Herkes bana karşı, kimse beni anlamıyor."
Bu cümleyi kuran kişinin hikâyesinde patron, eski sevgili, aile ve hatta arkadaşlar hep haksızlık yapan taraf. Kendi hatası ya da payı ise neredeyse hiç yok.
Bu anlatının amacı, başarısızlığın sorumluluğunu dış dünyaya yüklemek ve sizi kalıcı bir 'koruyucu' rolüne itmek olabilir. Mağdur rolü, yardım edenleri başta etkilese de zamanla onları da yorabiliyor.
5. "Beni gerçekten sevseydin bunu yapmazdın."
Bir isteği reddettiğinizde karşı taraf bunu sevgisizliğin kanıtı yapıyorsa, sevgi pazarlık malzemesine dönüşmüş olabilir. 'Senin yüzünden bu haldeyim' ya da 'Beni sevdiğini sanmıştım' gibi cümlelerle konuşma, sizin suçluluk duymanız üzerine kuruluyor.
Sağlıklı bir ilişkide 'hayır' demek, sevmemek anlamına gelmez. Bir isteği reddedebilmek, ilişkinin güvenli olduğunu da gösterir.
Peki bu durumda ne yapmalı?
Psych Central böyle durumlar için şu önerilerde bulunuyor:
Karşınızdakinin tepkisini kişisel almayın.
Tartışmayı mağduriyet oyununa çevirmeye çalışan tuzağa düşmeyin.
Söylenen sözlerden çok, yapılan davranışlara bakın.
Sizi suçlayan cümleleri içselleştirmeyin.
Siz de mağdur rolüne girerek karşılık vermeyin.
Bu tür konuşmalar sizi sürekli yıpratıyorsa ve ilişkinizde kendinizi gittikçe daha fazla suçlu hissediyorsanız, bir psikolog ya da psikiyatristle konuşmak iyi bir adım olabilir.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın