article/comments
article/share
Haberler
Derin Psikoloji Testi: Narsist mi, Sadece Öz Güvenli mi?

Derin Psikoloji Testi: Narsist mi, Sadece Öz Güvenli mi?

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Öz güvenli olmakla kendini herkesten üstün görmek arasındaki çizgi bazen düşündüğümüzden çok daha ince olabilir. Kendini sevmek, sınırlarını korumak, başarılarınla gurur duymak ve gerektiğinde “hayır” diyebilmek sağlıklı bir özgüvenin parçasıyken; sürekli onay beklemek, eleştiriye tahammül edememek veya başkalarının duygularını kendi ihtiyaçlarının önüne koymamak bambaşka bir tablo yaratabilir.

Üstelik dışarıdan bakıldığında bu iki durum birbirine oldukça benzeyebilir. Kendinden emin görünen biri gerçekten özgüvenli olabilir; fakat aynı davranışın altında yoğun bir onay ihtiyacı da bulunabilir. Peki senin davranışlarında hangisi daha baskın? İnsanlarla ilişkilerinde kendine verdiğin değer nerede bitiyor, başkalarının değerini gölgede bırakmaya nerede başlıyor?

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

1. Cinsiyetini seçerek başla!

2. Şimdi de yaşını seç!

3. Bir konuda senden daha başarılı olan biriyle karşılaştığında ilk tepkin ne olur?

4. Bir arkadaşın sana yaptığı bir eleştiride nasıl davranırsın?

5. Bir ilişkide senin için en önemli şeylerden biri hangisi?

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

6. Bir ortamda kimsenin seninle ilgilenmediğini fark ettin. Ne hissedersin?

7. Yakın olduğun biri senden daha fazla ilgi görmeye başladığında ne düşünürsün?

8. Bir tartışmada haksız olduğunu fark ettin. Ne yaparsın?

9. Bir başarını sosyal medyada paylaşırken asıl motivasyonun nedir?

10. Kendini tanımlarken aşağıdakilerden hangisi sana daha yakın?

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

“Kendini Seviyorsun Ama Kendini Dünyanın Merkezi Yapmıyorsun”

Senin cevaplarında öne çıkan şey kendine verdiğin değer ile başkalarının değerini birbirinden ayırabilmen. Kendini sevmen, başarılı olduğunda bununla gurur duyman veya bazı konularda kendine güvenmen senin için başkalarını küçümsemeyi gerektirmiyor. Birinin senden daha başarılı olması otomatik olarak senin başarısız olduğun anlamına gelmediği gibi, birinin seni eleştirmesi de değerini ortadan kaldırmıyor. Bu ayrımı yapabilmek, psikolojik açıdan oldukça önemli bir özelliğe işaret ediyor. Senin için özgüven büyük ihtimalle “Ben herkesten iyiyim” demek değil, “Ben olduğum halimle de değerliyim” diyebilmek. Hata yaptığında bunu kabul edebilmen, gerektiğinde özür dileyebilmen ve başkalarının başarılarından tehdit hissetmeden söz edebilmen bu nedenle dikkat çekiyor. Çünkü sağlam özgüven, sürekli kendini kanıtlamaya ihtiyaç duymaz. Bir ortamda en çok konuşan, en çok övülen veya en başarılı kişi olmasan bile kendi değerinden tamamen şüphe etmiyorsun. Elbette bu, her zaman sakin, anlayışlı veya kusursuz olduğun anlamına gelmez. Her insan zaman zaman kıskanabilir, eleştiriden rahatsız olabilir veya takdir edilmek isteyebilir. Buradaki fark, bu duyguların seni tamamen yönetmemesi. Kendini seviyorsun ama bunun için başkasının değerini azaltmaya ihtiyaç duymuyorsun. Senin cevaplarında görünen temel çizgi tam olarak bu.

“Dışarıdan Güçlü, İçeride Daha Fazla Onay İhtiyacı”

Senin cevaplarında özgüven ile onaylanma ihtiyacının birbirine karıştığı bir alan görülüyor. Kendine güveniyorsun, hatta çoğu zaman bunu dışarıya da yansıtıyorsun. Fakat başkalarının seni nasıl gördüğü, ne kadar takdir ettiği veya seni ne kadar önemsediği ruh halini düşündüğünden daha fazla etkiliyor olabilir. Bu nedenle dışarıdan oldukça özgüvenli görünürken içeride zaman zaman “Yeterince iyi miyim?” sorusunu kendine sorabilirsin. Özellikle kıyaslanmak, görmezden gelinmek veya eleştirilmek sende beklenenden daha güçlü bir etki yaratabilir. Birinin senden daha fazla ilgi görmesi yalnızca o kişinin başarısıyla ilgili bir durum olmaktan çıkıp, senin kendi değerini sorgulamana dönüşebilir. Burada mesele mutlaka kendini başkalarından üstün görmek değil; kendi değerini başkalarının tepkilerinden bağımsız olarak sabitlemekte zorlanmak olabilir. Yani yüksek görünen özgüvenin altında zaman zaman kırılgan bir taraf bulunabilir. Bu sonuç sana “narsistsin” demiyor. Tam tersine, üzerinde düşünülebilecek nokta şu: Kendini gerçekten seviyor musun, yoksa kendini sevmenin kanıtını sürekli başkalarının davranışlarında mı arıyorsun? Çünkü bu ikisi aynı şey değil. Gerçek özgüven, alkış geldiğinde yükselip eleştiri geldiğinde çökmemeye başladığında güçlenir. Senin için önemli olan başkalarının seni nasıl gördüğünden çok, kendi değerini neye bağladığını fark etmek olabilir.

“Değerini Görünür Olmak Üzerinden Ölçüyorsun”

Senin cevaplarında takdir edilme, özel hissetme, fark edilme ve kendi değerini başkalarının davranışları üzerinden değerlendirme eğilimi daha belirgin görünüyor. Başarılı olmak elbette herkes için güzel bir duygudur; ancak senin için başarının önemli bir kısmı başkalarının bunu görmesiyle tamamlanıyor olabilir. Bir ortamda yeterince ilgi görmediğinde veya bir başkası senden daha fazla övgü aldığında bunun sende yarattığı etki, yalnızca küçük bir hayal kırıklığından daha büyük olabilir. Eleştiri konusunda da benzer bir durum ortaya çıkabilir. Kendinle ilgili olumsuz bir şey söylendiğinde önce “Bu doğru mu?” diye bakmak yerine, “Bunu söylemeye hakkı var mı?” diye düşünmeye daha yatkın olabilirsin. Hatalı olduğunu kabul etmek, özür dilemek veya bir başkasının senden daha başarılı olduğunu kabul etmek egonu zorlayabilir. Bunun nedeni her zaman kötü niyet değildir; bazen kişinin kendi değerini korumak için geliştirdiği savunma biçimleri de benzer şekilde çalışabilir. Burada önemli olan ayrım şu: Bu sonuç narsistik kişilik bozukluğu tanısı anlamına gelmez. Narsistik özelliklerin belli ölçülerde görülmesi ile klinik bir kişilik bozukluğu aynı şey değildir. Kendine şu soruyu sormak daha anlamlı olabilir: “Ben kendimi değerli hissetmek için başkalarının beni özel hissettirmesine ne kadar ihtiyaç duyuyorum?” Eğer cevap seni düşündürüyorsa, belki de üzerinde çalışılabilecek nokta başkalarından daha üstün olmak değil, kendi değerini başkalarının onayından bağımsız kurabilmek.

“Kendini Korumak İçin Duvarları Yükseltmiş Olabilirsin”

Senin cevaplarında dikkat çeken şey yalnızca özgüven değil; eleştirilme, değersiz görülme veya kontrolü kaybetme karşısında kendini koruma ihtiyacı. Dışarıdan bakıldığında oldukça kendinden emin, hatta zaman zaman sert veya mesafeli görünebilirsin. Fakat bu tavrın altında her zaman “Ben herkesten üstünüm” düşüncesi bulunmayabilir. Bazen kişi kendisini incinmekten korumak için son derece güçlü bir benlik görüntüsü oluşturabilir. Haksız olduğunu kabul etmek, birinden özür dilemek, reddedilmek veya başkasının senden daha fazla takdir edilmesini izlemek bu nedenle zorlayıcı olabilir. Çünkü mesele yalnızca olayın kendisi değildir; olayın sende yarattığı değersiz görülme hissi daha büyük olabilir. Böyle anlarda geri çekilmek, karşı tarafı suçlamak, duygularını küçümsemek veya “Ben zaten umursamıyorum” demek bir savunma mekanizması haline gelebilir. Fakat insan ne kadar güçlü görünürse görünsün, sürekli savunmada kalmak ilişkileri yorabilir. Bu nedenle senin üzerinde düşünebileceğin soru “Narsist miyim?”den biraz farklı olabilir: “Kendimi korumak için ne kadar sertleşiyorum?” Çünkü özgüven ile savunmacılık dışarıdan birbirine benzeyebilir ama içeride farklı ihtiyaçlardan beslenebilir. Kendini sürekli haklı çıkarmak yerine bazen “Bu bana dokundu” diyebilmek, zayıflık değil; kendinle daha dürüst bir ilişki kurmanın başlangıcı olabilir. Gerçek özgüven, hiç kırılmamak değil, kırıldığında bunu kabul edebilecek kadar kendine güvenebilmektir.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video

İlgini çekebilir:

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın