Magazin Dünyasından Cımbızlanarak Bulunan Bu Detayları Öğrenince Küçük Bir Sarsıntı Yaşayacağınız Kesin

-

Nostaljik magazin turumuzda bu sefer cımbız gibi çekilen detaylar var. Bakalım kaç tanesinden haberiniz varmış?

1. Ferda Anıl Yarkın ve Mustafa Sandal bir gün bir mekanda otururlarken cep telefonlarını "benimki daha güzel" yok efendim "benimki şöyle süper" diye yarıştırıyorlarmış. Sonra...

Sonra ikisini de yan yana koymuşlar ve Mustafa Sandal demiş ki "Ama bak ikisi de gölgede aynı..." Evet böyle bir felsefik yaklaşım yaşanmış masada ve Musti bu olaydan çok etkilendiği için albümünün adını "Gölgede Aynı" koymuş. Sene o zaman 1996 tabii. Telefonları da herhalde Motorola ve Nokia olsa gerek...

2. Ferda Anıl Yarkın demişken, pop müzik tarihimizde eski sevgiliye diss atılan (ayar verilen) ilk albüm ismini de hatırlayalım...

90'lı yıllarda her ikisi de o kadar popüler değilken Aşkın Nur Yengi ve Ferda Anıl Yarkın fırtına gibi bir aşk yaşamıştı. Rivayete göre Ferda Anıl Yarkın, kıskançlıkları sebebiyle Aşkın Nur Yengi'ye illallah ettirmiş. Bunun sonucunda da Aşkın, Ferda'yı terk etmiş. Bu terk ediliş Ferda'nın içinde yer etmiş ve albümün adını "AŞKIN YETMEZ" koymuş. Bu arada "Sonuna Kadar" şarkısının da yine Aşkın Nur Yengi'ye yapıldığı söyleniyor.

3. Hazır Mustafa Sandal demişken, Emre Altuğ ile aralarında yaşanan "ayar üstüne ayar" polemiğini de hatırlamamız lazım...

2003 yılında Emre Altuğ bir dergiye na bu yukarıda gördüğünüz çıplak pozları vermişti. Bir gazeteci durup dururken Mustafa Sandal'a "Emre Altuğ'un çıplak pozlarını nasıl buldunuz?" diye sormuş. Mustafa da "Onun gibi bir vücudum olsaydı soyunmazdım" şeklinde yorum yapmış. Bu laf Emre Altuğ'un kulağına gidince bu sefer de ona sormuşlar "Sizin için böyle böyle dedi, ne diyorsunuz?" diye. Emre Altuğ'un cevabı atom bombası gibi: "Benim de onunki bir sesim olsaydı asla şarkı söylemezdim" Auuvvvvvv!!!!

4. Bu haberimiz de "Değil liseliler, üniversiteliler bile bilmez" tadında. Eşcinsel kimliğini saklamayan Devran Çağlar hakkında aşırı tuhaf bir röportajdan ilginç kesitler...

Devran Çağlar, eşcinsel kimliğini aslında hiçbir zaman gizlemedi ama mevcut şartlar sebebiyle de hiçbir zaman bunu rahatlıkla beyan edemedi. Röportaj veren Harika Özden isimli kadın, Devran Çağlar ile nişanlı olduğunu ve onun eşcinsel olmadığını iddia ederek konuya başlıyor. Üstelik gerçek adının Mustafa olduğunu, evlendiklerinde çocuklarının ismine bile karar verdiklerini anlatmış. Çocukların isimleri yukarıda bilgilerinize sunulmuştur. Saygılarımla...

5. Bu da hem edebiyat hem de magazin dünyasıyla ilgili cımbızlanmış bir gıybet. İçinde Öztürk Serengil, Mevhibe Hanım ve Özdemir Asaf var...

Bu olay çok karışık ama ben size özet geçeceğim. Öztürk Serengil, askerden döndükten sonra Oda Tiyatrosu'nda çalışmaya başlıyor. O günlerde genç ve güzel bir kadın "Bugün benim doğum günüm" diyerek bir dilim pasta uzatıyor. Tesadüf o ki, o gün Öztürk Serengil'in de doğum günü. Zaman içerisinde ikili yakınlaşıyor ve Mevhibe'nin ailesinin tüm karşı çıkışlarına rağmen evleniyorlar. Kötü bir evlilik oluyor bu, geçimsiz bir evlilik... Mevhibe Hanım bu arada büyülü bi kadın. Öyle ki, Özdemir Asaf kendisine deli gibi aşık. Çoğu kişinin iyi bildiği "Sana gitme demeyeceğim Lavinia" dizelerindeki Lavinia da tam olarak Mevhibe Hanım. Bu arada Mevhibe, her ne kadar Özdemir Asaf'a karşılıksız kalsa da hayatında en unutamadığı aşkı İlhan Selçuk...

6. Emrah ve Asuman Krause, iddialara göre kontrat karşılığı bir reklam aşkı yaşamaya başlıyor ve olaylar gelişiyor...

Mankenlik ajansı Atilla Kalpakarslan'ın iddiasına göre Emrah, 50 bin Amerikan doları karşılığında dönemin popüler mankeni Asuman Krause ile aşk yaşıyor ve bu sayede yeniden gündeme gelmeye başlıyor. İyi güzel... Fakat sonra çift, birbirine aşık oluyor. Neyse bizi ilgilendirmez detaylar ama ayrılıyorlar sonra. Fakat Asuman bu kez de Emrah'ın yeğeni Yaşar İpek'le (şu an Seren Serengil'in kocası) birlikte olmaya başlıyor. Sonra bu ilişki de bitiyor ve Asuman verdiği bir röportajda Yaşar'dan ayrılma sebebini "Cahil olduğu için" diye belirtiyor.

7. Keşke duymasaydık dediğimiz bir dedikodu da Sibel Can ve Mustafa Topaloğlu ikilisine ait...

İddialara göre 1987 yılında Mustafa Topaloğlu ve Sibel Can, Ankara'da turneye gidiyorlar. O sıralar ikilinin birlikte olduğu, çevrelerince biliniyor ve konuşuluyor. Ancak her iki tarafında bu konuyla ilgili hiçbir açıklamasını bugüne kadar duymadık.

Kaynak

8. Öztürk Serengil demişken, ayrıldığı eşi Nevin Hanım ve kızı Seren Serengil'in İspanya'da uyuşturucu sebebiyle göz altına alınma hikayesi var...

Bu olayı biz en güzeli Seren Serengil'in kendi verdiği röportajdan öğrenelim çünkü konu hassas:

"Annemin evleneceği adamla İspanya'da tatile gitmiştik tatilden sonra beni İsviçre'deki okuluma bırakacaklardı. Annemin evleneceği kişinin iş yaptığı adamlar gözaltına alınmış. Bizim odamızı da aradılar. Bizi ifade vermeye götürdüler. Annem de ben de şok olmuştuk. 11 gün boyunca nezarette kaldım. 9. gün annem kapımın önünden geçti. Hep kuvvetli görmeye alıştığım annemi o halde görünce dayanamadım. Ömür boyu oradan çıkamayacağımı düşündüm? Ben çıktıktan sonra otele yerleştim. Annem çıkıncaya kadar 1 ay boyunca orada kaldım''

Kaynak

9. Bir zamanların azılı çapkını Erdinç Acar'ın, sevgililerini kamufle etme çabası ise komando eğitimlerine taş çıkartacak cinsten.

2000'l yılların başında Erdinç Acar ve Ayşe Hatun Önal bir mekanda eğleniyor. Bunu duyan gazeteciler de hop diye kapıda konuşlanıyor. Ayşe Hatun Önal, Erdal Acar'la birlikte olduğu görünmesin diye kar maskesiyle gece kulübünden çıkıyor (sol üstteki fotoğraf). Aynı Erdal Acar bu kez de Deniz Akkaya ile birlikteyken daha da acayip bir kamuflaj kullanıyor. Barın garson ve korumalarına 1000 USD bahşiş vererek arabanın içindeki Deniz Akkaya'nın görüntülenmesine engel olmaya çalıyor Acar. O paraya şu an bile bu işi yapacak bir sürü adam tanıyor olabilirsiniz ama parlak fikirler her zaman bizi bulmaz işte...

10. Sezen Aksu'nun oğlu Mithat Can Özer ve Nurgül Yeşilçay arasında yaşanan aşkın bombardıman etkili sonuçları da pek bi eğlenceli...

2011 yılında ikilinin birlikte olduğunu magazini takip eden herkes bilir. Hatta Mithat Can'ın Nurgül'e ne denli hayran olduğunu da biliyoruz. Neyse... Bu aşk yaşanırken Mithat "O ne biçim manita, 35'inde lolita, kıracaksan kır kalbimi..." diye bir şarkı yazıyor ve Berkay, bu şarkı ile popüler oluyor. O değil de Müjde Ar bir programında "Mithat Can benim elimde büyüdü" dedikten sonra aynı programdaki Nurgül'ün "Senden sonra da benim elimde büyüdü" demesi efsaneler ötesi ahgfsahgfahdhd

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
rcpbyrm

adama uzaylı diyoruz ama nelere çakmış adam :)

sairsel

#7 yok artık!

nurcuxd

#5 ortada ki kadın bana çok benziyor

Başlıklar

AnkaraEşcinselEvlilikFırtınaİspanyaİsviçreÖztürk SerengilSeren SerengilSezen AksuUyuşturucuaşkmüzikolaypasta
Görüş Bildir