Luis Nani İmza Sonrası İlk Kez Konuştu: "Bu Kadarını Beklemiyordum"

 > -

Fenerbahçe'nin yeni transferi Portekizli yıldız oyuncu Luis Nani, tahmin ettiğinden de büyük bir ilgiyle karşılandığını ve taraftarlara bunun karşılığını vermek için sabırsızlandığını söyledi.

FB TV’de yayınlanan ‘Kamp Günlüğü’ isimli programda Fatih Demirkol’un sorularını yanıtlayan Luis Nani, futbolu nasıl başladığından, çocukluğuna, Nani isminin nasıl takıldığından kariyerinin oluşmasında önemli bir yer teşkil eden efsanevi futbol adamı Sir Alex Ferguson’a kadar bir çok konuda çarpısı açıklamalar yaptı. Nani şunları söyledi:

Gerçekten Fenerbahçe taraftarı bana harika bir karşılama hazırladı. O gece benim için mutlu olduğum bir geceydi. Çok mutlu olduğumu söyleyebilirim. Geldiğim günden beri onların bana gösterdiği ilgiden, benim için hazırladıkları karşılamadan, stadımızda yapılan o törenden ve gösterdikleri duygudan çok mutlu oldum. Geldiğim günden beri takım arkadaşlarım beni burada çok iyi karşıladı. Çok iyi davranıyorlar ve benim burada kendimi rahat hissetmem için her şeyi yapıyorlar. Buradaki Fenerbahçe çalışanları, hocalarımız ve tüm teknik heyetimiz, aynı zamanda oyuncu arkadaşlarım bana hep en iyi davranışları sergiliyor. Bana büyük bir özen gösterdiklerini söyleyebilirim. Burada olmaktan dolayı çok mutuyum. Bu takımla beraber çalışabilmek için sabırsızlanıyorum. Şu ana kadar birkaç antrenman yaptım ama bunlar takımdan ayrıydı. Takımla çalışmak için sabırsızlanıyorum ve bu takıma faydalı olabilmek için, hazır olabilmek için uğraşıyorum.

“Bu kadarını beklemiyordum”

Gelmeden önce de biliyordum ve bekliyordum birçok insanın beni havaalanında karşılayacağını. Çünkü Türk taraftarların fanatikliğini, konuklarına ve kulüplerine ve takımında oynayan oyunculara duyduğu aşkı daha önce de duymuştum. Biliyordum, taraftarlar beni bekleyecekti havalimanında. Ama bu kadarını açıkçası beklemiyordum. Gerçekten geldiğimde şöyle bir baktım ve büyük bir şaşkınlık yaşadım. Onları şöyle bir izledim ve gerçekten çok büyük bir sürpriz olduğunu söyleyebilirim. Bu denlisini beklemiyordum Gerçekten harika bir karşılama yapıldı bana, beni şaşırttılar. Bu taraftarlara istediklerini, bana gösterdikleri ilginin karşılığını vermek için sabırsızlanıyorum.

“Mükemmel bir tesis”

Gerçekten bir kamp dönemi ve takımla birlikte hazırlanabilmek için olabilecek en iyi şartları burada görüyorum şu anda. Burada mükemmel bir tesis yapılmış kulübümüz tarafından ve mükemmel sahalarda, müthiş bir zeminde çalışıyoruz. Takımdan ayrı da olsa antrenmanlara çıktığım için zemini de görme fırsatı buldum. Mükemmel bir tesis gerçekten.Burayı mükemmel bir otel olarak da değerlendirebiliriz. Sauna var, havuz var, aslında her şey var burada yeni sezona en iyi şekilde hazırlanabilmek için Yemekler de çok iyi burada, müthiş. Bize her şey sunulmuş durumda. İyi bir sezon geçirebilmek için ihtiyacımız olan her şey burada var.

‘Nani’ ismi nereden geliyor?

Nani isminin bana takılma süreci, kardeşlerimden biriyle çocukluk dönemimde yaşadığım bir hikayeye dayanıyor diyebilirim. Kardeşlerimden biri bana bakma görevini üstlenmiş durumdaydı ve o çok sevgi dolu bir kardeş, ağabeydi. Bebekken bana hep sevgisini gösterirdi ve benle oynarken ‘Nani, nani nani’ şeklinde bana seslenirdi. Bu şekilde seslenirken bu kaldı ve bir süre sonra baktım ki ailem de arkadaşlarım da bana ‘Nani’ demeye başladı. Büyüdüğüm evde de bana ‘Nani’ denmeye başlayınca, daha sonraki yıllarda da bu isim kaldı ve futbolda da beni ‘Nani’ diye çağırdılar ve bu şekilde kaldı.

Çocukluğu nasıl geçti? Futbola nasıl başladı?

Öncelikle bir bilgiyi düzeltmek istiyorum. Farkındayım internette böyle yazıyor ama ben Yeşil Burun’da ‘Cape Verde) doğmadım, Portekiz’de, küçük bir şehrinde doğdum, büyüdüm. Daha sonra tabii Yeşil Burun Adaları’na gittiğim oldu; ülkeyi, babamın ülkesini tanımak için. Babam oralı, orada büyümüş. Mamadora isimli Portekiz kentinde doğdum. Aslında çocukluğum çok zorluklar içinde geçti. Çok fazla sayıda kardeşim vardı ve hepimiz beraber aynı evde yaşamak mecburiyetindeydik. Baba tarafından 7, anne tarafından 8 kardeşim var. Toplamda 15 kardeşim var. Çok fazla kardeş aynı evde yaşamak mecburiyetindeydik ve bize bakacak tek kişi annemdi. Evdeki tek çalışan kişi annemdi ve bu kadar çocuğa bakmak zorundaydı. Çok iyi şartlarımız olduğunu söyleyemem. Başarı için güzel bir ortam yoktu açıkçası, biz mücadele etmek zorundaydık. Her çocuğun istediği güzel imkanlar bizim elimizde yoktu. Hep yemek için sıkıntılar yaşardık, evde ne yemek yeneceği konusunda. Her çocuğun istediği güzel bir topumuz olsun, güzel yemekler yiyelim, üzerimize güzel kıyafetler alalım, bisikletimiz olsun çıkıp gezelim isterdik biz de. Ama her çocuğun istediği bu güzel şeyler bizde yoktu maalesef. Ben ve kardeşlerim başımızın çaresine bakmayı öğrenmek zorundaydık ve öyle de oldu. En büyük kardeşim, bana futbol oynamayı öğreten insandır. Onunla beraber futbol oynamayı öğrendim. Çünkü bir şekilde başımızın çaresine bakmak zorundaydık ve Real Masamsa Kulübü o dönemde benim futbola başladığım amatör kulüptü. Onlar benim potansiyelimi gördüler, fark ettiler, inandılar ve bana yardımcı oldular. Benim bir gün iyi bir oyuncu olabileceğime inandılar. Bana yemek ve yol verdiler. Başka işlerim olduğunda hep bana yardımcı oldular, benim önümü açtılar. Ben de bir gün iyi bir futbolcu olabileceğime inandım. Hep mücadele ettim. Futbolu çok seviyordum ve futbol oynarken asla yorulmuyordum. Sokaklarda saatlerce futbol oynuyordum. Bazen sabahtan akşama kadar hiç yemek yemeden, dinlenmeden sabahtan akşama kadar futbol oynuyordum ve hiç yorulmuyordum. Temelde bu anlattığım hikayeye dayanıyor futbola başlamam. Ama dediğim gibi ben zor anlar yaşasam da hep inandım. O dönemde karşıma bir çok fırsat çıkıyordu. S. Lizbon, Benfica gibi takımlar, benim gibi bir genç oyuncuyu takımlarına kazandırmak istiyorlardı ama problemler yaşıyordum. Çünkü kimliğim yabancı kimliğiydi ve henüz Portekiz kimliğim çıkmamıştı. Yabancı olduğumdan dolayı, genç yaşta yabancı bir oyuncuyu alamıyorlardı. Bu tür bir sıkıntı yaşıyorduk. 16 yaşıma kadar beklemek zorunda kaldım. 16 yaşıma geldiğimde Real Masamsa’da harika bir dönem geçirdim ve ondan sonra S.Lizbon beni istedi. Onlarla bir teste katıldım ve harika bir test geçirdim. Onlar da beni beğendi ve çok sevdiğim futbola bu şekilde başladım. 2 yıl S.Lizbon’da A takımda oynadıktan sonra. M.United’a gittim.

“Bugün geldiğim noktayı Alex Ferguson’a borçluyum”

Alex Ferguson, gerçekten benim için çok şeyler ifade eden bir hoca. Benim için bir baba gibiydi. Bana çok fazla şey öğretti Sir Alex Ferguson. Tecrübelerimin çoğunu ben onun sayesinde kazandım. Kazandığım kupaların hemen hemen hepsini onun sayesinde kazandım. Bugün geldiğim noktayı, başarılarımı ona borçluyum diyebilirim. Daha ben gençken, futbolda adımları yeni yeni atmaya başlamışken bana fazlasıyla inandı. Bana insan olmayı öğretti. Bana profesyonel olmayı öğretti. Futbola karşı bana farklı bir bakış açısı kazandırdı. Futbola farklı bir yorum getirdi benim için ve bu çok farklı kapılar açtı ve çok farklı pencerelerden bakmayı gösterdi. İnsanların çoğu şu yorumlarda bulunuyor: Belki daha iyi olabilirdi Alex Ferguson ile geçirdiğim dönem diye. Ama ben o dönemden hiçbir negatif noktayı hatırlamıyorum. Ben o dönemi tamamen pozitif olarak hatırlıyorum ve pozitif anlarını düşünüyorum.

"Esnekliğim Capoeira sayesinde"

Vücudumun esnekliği çocukluğuma dayanıyor aslında. Çok genç yaşlardayken Capoeira sporuyla ilgim oldu ve bu sporla ilgilendiğim o dönemlerde böyle akrobatik hareketleri, böyle zıplamaları, taklaları öğrendim. Bu yüzden bu kadar esnek bir şekilde o gol kutlamalarını yapabiliyorum. Bu gol kutlamalarını Ferguson’un yasakladığı dedikodularının nasıl çıktığını da ben gayet iyi hatırlıyorum. Bir maçtan sonra o gün ayağımda ağrı vardı ve o maçtan sonra çıktı bu dedikodular. Ayağımda ağrı vardı bir gol attım ve golü kutlamadım, tamamen ayağımdaki ağrıdan dolayı. İnsanlar hemen, Alex Ferguson takla atarak gol kutlamasını yasakladı diye dedikodular çıkardılar. Ama asla öyle bir şey olmadı. Ben zaten onun da o gol sevincini çok sevdiğini düşünüyorum, tıpkı herkesin sevdiği gibi. Çünkü ben çok isteyerek ve içimden gelerek yapıyorum ve son derece şık bir görüntü oluyor. Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı’nda gol atarsam eğer, golden sonra her zaman böyle şeyler yapabilirim. Her golümden sonra o kutlamayı gerçekleştirebilirim.Çünkü, taraftarların da çok hoşuna gidecek ve onları mutlu edecek bir görüntü oluşacağını düşünüyorum.

“Kariyerim boyunca fazlasıyla asist yaptım”

Dengeli bir oyuncu olmalı. Takımın hücum dengesini sağlayan oyunculardan biri olmalı benim pozisyonumda oynayan bir oyuncu. Çok fazla asist yapmalı ve aynı zamanda takımına golleriyle katkıda bulunmalı diye düşünüyorum. Bu benim kariyerim boyunca da bu böyle oldu. Kariyerim boyunca fazlasıyla asist yaptım ve en önemli nokta da kilit anlarda, oyunun sıkıştığı anlarda rakibin dengesini bozabilecek, rakibin kilidini açabilecek bir oyuncu olması gerekiyor benim pozisyonumda oynayan bir oyuncunun. Yapacağı bir asistle ya da atacağı golle sıkışan anlarda oyunun kilidini açan bir oyuncu olmalı. Rakibin dengesini bozmalı. Bir kanat oyuncusu böyle oynayan bir oyuncu olmalı diye düşünüyorum.

"Zamanımın çoğunu ailemle geçiriyorum”

Ben ailesi, arkadaşları ve çevresiyle beraber olmayı çok seven bir insanım. Çok büyük bir ailem var. Geniş bir aileye sahibim. Zamanımın çoğunu onlarla geçirmeye gayret gösteriyorum. Örneğin, Portekiz’deyken sıklıkla ailemle hep beraber evde toplanıp mangal yaparız. Zamanımı genellikle evde ailemle geçiririm ve böyle keyifli aktiviteler yaparız. Oğlumla futbol oynamaya, onunla oyunlar oynamaya çalışırım. Onun büyüdüğünü görmek beni çok mutlu ediyor. O da futbola aşık ve onun futbola olan aşkını görmek beni çok mutlu ediyor. Neşeli bir insanım. Eğer her şey yolunda gidiyorsa daha da neşeli olur ve daha da çok gülerim. Genellikle çok güler yüzlü ve şakacı bir insan olduğumu düşünüyorum. Tabi ki daha ciddi olduğum, üzgün olduğum anlar da oluyor her insan gibi ama hayatımın genelinde güler yüzlüyüm ve hayattan keyif almaya çalışan bir insanım. Arkadaşlarımla ve güvendiğim insanlarla beraber olmayı çok seviyorum, çevremde onlar olsun istiyorum. Zaten bunun da futbol için en önemli noktalardan biri olduğuna inanıyorum. Kariyerinde başarılara ulaşmasına da böyle bir ortam çok fazla yardımcı oluyordur bir futbolcunun.

Eurosport

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Alex FergusonAntrenmanFenerbahçeFenerbahçe Spor KulübüLizbonPortekizannefutbol
Görüş Bildir