Kur'an'ın Dogmatik Bir Şekilde Yorumlanmasını Eleştirdiği İçin İşkenceyle Katledilen Müslüman Feminist Yazar: Konca Kuriş

1.8bPAYLAŞIM

1990'lı yılların en acıklı hikayelerinden birinde başroldeydi Konca Kuriş...

Yaşı 30'dan büyük olanların çok yakından bildiği üzere 1990'lı yıllar Türkiye'si oldukça karanlıktı.

Faili meçhul cinayetler, beyaz Toros'la kaçırılanlar, domuz bağıyla işkence edilerek öldürülenler, ölüm evleri, tarikatlar, katliamlar, gözaltında 'kaybedilenler' ve niceleri... Her ne kadar nostalji özleminde ilk sırada olsa da, 1990'lı yıllar o günleri yaşamış her bireyin için acıdan ibaretti.

Yazar, düşünür, eski imam ve müftü olan uzun yıllar TRT'de dini içerikli programlar yapan Turan Dursun dini eleştirdiği yazılarının ardından köktenciler tarafından açıkça tehdit edildi ve 4 Eylül 1990 günü evinin önünde katledildi.

Din Bu serisiyle ölümünden sonra tanıştığımız Turan Dursun, uzun yıllar müftülük yaptıktan sonra 2000'e Doğru dergisinde yazılar yazmaya başladı. Bu yazılarda İslam dinini ve Hz. Muhammed'i eleştiren Dursun, dönemin siyasi ikliminin de etkisiyle köktencilerin saldırılarına maruz kaldı. Ve 1990'lı yıllarda kaybettiğimiz pek çok aydın gibi evinin önünde suikaste uğradı.

2 Temmuz 1993 günü Türkiye korkunç görüntülerle televizyonun önünde mıh gibi kaldı: Pir Sultan Abdal Şenlikleri için Sivas'a giden aydın ve sanatçıların kaldığı Madımak Oteli kalabalık bir grup tarafından ateşe verildi, 35 canımızın diri diri yakıldığını gördük.

Başta Aziz Nesin'i hedef alan gerici kitle, kötü niyetli gazetecilerin ve kanaat önderlerinin gazıyla önce sloganlar attılar, sonra Madımak Oteli'ne taş fırlatarak camları indirdiler, son olarak "Laiklere ölüm" sloganıyla otel ateşe verildi. İkisi otel görevlisi, aralarında Metin Altıok, Hasret Gültekin, Muhlis Akarsu gibi değerli aydınların yer aldığı 35 kişi diri diri yakıldı. Dava zaman aşımına uğradı, Türkiye halklarının bir kaderi olan adaletsizlik burada da kendini gösterdi.

3 Kasım 1996'da devlet, polis-mafya ilişkilerinin net bir şekilde ortaya döküldüğü bir kaza meydana geldi: Susurluk skandalı olarak tarihte yerini alan kazada Mercedes'i kullanan Hüseyin Kocadağ, üzerinde Mehmet Özbay sahte kimliği bulunan, Interpol Kırmızı Bülteni ile aranan Abdullah Çatlı ve Melahat Özbay sahte kimlikli, sevgilisi Gonca Us öldü.

'Sürekli aydınlık için bir dakika karanlık' eylemlerini doğuran Susurluk skandalında DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Bucak yaralı olarak kurtuldu. Kazanın ardından kamuoyu, 'devlet, siyaset, mafya' üçgeninde yasadışı ilişkilerin ortaya çıkarılmasını talep etti ancak adalet burada da unutuldu.

Ve postmodern darbe 28 Şubat...

Refah Partisi ve Doğru Yol Partisi'nin koalisyonuyla kurulan hükümet sonrası Başbakan Necmettin Erdoğan'ın açıklamaları, Kocatepe Camii'nde atılan "Şeriat isteriz" çığlıkları, Aczmendilerin ayin görüntüleri, Susurluk skandalı ve Sincan Belediyesi tarafından düzenlenen Kudüs Gecesi'nin ardından 4 Şubat 1997'de Sincan'da askerler tanklarla gövde gösterisi yaptılar. İrticaya karşı tehdit niteliğindeki bu 'postmodern darbe'yle Milli Güvenlik Kurulu bir dizi kararın uygulanmasını istedi. Uygulanmayan kararlar, imzalanmayan sözleşmeler ve Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nde geçen yılların ardından istifalar geldi, yeni hükümet kuruldu, karanlık günler devam etti.

Dönemin siyasi iklimi ve Türkiye'nin gündemini anlamak adına anlattığımız bu can sıkıcı olayların ardından asıl meselemize gelelim: Konca Kuriş...

1961 yılında doğan Türk, Müslüman, araştırmacı, feminist yazar Konca Kuriş'in hikayesini anlatacağız bugün sizlere... Konca Kuriş, 1990'lı yılların karanlığında Kur'an'ın dogmatik bir şekilde yorumlanmasını eleştirdi ve bu eleştirilerinin sonucunda da öldürüldü.

Kendisini 'imanlı feminist' olarak tanıtan ve 1987 yılında Nakşibendi tarikatıyla tanıştıktan sonra "Sadece Kur'an" diyerek yoluna devam eden Koca Kuriş, İslami feminizmi sesli dile getiren ilk isim oldu.

1980'lerde Türkiye'de alevlenen feminizm tartışmalarıyla hiç bakılmayan bir pencere açtı Konca Kuriş ve İslami feminizmi yüksek sesle dile getirdi. Dini ve siyasi söylemleriyle erkek egemenliğine karşı mücadele ederken, aynı zamanda içinde bulunduğu İslami çevreyi de eleştirdi. 

Peki nasıl başladı Konca Kuriş'in hikayesi ve 38 yaşında nasıl sonlandı?

Kızı Sırma'nın “Çocukluğundan beri anlaşılamamış bir kadın” olarak anlattığı Konca Kuriş henüz 16 yaşındayken evlendi; gözyaşları içinde...

Dini inancı yok, evliliği kurtuluş olarak görüyor ve koyu bir şekilde inançlı olan Nakşibendi tarikatı mensubu kayınpederinin karşısına bu şekilde çıkıyordu: "İnanmam için bana Tanrı'yı göstermen gerekir." Ailede istenmeyen gelin ilan edildikten sonra Menzil'e götürüldü, Nakşibendi tarikatıyla tanıştırıldı, ve ardından örtündü. 

Kızı Sırma ile yapılan röportaj için tıklayabilirsiniz.

Zaman içinde İslamiyet'in farklı yüzleri ve yorumlarıyla tanıştı, Kur'an'ı esas aldı, başörtüsü taktı ve ibadetlerini yerine getirdi ancak yine de sorgulamaktan ve eleştirmekten de geri durmadı...

Geçen yılların ardından sorgulamaya devam etti, Kur'an'ın dogmatik bir şekilde yorumlanmasını eleştirdi ve bir sempozyumda ilk radikal çıkışını yaptı: Kur’an çevirisi/yorumlarındaki erkek egemen kültürden gelen anlayış ile kadına adeta yaşam alanı tanımayan dar çerçeveli bakış açısını gündeme getirdi.

Oğlu Yahya ile yapılan röportaj için tıklayabilirsiniz.

“İslam’da örtünmek şart değildir, hadislerle yola çıkmak yanlıştır, anlamadığınız bir dille dua etmenin faydası yoktur, kadının regl iken namaz kılması ve oruç tutması günah değildir, kadın erkek yan yana ibadet edebilir, kadınlar cuma, bayram ve cenaze namazlarını kılabilirler.”

Bugün bile hâlâ tartışılan bu söylemleri o gün dile getiren Konca Kuriş'in tek amacı erkek egemenliğini yıkmak; yazılar yazdı, televizyon programlarına katıldı, kadın sığınma evlerine destek verdi, savaş karşıtı mitinglerde boy gösterdi; yani mücadelenin her yerinde kadını temsili etti.

"Sen Kur’an'ı yeniden mi yorumlamak, yeniden mi yazmak istiyorsun?"

İşte tüm bu siyasi iklim, Türkiye gündemi ve İslami feminizm temelli söylemlerin ardından başlıktaki gibi bir dizi tehdit alan Konca Kuriş, 16 Temmuz 1998 günü eşi Orhan Kuriş'in etkisiz hale getirilmesinin ardından bir gece yarısı evinin önünden kaçırıldı. Oğlu Yahya Kuriş'in anlatımıyla o gün şöyle yaşandı: 

Annem kaçırılacağını biliyordu, hissetmişti sanırım. Sabah kalktı, garip bir şekilde müzik açtı, beni dansa kaldırdı ve dans etmeye başladık... Normalde çok neşeli bir kadın olan annem bana sarıldı, beni öptü, duygulandı ve gözleri doldu. Gün boyunca da yanından hiç ayırmadı beni. Akşam saat 17.30’da amcam bizi yaylaya götürmek için eve geldi. Annem mesaisi olduğu için gelemeyeceğini söyleyince, ben de annemle kalmak istediğimi söyledim. Annem kardeşlerime sahip çıkmam gerektiğini söyledi. Böyle bir cümleyi, normal bir zamanda kullanmazdı. Üzerine basa basa kardeşlerime sahip çıkmam gerektiğini söyledi. O günün gecesinde, kanser tedavisini üstlendiği kadının oğlu, beraberinde getirdiği adamlarla kaçırdı annemi. Üç kişi evimizin önüne gelmişler, kafasına zorla silah dayadıkları babamı yere indirmişler.

Ve Konya'da boşaltılmış bir ev, beton kaplı bir bodrum katı, altından çıkarılan cesetler...

Kaçırıldıktan sonra ailesi aylarca Konca Kuriş'in izini sürdü ancak herhangi bir şeye rastlayamadı. Tam 555 gün sonra 20 Ocak 1999'da Konca Kuriş'in cansız bedenine ulaşıldığı bilgisi ailesine verildi. Teşhis edildi, domuz bağıyla işkence edilerek öldürüldüğü anlaşıldı ve sonradan çıkan kasetlerle anlaşıldı ki Konca Kuriş 38 gün boyunca işkenceye rağmen direndi.

İşkence seansları katilleri tarafından kaydedilen Konca Kuriş'in son sözleri şöyleydi: "Savunduğum fikirler yanlıştı ancak bazı kişiler ve gruplar beni yönlendiriyordu. Ben de onların desteğiyle kamuoyuna ulaştım. Hatta Amerikalı bir grup beni ülkelerine davet etti. Kaçırılmasaydım, Amerika'ya gidip konferanslar verecektim."

Türk Hizbullahı Konca Kuriş'in kaçırılmasının, işkence görmesinin ve ölümünün sorumluluğunu şu cümleyle üstlendi: "İslam düşmanı ve laik-feminist Konca Kuriş, Allah ve Kuran-ı Kerim karşıtı fiilleri ve söylemleri nedeniyle Hizbullah savaşçıları tarafından kaçırılarak üslerimizde sorgulanmıştır. Dinsiz laik TC'nin resmi din söylemleri ile talimatları paralelinde hareket eden ve siyonistlerce de kullanılan Konca Kuriş, Müslümanları şüpheye sevk edecek fiiliyatlara giriştiği için şeri hükümler gereği cezalandırılmıştır."

Dönemin sert siyasi ikliminden bugüne kalan Konca Kuriş'in bu mezarı...

O karanlık günlerin bir daha hiç gelmemesi dileğiyle...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
garden_gnome

Başbakan Necmettin Erdoğan mi? Erbakan olmasin o?

tamer-olmez

Onu ve bir sürü insanı öldüren parti şimdi legalleşti hüdapar adıyla seçimlere giriyo.

tipik-biri

İçinde bulunduğumuz Türkiye'de tek şükrettiğim durum şu; biz kadınlar tesettüre girmekte ya da girmemekte özgürüz, tesettürlü olduğu için kadınlar üniversiteden uzaklaştırılmıyor, tesettürsüz kadınlar kapıda örtünerek dahi camilere girebiliyor. Ve biz kadınlar tesettürlü/tesettürsüz; dindar/deist/ateist dost olabiliyoruz. Avrupa'da öyle bir "müslüman ülke" algısı var ki Türkiye için; tesettürlü ve tesettürsüz iki Türk kadınını yanyana görünce garipsemişlerdi bizi. Ah bir de ölmesek, çok güzel yaşarız biz kadınlar...

semih-kurnaz

Al işte dinsiz diye 16 yaşında zorla evlendirmişler, sonra ne olduysa zorla tarikatlarda müslüman yapmışlar kadını, en sonunda da işkenceyle öldürmüşler, işin kötü yanı feminizmi buna da alet etmişler, hayır kadın haklarının savunulması çok iyi bir şey elbette ama son günlerde her konuda feminizmi savunan paylaşımlar özellikle yapılıyor, bildiğin algı operasyonu, bir zahmet bunu da biz erkeklere saldırmadan yapın. Tarikatlarda işkence gören kadın üzerinden cinsiyetçilik yapmayın..

emre-bektas10

AYAKTA ALKIŞLIYORUM SİZLERİ ! Onedio'da son zamanlarda mükemmel bir algı operasyonu yapılıyor. Neredeyse her içeriğin altında illa ki bir dalyarak alakasız dahi olsa islam dinine saldırıyor. İçerik başlığı ''Japonya'da Penis Festivali'' altta ki yorum ''Müslümanlar şöyle, böyle'' Ottan boktan içeriklerin altında bile İSLAM DÜŞMALIĞI var. İnsanlar bilmediği konularda bile atıp tutuyor. Başarılı da oluyorsunuz evet! Müslümanlıktan bir haber olan (sözde) müslümanların ve müslüman kisvesi giymiş provakatörlerinizin sayesinde.

emre-bektas10

Atalarının adetlerini din edinmiş dangalaklar ve islam düşmanları el ele vermiş durumda. En başından beri insanlara karşı haddi aşmadan, saygılı bir şekilde ve doğru bildiklerimi söylemeye çalıştım bu mecrada. Amma velakin insanların tahammül sınırı çok dar ve taktıkları at gözlüklerinden olsa gerek bir kötü örnek var diye milyonları karalayabiliyorlar. Linç kültürü bayaa yerleşti bünyemize ve gitmeye de niyeti yok. Ateistmiş, Deistmiş umrumda değil inanmayan inanmaz. Kaçırdığınız nokta şu inanmıyor olmanız size başkalarının inandığı değerlere hakaret etme, küfretme imkanı vermez. Alayı yargı mod on dşoauwjbdkawdaw

emre-bektas10

Klavyeden evrenin sırlarını insanlara aktarıyor sanki ulu – yüce bilgeler, daha gözünün önünde ki gerçekleri göremeyen kör zihniyet kalkmış o yok, bu yok, şu var, bu var diye asıp kesiyor klavye başında. Götünü yıkamaktan aciz mahluklar, inanışları kirletmeye çalışıyor. Gülüp geçiyorum artık sizlere ve tahammül sınırımı aşıp, insani duygulara kapılıp, pişman olacağım cümleler kurmak yerine terkediyorum bu mecrayı. Ve son sözüm operasyon çekenlere : ) Doğrular Güneş’e benzer, ne kadar engellmeye çalışsanızda Güneş her sabah ihtişamıyla doğacaktır.

tc-yilmaz-hasan

Hiç Turan Dursun kitapları okudun mu? Okumadıysan bir tanesini al oku ve hatta kıyasla yanlışlanabilecek kısımları yanlışla ama hakaret etmenin bir faydası yok bu seni haklı yapmaktan ziyade sana alt kültür ve düşük vasıflı insan yaftasını yapıştırır. Tek taraflı bakmak bir fayda getirmez herşeyi oku herşeyi anlamaya çalış gerçek kimliğini bulabilirsin. Yazdığım cevaba küfür ve hakaret yazmana lüzum yok. iyi akşamlar dilerim

ilke-suersokmez

hacı kadını domuz bağıyla bağlayıp 40 gün işkence etmişler sen ne diyosun

mert-yavuz-turkoglu

kadını işkenceyle öldürmüş domuz bağıyla gömmüşler sen dine mi takıldın? s.keyim dininizi arkadaş bu kadar osuruktan nem kapan, kendini korumaktan acizse dininiz, yok olsun gitsin.

Görüş Bildir