Kız Çocuğu Olarak Kayıtlara Geçen ve ‘Pembe Kimlik’ Verilen Erkeklerin Hikâyesi

 > -
4 dakikada okuyabilirsiniz

Diyarbakır ile Şanlıurfa arasındaki köyde, sayıları 15 olarak bilinen 'kadın' kimlikli erkeklerin çok ilginç bir hikayesi var. Cinsel organlarının içe kapalı halde olmasına bağlı olarak kız çocuğu olarak kayıtlara geçen, 'pembe' kimlik verilen ancak ergenlik çağında erkek görünümü kazanan bu kişiler hayatın pek çok alanında zorluklarla mücadele ediyor. 

Cinsel gelişim bozukluğu olan vatandaşlar Diyarbakır ile Şanlıurfa arasında yaşadıkları yeri 'kabus köy' olarak değerlendiriyor

Maddi imkanı olanlar, ameliyatla erkek olup, bunu kurul raporuyla resmileştirirken, önemli bir kısmının "kimlik" mücadelesi sürüyor.

Aileler ve köyün önde gelenleri, bu durumun 60 yıldır devam ettiğini belirtiyor.

DHA'ya konuşan aileler, çocuklarının evlenemediğini, nüfusa 'kadın' olarak kaydedildikleri için askere gidemediğini söylüyor.

En büyük sorunlarının polis ve jandarma arama noktaları olduğunu belirten aileler, bu rahatsızlığın aynı aileden 4- 5 kişide çıkabildiğini söylüyor.

Ailelerin, bu cinsel gelişim bozukluğunu ergenliğe kadar fark etmedikleri, kas gelişimiyle çocuklarının yüzlerinde sakal çıkması üzerine doktora başvurdukları aktarılıyor.

Köyde yaşayan 11 çocuk babası S.K., doğduğunda kız ismi verdikleri çocuğunun 10 yıl sonra erkek olduğunu öğrenmiş.

Oğlunu ameliyat için İstanbul'a götürdüğünü anlatan S.K. çocuğunun içinde bulunduğu durumu şu şekilde anlatıyor: 

 "Aradan 5- 6 ay geçti, tekrar ameliyat oldu. İmkanımız yok. Okulu bıraktı. 3 ameliyat geçirdi. İsmi halen kimlikte kız ismi olarak geçiyor. Biz ismini A., koyduk. Mahkeme olacak. Ne zaman kimliği değiştirecek, bilmiyorum. 18 yaşına gelince kendisi mahkemeye verecek. Mahkeme, ne sonuç verirse onu bekleyeceğiz. İstanbul'da çalışırken, polis kontrolünde kimliğini gösterince, kimliğin pembe olması sebebiyle sıkıntı yaşadı. O da şimdi ameliyat olduğunu ve aslında erkek olduğunu söylemiş. O sıkıntıyı çekiyoruz. Aynı hastalıktan yaklaşık bu köyde 13-14 kişi var. Kimi ameliyat oluyor kimi olamıyor." 

Bir anne: 'Arkadaşları da onunla dalga geçiyordu'

Anne Z.K. ise 3 kez ameliyat olan çocuğu için çok çile çektiğini dile getiriyor ve şöyle devam ediyor:

"Ameliyat sonrasında iş bulamadı. Gücümüz de yok. 'Anne ben ağır işleri yapamıyorum' dedi. Okulu bıraktı, arkadaşları da onunla dalga geçiyordu. Hastadır ve yardım bekliyoruz çocuğum için." 

'Polis, dalga mı geçiyorsun, diyor'

Pembe kimlik taşıyan M.A.İ. ise yaşadığı zorlukları aktarıyor: 

"Hastanelere başvurdum ama gidiyorum, hastane, masraflarımı devlet karşılamıyor. Ücretli gidip, geliyorum imkanım yok. Ailemin maddi durumu kötü. Ben 7- 8 yaşlarında fark ettim böyle hastalığımın olduğunu. Doktorlar, tam olarak bir şey demiyor. Araştırıyorlar, ameliyat oldum. Amcam, kardeşim, kuzenim ve ben toplam 4 kişiyiz aynı aileden. Çocukken dalga geçiyorlardı. İnanmıyorlardı böyle bir hastalık olduğuna. İnsan bazen üzülüyor. Ameliyat oldum. Evlenmek istersem kız verirler mi, vermezler mi onu bilmiyorum. Tanıdığım birkaç kişi bu hastalık sonrası geçirdikleri ameliyatların ardından evlendi ama burada maalesef evlenen daha yok. Mahkemeye başvurdum. Doktorlar dosyamı verecek, ameliyat olduğuma dair. O dosyayı mahkemeye götüreceğim ve avukat tutacağım; ama bunun da masrafı var. Tek istediğim, doğru dürüst bir kimliğim olsun. İnanmıyorlar bana. Kimlik gösterdiğim zaman polis, bana 'Dalga mı geçiyorsun?' diyor. Bir türlü inandıramıyorum. Görünüşte erkek görünüyorum ama nüfusta kadın kaydetmişler." 

'Cinsel gelişim bozukluğu olarak adlandırılıyor'

Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim Araştırma Hastanesi Çocuk Endokrin Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Nuri Özbek, köydeki bu kişilerde görülen durumun, 'cinsel gelişim bozukluğu' denilen hastalık olduğunu, genetik ya da hormonal nedenlerle meydana geldiğini, cinsiyete bağlı dış görünüşün gelişmemesiyle ilgili bir sorun olduğunu vurguluyor ve ekliyor: 

"Çok çeşitli hastalıklar yapıyor. Bahsettiğimiz olgulardaki hastalıkta, normalde genetik olarak erkek olan bir çocukta cinsel durumu oluşturan hormondaki yetersizlik sonucu çocuklar doğduğunda yetersiz erkek görünümüyle doğar. Genellikle de yanlışlıkla kız olarak tanımlanır. Yanlışlıkla da kız cinsel kimlik çıkarılır. Onun için de büyük sıkıntı yaşarlar. Aslında genetik olarak erkektirler. İç tarafları erkektir, yumurtalıkları vardır. Belli bir yaşa geldikten sonra da zaten kendini erkek gibi hissederler. Bunların testosteronun da eksiklik yok. Sadece testosterondan sonraki basamakta sıkıntı olduğu için dış görünüm tam erkek görünümüne ulaşıyor. '5-alfa redüktaz' eksikliği olarak tanımlanıyor. Yani cinsel gelişim bozukluğu olarak adlandırılıyor. Genetik hastalık olduğu için akraba evliliği bunlar için bozuk geni taşıyan kişilerin birlikte evlenmesi sıklığı artırıyor. Aslında çok da sık görülen hastalık grubu değildir. Akraba evliliği bizim bölgemizde yüksek, yüzde 42- 43 civarında akraba evliliği var. Batı'da yüzde 17 ile 20 arasında akraba evliliği sıklığı var. O nedenle bu hastalıklar bizim toplumumuzda genelde Batı'ya oranla 2 katıdır."

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

DiyarbakırİstanbulPolisŞanlıurfaanne
Görüş Bildir