Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Kilikyalı Korsanlar Tarafından Kaçırılan Jül Sezar'ın Muhteşem İntikam Hikayesi

-

En bilinen Roma İmparatoru Jül Sezar'ın ününü bir günde elde ettiğini düşünmek önemli bir hata. Neden öyle olduğunun cevabı ise, henüz 25'indeyken başından geçen bu olayda yatıyor.

Her şey, o zamanlar önemli bir devlet adamı olan fakat henüz İmparator olmayan genç Julius'un Kilikyalı korsanlar tarafından kaçırılmasıyla başlıyor.

Roma İmparatorluğu, köle ihtiyaçlarını karşıladıkları için bu korsanlara bir miktar bağımlıdır ve bu yüzden onlara saldırmamayı tercih eder.

Bu acımasız korsanlar, Julius karşılığında 20 talent (o zamanlar geçerli bir para birimi) değerinde fidye istemeyi planlamaktadır.

Bunu duyan Julius bir kahkaha patlatır ve "Kim olduğumdan haberiniz bile yok. Ben en az 50 talent ederim" der.

Ödemeyi de bizzat kendisi yapacaktır. Onunla birlikte esir alınan adamlarından bazılarını gerekli fidyeyi toparlaması için çeşitli yerlere yollatır.

Bu esnada dünyanın en vahşi insanları sayılan Kilikyalı korsanların elinde neredeyse iki yaveriyle birlikte kalakalmıştır.

Buna rağmen inanılmaz derecede kendinden emin ve rahat davranmaya devam eder. Yanlış olmasın, uyuyacağı zaman çok gürültü yaparlarsa birini yollatıp sessiz olmalarını emretmek gibi akıl almaz davranışlardan bahsediyoruz.

Rahatlığı bununla da sınırlı kalmaz. Orada kaldığı 38 gün boyunca her gün antrenmanlara katılır. Onların tutsağı değil de, lideri gibidir.

Bu sürede şiirler ve konuşmalar yazarak onları sesli biçimde Kilikyalılara okur. İstediği tepkiyi almadığında "Cahil barbarlar. Hepinizi astıracağım" diye tehditler savurur.

Suyu yavaştan ısınmaya başlayan Julius için gerekli fidye ulaştırılır ve Miletus limanına bırakılır.

Bırakıldığı limanda çok vakit harcamadan askerleri toplayan Julius, tutsak edildiği Kilikyalıların olduğu yere çıkartma yapar ve oradaki herkes bir bir esir alır ve mülklerine el koyar. 

Tutsaklarını Bergama hapishanesine koyan Julius, Asya valisi Junius'un yanına giderek, yetkili praetor olduğu gerekçesiyle tutsakların yargısının kendisine bırakılmasını talep eder.

Junius bu duruma sıcak bakmaz ve olumsuz yanıt verir. Fakat dünyanın en vahşi insanlarının arasında evindeymişçesine konaklayan adam, elbette durmayacaktır.

Bergama'ya gider. Hapishanedeki korsanların tamamını hücrelerinden çıkartıp çarmıha gerdirtir.

Aslında tutsak iken bunu defalarca korsanlara haykırmış, fakat ciddiye alınmamıştır. 

Halbuki kendisi son derece ciddiydi...

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Gizli Kullanıcı

Ne derseniz diyin adam stratejiden anlıyor, orta dereceli bir mahkumun fidyesi daha az olur belki ama korsanların keyfine göre kaybolan bir uzvu ya da Julius adının lekelenmesi o derece önemsiz olacaktır. Ayrıca geri dönüp hesap sorması da ilerde gerçekleşmesi muhtemel baş kaldırılara da göz dağı veriyor. Gerçekten liderlik vasfı taşıyan bir stratejist.

Gizli Kullanıcı

Mesele aslında kibir değil kendini önemli gösteriyor. Psikolojik üstünlük için, günümüzde İsrail'in " Batı Şeria'da öldürülen israil askerinin cesedi için 100 Filistinliyi serbest bırakması" gibi. Hareketteki mesaj belli bizim 1 ölümüz sizin 100 dirinize bedeldir gibi

mrycgr

Gemileri yakmak deyimini tarihe kazandıran kişi. Gemiyle işgale gittikleri bir yerde ordusu rakibin gücü karsısında korku duymaya başlayınca Sezar askerlerini yüksek bir tepeye çıkartır ve aşağıda kalan bir kaç askere gemileri ateşe vermeleri emrini verir. Geldikleri gemiler gözlerinin önünde çatır çatır yanan ordu sok geçirmiştir. Sezar 'gördüğünüz gibi gemileri yaktık artık dönüş yok ya bu savaşı kazanırsınız ya da hepimiz burada oluruz' seklinde bir konuşma yapar. Savaş Sezar’ın ordularının ezici zaferiyle sonuçlanır. Sezar'ı öldürenlerden hemen hemen hiçbiri kendisinden sonra üç yıl daha yaşayamadı, hemen hiçbirinin ölümü doğal olmadı. Hepsi de Senato’dan ceza giyip kimi bir deniz kazasında, kimi bir savaşta, acılar, belalar içinde öldüler; Sezar'ın canına kıydıkları kama ile kendi canlarına kıyanlar da olduğu tarihr geçmiştir ..

Gizli Kullanıcı

Bu anlattığınız olay Tarık bin Ziyad'ın Endülüs Emevileri komutanı olarak Cortuba'yı ele geçirişidir. (Gemileri yakmak deyimini tarihe kazandıran kişi) Hatta o etkileyici zaferden sonra Afrika ile Avrupa'nın kesiştiği boğaz, Cebel-i Tarık (Gibraltar) Boğazı adını alır. Bu gün de İngiliz Toprağıdır. Oyun teorisi dersinde Cournot duopoli vs gibi geri dönülemez hamleyi açıklamak için sunulan örnektir. Advanced Game Theory Strategies For Decision-Making'ten ayrıntılı bilgi edinebilrisiniz :)

mustafa-kaya40

Beraber savaştığı askerleriyle birlikte genelev kapatan bir diktatör aynı zamanda. Tüm Roma İmparatorları gibi gücün verdiği bir aşırılık vardı onda da.

feyk

bunu ilk defa duydum ama asirlikdan ziyade askerleriyle icice olmasinin ornegi. sezarin buyuk bir komutan olmasi sadece stratejik dehasindan gelmiyor, ne kadar deha olursan ol askerlerin arkanda durmuyorsa hic bir sansin olmaz. sezarin diger komutanlardan en buyuk farki askerleri ile daima icice olmasi, saraylar yerine onlarca yil askerleriyle ayni kapmda yasamasi, ordusundaki butun centurionlari (bugunki boluk komutanina tekabul eder) tek tek ismi ile tanimasi, ismi ile hitap etmesi. askerleriyle genelev kapatmasi tam ondan bekliyecem davranis olur ama kendi hazzi ve asiriliklari icin oldugunu hic sanmam. kendi hazlarinin pesinde olan biri en bastan askeri kamplarda yillarini harcamaz.

Gizli Kullanıcı

O dönem Roma yaşam şekline göre genelev kapatmak son derece sıradan bir aktiviteydi. Askerlerin gelecek savaşlarda daha istekli olmaları için Mecusiler dahil evlilik dışı cinsel birlikteliği kabul eden çoğu kültürde var bu. Pompei'ye giderseniz limanda erkek cinsel organına benzer yere gömülü mermer taşların şehrin genelevini gösterdiğini görürsünüz. Bu yorumu yazma sebebim sizin aşırılık olarak lanse ettiğiniz şeyleri o adamlar yönetmek için bir araç olarak kullanmış. Tıpkı Hitler'in büyük silahları ve radikal nasyonalist militarist söylemleri, Roma imaratoruna benzemeye çalıştığı fotoğrafları gibi. Sistemin bütününü anlamak lazım. Günümüz değer yargıları ile 2000 yıl önce yaşamış çok tanrılı bir toplumu yargılamayın isterseniz.

Gizli Kullanıcı

Söylemeyi unuttum Antik Yunan ve Roma'da bir lider askerlerini geneleve götürmezse hatta onlara eşlik etmezse bencil olmakla suçlanır eleştirilirmiş.

Gizli Kullanıcı

Roma o zaman imparator degildi cumhuriyetti -_- Roma ondan sonra imparatorluk oldu...

mustafa-kaya40

Onu da Başkanlık sevdası yaktı ya zaten :))

Gizli Kullanıcı

valla beni o kismi degil beni buradaki anakronisim ilgilendirir...

lazi-bozo

Bak simdi polis molis bi gelir bizi kervana bi takarlar gencligimizi alirlar bak bu kumardan benim bi ton infazim var ben ilerlerim aaabbi

furkan-cemal-salbas

Roma İmparatoru değil! Roma diktatörüdür kendileri. Roma Cumhuriyeti'ni yönetmiştir. İmparatorluk, Gaius Julius Sezar'ın ölümünden sonra, Agustus Sezar ile başlamıştır. Bunu da bilmiyorsanız daha ne diyeyim...

Başlıklar

Tercih
Görüş Bildir