Keşke Hayattaki En Büyük Derdimiz Finalde Hangi Sorunun Çıkacağı Olsa
Üniversitelerde final haftası başladı.
Koridorlarda ellerinde notlarla dolaşan öğrenciler…
Birbirlerine son kez sorular soranlar…
'Bu konu çıkar mı?', 'Hocanın özellikle üzerinde durduğu yer neresi?', 'Sence uzun soru gelir mi?' diye heyecanla konuşanlar…
Son tekrarların yapıldığı, kahvelerin biraz daha fazla tüketildiği, uykuların biraz daha ertelendiği günler.
Ben de en son yaklaşık 23 yıl önce yaşadığım bu görüntülere denk gelince bir an durup düşündüm.
Ve aklımdan şu geçti:
Keşke hayattaki en büyük sıkıntılarımız, final sınavında hangi sorunun çıkacağını merak etmek kadar masum olsa.
Çünkü insan büyüdükçe sorular değişiyor.
Ama ilginç olan şu:
Sorular zorlaşıyor, cevaplar ise giderek daha belirsizleşiyor.
Hayatın Soruları Önceden Verilmiyor
Sınavların en azından bir avantajı var.
Konular belli.
Kapsam belli.
Neye çalışacağınızı biliyorsunuz.
Ama hayat öyle değil.
Hangi gün hangi sorunla karşılaşacağınızı, hangi haberin sizi sarsacağını ya da hangi kararın hayatınızı değiştireceğini kimse söylemiyor.
Ebeveyn Olunca Ölçek Değişiyor
Çevremde çocuklarıyla ilgili kaygılanan anne babaları gördükçe içimden şu geçiyor:
Keşke çocuklarımızla ilgili yaşayacağımız en büyük problem, bebekken gaz çıkaramamaları olsa.
O günlerde o mesele ne kadar büyük görünürdü.
Saatlerce uğraşılırdı.
Çözüm aranırdı.
Uykular kaçardı.
Ama yıllar geçince insan şunu fark ediyor:
Hayat çocukların karşısına çok daha karmaşık sorular çıkarıyor.
Çocuklarımızı Neye Hazırlıyoruz?
Sınavlara mı?
Yoksa hayata mı?
Çünkü hayatın soruları test usulü değil.
Hayal kırıklıkları var.
Belirsizlikler var.
Kaybetmek var.
Yeniden başlamak var.
Ve bunların hiçbirinin cevabı kitapların arka sayfasında yazmıyor.
Bu yüzden çocukların yalnızca bilgiyle değil;
Hayal kırıklığıyla baş etme becerisiyle,
Bekleyebilme gücüyle,
Yeniden başlayabilme cesaretiyle,
Düşüp kalkabilme deneyimiyle büyümeleri gerekiyor.
Cam Fanuslar Kimi Koruyor?
Çocuklarımız üzülmesin, zorlanmasın, hata yapmasın istiyoruz.
Ama bazen onları korurken dayanıklılık geliştirme fırsatlarını da ellerinden alıyoruz.
Oysa küçük düşüşler, ilerideki büyük fırtınalara hazırlayan sessiz öğretmenler olabilir.
Belki de En Büyük Hediye Dayanıklılık
Çocuklarımıza bütün cevapları veremeyiz.
Ama bilmedikleri sorularla karşılaştıklarında pes etmemeyi öğretebiliriz.
Çünkü hayatın değeri, karşımıza hangi soruların çıktığında değil, o sorular karşısında nasıl ayakta kaldığımızda saklı.
Final haftasındaki öğrencileri görünce aklımdan geçen buydu.
Keşke hayattaki en büyük derdimiz, sınavda hangi konunun çıkacağını merak etmek olsa.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

