Karizmatik Sesinden Yaptığı Efsane Şarkılara Kadar Baştan Sona Unutulmaz Bir İsim: Cem Karaca

7PAYLAŞIM

Türkçe müzik tarihi boyunca birçok efsane isim barındırıyor ve hiç kuşkusuz bu isimlerin başında Cem Karaca geliyor. Islak Islak'tan Deniz Üstü Köpürür'e Namus Belası'na kadar müziğimize kazandırdığı sayısız muhteşem eserin yanı sıra karizmasına ve kişiliğiyle unutulması imkansız bir sanatçı Karaca.

Karizmatik sesinden yaptığı efsane şarkılara kadar baştan sona unutulmaz bir isim olan Cem Karaca'ya biraz yakından bakalım.

Anadolu Rock kültürünün kurucularından olan Cem Karaca 5 Nisan 1945 yılında İstanbul'da doğdu.

Babası Azerbaycan ve annesi ise Ermeni asıllı olan Karaca, çocukluğundan itibaren sanatla iç içe oldu, sanatla iç içe bir ailede büyüdü. Müzikle erken yaşta teyzesi Rosa Felegyan'ın kendisini piyanoyla tanıştırmasıyla buluştu. Orta öğrenimini Robert Koleji'nde tamamlayan Karaca zamanla müzikle bilhassa rock müzikle daha da iç içe hale geldi.

Müzikle iç içeliği günden güne artarken önce arkadaşlarının isteği ve sonrasında annesinin desteğiyle şarkı söylemeye ve sesini keşfetmeye başladı Karaca.

Bu süreçte bir müzik grubu kurmak istedi ve kendisine destek olan isimler arasında İlhami Gencer de vardı. Her ne kadar yeteneği erken yaşlarda kendisini göstermiş olsa da müzik konusunda annesinden gördüğü desteği babasından göremedi. 

1965 yılında askere giden Karaca, askerliğini yaptığı süre boyunca gerek Türk ozanları ve gerek Anadolu kültürüyle daha da yakınlaşmış ve müzik kariyerinde belki de yönümü buldum diyebileceği deneyimler yaşamıştı.

Askerlik sonrasında Cem Karaca'nın hem kişisel hem de bireysel hayatında yeni bir dönem başladı. Apaşlar grubuyla tanışan Karaca, yaptığı Emrah bestesiyle kısa sürede ses getiren bir yıldıza dönüştü.

Cem Karaca'nın Apaşlar ile olan yolculuğu kısa süreli olmadı. Beraber Almanya'ya gidip 45'likler kaydettiler. Beraber yarışmalara katıldılar ve Resimdeki Gözyaşları başta olmak üzere hit olan başka şarkılara da imza attılar.

Ancak zaman içerisinde Karaca'nın müziğini daha politik bir hale getirme arzusunun yanında Mehmet Soyarslan'ın bu değişimden uzak durmak istemesiyle Karaca'nın hayatındaki Apaşlar dönemi sonlanmış oldu.

Akabinde Karaca'nın müzik yolculuğu başka gruplarla devam etti. Apaşlar sonrasında Kardaşlar dönemi başladı ve ondan yıllar sonra Dervişan grubu kuruldu.

Ancak birçoklarımız için Moğollar ve Cem Karaca işbirliğinin bambaşka bir yeri oldu.

1972 yılında müzikal yaşamları birleşen Cem Karaca ve Moğollar beraber Obur Dünya / El Çek Tabip gibi parçalara imza attılar ancak hiç kuşkusuz grubun hiti Namus Belası oldu. Namus Belası öyle sevildi, öyle popüler oldu ki öyküsü dergilerde çizgi roman olarak yayınlandı.

Belki de zamanla daha muhteşem şeyler yapabilecek bu grup, Cahit Berkay'ın müzik hayatına yurt dışında devam etme kararından sonra Cem Karaca ve Moğollar'ın hikâyesi yarıda kaldı.

Cem Karaca'nın müzik yolculuğu hayatı boyunca hiç durmadı desek yeridir. Kariyerine hem solo hem de gruplarla devam etti. Yakın arkadaşı olan Barış Manço'nun ölümünden sonra Kurtalan Ekspres'e dahil oldu.

Cem Karaca'dan bahsedip müziğiyle de özdeşleşmiş olan politik duruşundan bahsetmemek mümkün değil.

1979 yılı sonrasında Almanya'ya taşınan Karaca, büyük çoğunluğu Nazım Hikmet şiirlerinin besteleri olan Hasret albümünün yayınlanmasının ardından Mart 1980'de Sıkıyönetim Mahkemesi'nde "1 Mayıs" plağı adı verilen eseriyle, 'komünizm propagandası' gerekçesiyle yargılanmaya başladı.

12 Eylül darbesi sonrasında Sıkıyönetim Mahkemesi başka sanatçılarla beraber Karaca'yı da yurda çağırdı ancak Karaca önce ek bir süre talebinde bulundu ve daha sonrasında yurda dönmeyeceğini belirtmesinin akabinde 6 Ocak 1983'te Türk vatandaşlığından çıkarıldı.

1982'de Bekle Beni albümünü yayınlayan Karaca bu albümdeki parçalarla Türkiye'ye olan özlemini sanatına yansıtmıştı.

1985'te yakın bir dostu aracılığıyla Turgut Özal ile görüşen Karaca'nın yurda dönme talebi için hukuki işlemler başlatıldı. Vatandaşlıktan çıkarılmasına sebebiyet veren davadan beraat eden Karaca, 1987'de Türkiye'ye döndü.

Cem Karaca özel hayatında ise ilki Semra Özgür ve sonuncusu İlkim Erkan'la olmak üzere toplamda beş evlilik gerçekleştirdi.

Müzikal yaşantısının yanı sıra tiyatro oyunları, sinema filmleri ve dizilerde de rol alan; kariyeri boyunca sayısız ödüle layık görülen Cem Karaca 8 Şubat 2004'te, henüz 58 yaşındayken aramızdan ayrıldı.

Efsane sanatçımız Cem Karaca'nın ardında bıraktığı şahane parçalardan bazıları...

Cem Karaca - Deniz Üstü Köpürür

Cem Karaca - Islak Islak

Cem Karaca, Cahit Berkay & Uğur Dikmen - Sen de Başını Alıp Gitme

Cem Karaca - Namus Belası

Cem Karaca - Sen de Başını Alıp Gitme

Zamanımızın çoğunu evde geçirdiğimiz şu günlerde müzik hakkında her şey @yuzdeyuzonline Instagram ve Twitter hesaplarında!

#yüzdeyüzmüzik artık #yüzdeyüzonline!

Online konserler, ilginç bilgiler ve müzikle ilgili diğer her şey için @yuzdeyuzonline Instagram ve Twitter hesaplarını takip et!

instagram.com/yuzdeyuzonline

twitter.com/yuzdeyuzonline

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ercy

Çok kaliteli, eşsiz bir sanatçıydı. Hatta ölümünden 4 gün önce "Hayvan Terli" adlı şarkısını seslendirmişti. Sonra yapım şirketine hırsız girmiş ve kayıtların da içinde olduğu bilgisayar ile beraber değerli ekipmanları çalmıştı. Televizyondan şirketin sahibi çağrı yapmıştı kayıtların geri getirilmesi için. Birkaç gün sonra taşla camı kırılmış, taşa sarılı gazete kağıdı açıldığında içinde Cem Karaca'nın son şarkısını okuduğu hard disk çıkmıştı. Onun sayesinde piyasaya sürülmüştü şarkı. Hırsız bile insafa gelmiş Cem Karaca denince. Mekanı cennet olsun, Allah gani gani rahmet eylesin.

gzm-ynklr

Sevgiyle saygıyla anıyoruz.

galatacimbm1905

''Doğarken ağladı insan. Bu son olsun, bu son..''

~ravza~

Bu adam çok karizma ya çok hoşuma gidiyor sesi giyim tarzı falan

kalem-kelam

Sesinden giyim tarzına, duruşundan davasına kadar dimdik bir adamdı. Cem Karaca, Barış Manço vb ile büyüyen insan olarak Demet Akalın'lar, Aleyna Tilki'ler dinlemek ihanetmiş gibi geliyor. Bu ülkede çöken sadece ekonomi değil, müzik de çöktü. Saçmalığın, yeteneksizliğin, maymunlaşmanın kol gezdiği bir piyasa var artık şimdi. Konuşulabilir olmak için kendi paralelindeki başka birine hakaret edip sürtüşmek vazgeçilmez asalaklıkları. Eskilerde edep bir timsaldi. İsteseniz de yapmazlardı. Şimdi bu geçim kaynağı oldu

Görüş Bildir