article/comments
article/share
Haberler
İstanbul Sular Altında Kalabilir! İstanbul’u Bekleyen Büyük Deprem Riskine Yeni Bir Tehlike Daha Eklendi

İstanbul Sular Altında Kalabilir! İstanbul’u Bekleyen Büyük Deprem Riskine Yeni Bir Tehlike Daha Eklendi

İstanbul’u bekleyen büyük deprem riskine, uluslararası iklim raporlarından gelen yeni bir tehlike daha eklendi. Bilimsel verilere göre, küresel ısınmanın etkisiyle yükselen deniz seviyesi, önümüzdeki yüzyıllarda İstanbul’un kıyı bölgelerini ve stratejik limanlarını tamamen yutabilir; 10 binden fazla yapının yüksek risk grubuna girmesi bekleniyor.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

İstanbul, yıllardır beklenen büyük deprem sarsıntısının yanı sıra artık ciddi bir iklim kriziyle de karşı karşıya bulunuyor.

İstanbul, yıllardır beklenen büyük deprem sarsıntısının yanı sıra artık ciddi bir iklim kriziyle de karşı karşıya bulunuyor.

İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü tarafından hazırlanan kapsamlı analiz, kentin kıyı yapılarının ve ekonominin can damarı olan limanların gelecekte sular altında kalabileceğini ortaya koydu. Uluslararası iklim tahminlerine dayanan sonuçlara göre, kutuplardaki buzulların erimesiyle deniz seviyelerinde yaşanacak artış, İstanbul'un hem Karadeniz hem de Marmara kıyılarındaki yerleşim alanlarını doğrudan tehdit ediyor.

Yapılan coğrafi analizler, deniz seviyesindeki yükselmenin sadece uzun vadeli bir sorun olmadığını, yakın gelecekte de etkilerini hissettireceğini gösteriyor. Projeksiyonlara göre, 2050 yılına gelindiğinde deniz seviyesinde yaşanacak yaklaşık 1,5 metrelik bir artış bile mevcut liman kapasitesinin yüzde 70'ini kullanılamaz hale getirme riski taşıyor. Takvimler 2100 yılını gösterdiğinde ise su seviyesinin 5 metreye kadar çıkabileceği, bunun da kıyıdaki ticaret yollarını ve altyapıyı ciddi şekilde bozacağı öngörülüyor.

Asıl korkutan senaryo ise 2300 yılı için çiziliyor.

Asıl korkutan senaryo ise 2300 yılı için çiziliyor.

Bilimsel modeller, bu tarihte deniz seviyesinin tam 15 metre yükselebileceğine işaret ediyor. Bu durumun gerçekleşmesi halinde, başta Haliç çevresi ve tarihi liman bölgeleri olmak üzere İstanbul genelinde 10 binden fazla binanın su altında kalması bekleniyor. Kentin stratejik konumu, maalesef iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerine karşı onu dünyanın en hassas metropollerinden biri haline getiriyor.

Yükselen sular sadece binaları değil, yaşam kalitesini ve ekonomiyi de derinden etkileyecek. Analizlere göre, artan sıcaklıklar limanlardaki teknik ekipmanların ömrünü kısaltırken, aşırı yağış ve yoğun sis gibi hava olayları lojistik operasyonları durma noktasına getirecek. Ayrıca deniz suyunun iç kesimlere ilerlemesiyle yer altı kaynaklarına tuzlu su karışması ve içme suyu altyapısının zarar görmesi gibi hayati sorunların yaşanmasından endişe ediliyor.

İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Cem Gazioğlu, tüm analizleri değerlendirerek İstanbul için uyardı.

İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Cem Gazioğlu, tüm analizleri değerlendirerek İstanbul için uyardı.

Gazioğlu, İstanbul Boğazı ve çevresindeki kıyı yapılarının farklı senaryolarla modellendiğini söyleyerek, en kötü senaryoya dikkat çekti. Gazioğlu “Bu durumda Ambarlı Limanı, Haydarpaşa Limanı ve Yenikapı başta olmak üzere birçok kıyı yapısında su baskınları öngörülüyor. Yaklaşık 247 bin metrekare ile 1 milyon 730 bin metrekare arasında alan ve 10 binden fazla yapı risk altında” dedi.

Gazioğlu, adaptasyon stratejilerinin kapsamlı yürütülmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu: Kritik limanların daha yüksek kotlara taşınması, dalgakıran, mendirek ve kıyı duvarlarının güçlendirilmesi gerekiyor. Sulak alanların korunması ve doğal bariyerlerin artırılması, GIS tabanlı erken uyarı ve dijital izleme sistemlerinin kurulması gereken öncelikli adımlar arasında yer alıyor.

Prof. Dr. Gürcan Büyüksalih ise iklim değişikliğinin zincirleme etkilerine işaret ederek, kıyı erozyonu, tuzlu su girişimi ve ekosistem kayıplarının liman bölgelerinde ciddi tehdit oluşturduğunu söyledi. Büyüksalih, 'Kıyı dolgu alanları dalga etkisiyle aşınırken, yer altı su kaynaklarına tuzlu su karışması hem endüstriyel hem içme suyu altyapısını tehdit eder. Bu süreç, kara ve demiryolu bağlantılarında kesintilere yol açarak ciddi bir lojistik krize neden olur. Başta Haliç çevresi olmak üzere tarihi liman alanları ve kıyı yapıları da su altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya. Bu durum, İstanbul'un uluslararası ticaret merkezi rolünün yanı sıra kültürel mirasını da tehdit ediyor” dedi.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
2007 yılında başladı medya sektörü maceram, 2009 yılında İstanbul Aydın Üniversitesi İnternet Gazeteciliği ve Yayıncılığı bölümünden mezun olunca daha da perçinlendi. Türkiye’nin en büyük medya kuruluşlarında stajyer, editör, haber müdürü ve danışmanlık gibi görevler aldıktan sonra 2022 yılından bu yana Onedio’dayım. ‘Eşik bekçiliğidir’ diye ustalarımızdan öğrendiğimiz gazeteciliğin ‘etik’ değerlerine inanarak ve sadık kalarak Türkiye ve dünya gündemini en sıcak haliyle size iletmeye çalışıyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
5
2
1
1
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın