İşini Yapmayan Hakim "Görevi Kötüye Kullanmak" Suçundan Hapis Cezası Aldı
Dicle Adliyesi’nde görev yapan hakim K.Ş., verdiği kararlara hüküm ve gerekçe yazmaması, duruşmaları uzun süre ertelemesi ve gerekçesiz kararlar alması nedeniyle “görevi kötüye kullanma” suçundan 14 ay 17 gün hapis cezasına çarptırıldı.
Diyarbakir’da hem Sulh Hukuk hem de Asliye Ceza Mahkemesi’nde görev yapan hakim hakkında, gerekçesiz kararlar nedeniyle dosyaların itiraz mercii olan Bölge İstinaf Mahkemesi tarafından bozularak geri gönderildiği, ayrıca mesleki değerlendirmelerinde orta ve zayıf notlar aldığı belirtildi.
Görevi kötüye kullandığı tespit edildi.
Bu durumun sürmesi üzerine Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından müfettiş görevlendirildi. Yapılan incelemede, K.Ş.’nin verdiği kararlara gerekçe yazmaması nedeniyle görevini kötüye kullandığı kanaatine varılarak hakkında soruşturma izni verildi.
"Meslekte yeniydim" dedi.
Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından soruşturma izni verilen ve Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan hakim K.Ş., savunmasında görev sürecinde yoğunluk altında çalıştığını ve bazı kararlarda gerekçe yazımında usule tam uyum sağlayamadığını, bunun hata olduğunu kabul ettiğini söyledi.
K.Ş., dosyaların esasına girdiğini ancak CMK’daki gerekçe kriterlerine her zaman uygun davranamadığını, bu nedenle üst mahkemelerce kararlarının bazı durumlarda orta ve zayıf notlarla değerlendirildiğini ifade etti.
Meslekte yeni olduğunu, yeterli danışma imkânı bulamadığını ve yoğun çalışma temposu nedeniyle hatalar yaptığını belirten K.Ş., buna rağmen birçok dosyada aktif şekilde çalıştığını ve suçlamaları tamamen kabul etmediğini söyledi.
Tanıklar vahim tabloyu anlattı.
Hakimler ve Savcılar Kurulu Başmüfettişliği raporuna göre, Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan hakim K.Ş. hakkında Bölge İstinaf Mahkemesi daire başkanları da tanık olarak dinlendi. Başkanlar, gerekçeli karar eksiklikleri nedeniyle kendisine düşük not verdiklerini, hatta şablon kararlar konusunda görüşmek üzere kendisini davet ettiklerini ancak gelmediğini ifade etti.
Tanık beyanlarında ayrıca, zabıt katibi ve mübaşirin, hakimin gerekçe yazmadığını söyleyerek istinaf bozma kararlarının ardından “artık karar vermeyeceğim” dediği ve buna ilişkin mesajlar gönderdiği aktarıldı. Mübaşir ise hakimin “Dosyaları getirmeyin, artık incelemeyeceğim” dediğini belirtti.
Raporda, K.Ş.’nin 234 dosyada duruşmaları ara karar kurmadan ertelediği, 609 dosyada ise 154 ila 315 gün arasında değişen sürelerle duruşmaları uzattığı tespit edildi. Ayrıca 138 dosyada gerekçesiz veya eksik gerekçeli hüküm kurduğu, 128 dosyada delillerin yeterince tartışılmadığı, 20 dosyanın istinaf tarafından bozulduğu ve 25 dosyada da yeniden yargılama süreçlerinin uzun süreli ertelemelere konu olduğu ifade edildi.
Karar yazmadı, davaları uzak tarihlere attı.
Mahkeme, yargılamaların en az giderle ve mümkün olan en hızlı şekilde sonuçlandırılmasının yargının temel görevi olduğunu vurgulayarak, herkesin adil yargılanma hakkına sahip olduğunu belirtti.
Kararda, yargılamaların açık yürütülmesi ve verilen hükümlerin gerekçeli olması gerektiği ifade edildi. Sanık hakimin görev yaptığı Dicle Adliyesi’nde, 234 dosyada ara karar kurmadan ve erteleme gerekçesi göstermeden duruşmaları ertelediği, 609 dosyada ise duruşmaları 154 ile 315 gün arasında uzattığı tespit edildi.
Ayrıca 138 dosyada hüküm kurulan son duruşma tutanaklarında gerekçe yazılmadığı, 128 kararda delillerin değerlendirilmediği ve bazı dosyalarda hiçbir gerekçeye yer verilmediği belirtildi.
Mahkeme, sanığın kendisine verilen dosyaları takip etme ve süresinde sonuçlandırma yükümlülüğünü ihlal ettiğini, duruşmaları makul olmayan sürelerle ertelediğini ve görevini kasıtlı şekilde ihmal ettiğini değerlendirerek “ihmali davranışla görevi kötüye kullanma” suçunun sabit olduğuna hükmetti.
Üst sınırdan ceza aldı.
Mahkeme, suçun işleniş biçimi ve kastın yoğunluğunu dikkate alarak sanığın üst sınırdan cezalandırılmasına hükmetti.
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması ve yargılama sürecindeki tutumunun yeniden suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaat oluşturması nedeniyle, başlangıçta 10 ay hapis cezası verildi.
Eylemlerin zincirleme şekilde gerçekleştiği değerlendirilerek ceza 17 ay 15 güne çıkarıldı. Ancak yargılama sürecindeki olumlu davranışlar dikkate alınarak ceza 14 ay 17 güne indirildi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın