article/comments
article/share
Haberler
İnsan Ömrünün Maksimum Süresi Belli Oldu: Tüm Hastalıkları Yensek de Sonsuza Kadar Yaşayamayacağız!

İnsan Ömrünün Maksimum Süresi Belli Oldu: Tüm Hastalıkları Yensek de Sonsuza Kadar Yaşayamayacağız!

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Bilim insanları, yaşlanma ve hastalıklara tam çözüm bulunsa bile insan ömrünün hücrelerdeki rastgele DNA mutasyonları nedeniyle 150 ila 190 yıl arasında bir üst sınıra takılacağını hesapladı. Yeni araştırmaya göre, özellikle kalp ve beyindeki yenilenemeyen hücreler ölümsüzlüğün önündeki en büyük biyolojik engeli oluşturuyor.

Kaynak: https://www.science.com/ultimate-limi...
İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Ölümsüzlük fikri yüzyıllardır insanlığın en büyük hayallerinden biri olsa da bilim dünyasından gelen son haberler bu efsaneye son noktayı koyuyor.

Ölümsüzlük fikri yüzyıllardır insanlığın en büyük hayallerinden biri olsa da bilim dünyasından gelen son haberler bu efsaneye son noktayı koyuyor.

Skolkovo Bilim ve Teknoloji Enstitüsü'nde görevli bir araştırma ekibi tarafından yürütülen yeni bir çalışma, yaşlanmayı durduracak kusursuz bir ilaç geliştirilse ve tüm ölümcül hastalıklar yeryüzünden silinse dahi insanların sonsuza kadar yaşayamayacağını ortaya çıkardı. Bilim insanlarının geliştirdiği matematiksel simülasyonlara göre, hücrelerimizde yaşam boyu biriken rastgele DNA hataları insan ömrüne biyolojik bir sınır çiziyor. Bu en iyimser bilimkurgu senaryolarında bile, bir insanın en fazla 150 ile 190 yıl arasında yaşayabileceği anlamına geliyor.

npj Aging dergisinde yayımlanan bu çarpıcı araştırma, insan ömrünü tahmin etmekten ziyade yaşlanma sürecinin görünmez mekanizmalarına ışık tutmayı amaçlıyor. Yaşamımız boyunca hücrelerimiz her bölündüğünde DNA'mızda ufak tefek kusurlar meydana geliyor. Vücudumuz bu hataları onarma konusunda oldukça başarılı bir mekanizmaya sahip olsa da sistem maalesef kusursuz işlemiyor. Zamanla biriken bu somatik (bedensel) mutasyonlar, kanser veya kalp rahatsızlıkları gibi hastalıkları tetiklemesinin yanı sıra hücrelerin işlevlerini de yavaş yavaş yitirmesine neden oluyor. Hesaplamalı biyolog Dmitrii Kriukov liderliğindeki araştırma ekibi, tam da bu noktadan yola çıkarak yaşlanmanın tüm dış etkenleri ortadan kalktığında sadece bu mutasyonların yaşam süremizi nasıl sınırlandıracağını hesapladı.

Ortaya çıkan tablo, bugünün ortalama 79 yıllık insan ömrüyle kıyaslandığında oldukça umut verici görünse de biyolojik sınırlarımızın ne kadar kesin olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Modelin sunduğu verilere göre medyan yaşam süresi 146 ila 194 yıl arasında değişiyor. Deri ve karaciğer gibi kendini sürekli yenileyebilen dokular bu uzun hayatta kalma maratonunda oldukça dirençliyken, kalp ve beyin gibi hücreleri büyük ölçüde yeri doldurulamaz olan hayati organlar zamanın yıpratıcı etkisine karşı koyamıyor. Yıllar geçtikçe onarılamayan mutasyonları bünyesinde biriktiren bu uzun ömürlü nöronlar ve kalp hücreleri, insan ömrüne nihai ve aşılamaz kısıtlamayı getiren asıl unsurlar olarak öne çıkıyor.

Elde edilen bu veriler aynı zamanda bilim dünyasında uzun süredir tartışılan bir konuya da netlik kazandırıyor. Eğer sadece hücre mutasyonları insan ömrünü tek başına ortalama 156 yıl civarında sınırlıyorsa ve biz şu an bunun yarısı kadar bir yaşam süresine sahipsek, yaşlanmamızı hızlandıran ve ömrümüzü kısaltan başka pek çok faktör bulunuyor demektir. Araştırmacılar, ulaştıkları sonuçların yaşlanma bulmacasının sadece ufak bir parçası olduğunu vurgulayarak, sağlıklı, mutlu ve uzun bir yaşlılık dönemi sırrını çözmek için çok sayıda farklı bilim dalının koordineli çalışmalar yürütmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
2007 yılında başladı medya sektörü maceram, 2009 yılında İstanbul Aydın Üniversitesi İnternet Gazeteciliği ve Yayıncılığı bölümünden mezun olunca daha da perçinlendi. Türkiye’nin en büyük medya kuruluşlarında stajyer, editör, haber müdürü ve danışmanlık gibi görevler aldıktan sonra 2022 yılından bu yana Onedio’dayım. ‘Eşik bekçiliğidir’ diye ustalarımızdan öğrendiğimiz gazeteciliğin ‘etik’ değerlerine inanarak ve sadık kalarak Türkiye ve dünya gündemini en sıcak haliyle size iletmeye çalışıyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın