İnsan Dağa Aşık Olmuş Dağın Haberi Olmamış: 19 Maddede Paul Cezanne Sainte-Victoire Aşkı

-

Paul Cézanne, Fransız post-empresyonist ressam ve gezgin. Modern sanatın gelişmesine yaptığı katkılar ve etkisi nedeniyle çoğu zaman modern sanatın babası olarak anılmıştır. Empresyonizm ile kübizm arasında bir köprü oluşturmuştur.

Ama biz size Twitter kullanıcısı Celine Symbiosis'in ağzından Sainte-Victoire Dağı'na olan aşkını anlatacağız.

1. Doğayı okumak demek; “Uyumu saklayan görünmez örtüyü kaldırıp, altında gizlenenleri tanımlayabilmek demektir’’ der Paul Cezanne.

2. Cezanne ne demek istemiş?

Cezanne yalnız kalmayı severdi. Yalnızlıkla gelen sessizlik düşünmesini sağlıyordu. Hele bir de tepeye bakan bir evde yaşıyorsanız…

3. Eğer böyle bir mekanda yaşıyorsanız,ses çıkarmak yerine, doğanın sesini duymaya çalışırsınız.

Cezanne de öyle yaptı ve Cezanne, zaten bunları yapabilmesi için yalnızlaşmaktan başka çaresinin olmadığını biliyordu...

4. Provence'in doğasıyla özdeşleşen yalnızlığı sanata dönüştü.

“Sanat, uğruna her şeyin feda edilmesi gereken, kıskanç ve yalnızca kendini düşünen anlayışsız bir güçtür.” Cezanne.

5. Cezanne son dönemlerinde saplantı haline getirdiği “Sainte-Victoire" dağı.

Peki bir dağa neden saplanıp kalır insan? Çıplak, kayalık, ürkütücü, soğuk, gri belirsiz ve her zaman dik başlı bir dağa neden ölümcül bir tutkuyla bağlanılır?

6. Mesela Çinli ressamlar, bir dağ resmi yapmadan önce, aylarca dağda yaşamayı, dağı içinde hissetmeyi önerirler.

Hangi kültürde olursa olsun, destanlarda, aşıkların dizelerinde, şarkılarda, deyimlerde, vs. gören, işiten ve her şeyi bilen varlıktır dağ. Bir dağ, başka bir dağa küsebilir, dile gelip konuşabilir, bağrına basabilir, eteklerinde yaşatabilir, yürüyebilir ve göz yaşı dökebilir. Etna gibi cezalandırır, Everest gibi aman vermez, geçit vermez, kurda kuşa yem eder; başı dumanlı, öfkeli ve fırtına habercisidir.

Cezanne’ın resimlediği bu bölge, yaklaşık 60 milyon yıl önce denizlerin çekilmesiyle geriye yüksek tepeler bırakır.

Derken kalker kayaları çıkar ve bıçakla kesilmiş gibi görünen 12 km uzunluğunda bir şerit oluşur. Yüzyıllar içinde meydana gelen sel ve erozyonlarla görünüm değiştiren dağ, bir çok savaş, kutsal mekan ve olaya tanıklık eder.

7. Burası aynı zamanda MÖ. 102'de Romalı general Gaius Marius’un zafere koştuğu yerdir.

18.yy'a kadar “Aix Dağı” olarak bilinir. Sonra “Sainte-Victoire” Dağı olarak anılmaya başlar ve hem resim hem edebiyatta adı sık sık geçer.

8. Mesela, Jean-Pierre Papon, Provence'e Edebi Yolculuk (1780) adlı eserinde, Marius’un burada yaptığı savaşlara yer verir.

Walter Scott, 1824’te yayınladığı Geirstein ya da Sislerin Kızı adlı yapıtında Saint Victoire Dağı’na yaklaşık 60 sayfa ayırır. Stendhal, Bir Turistin Anıları adlı yapıtında, bu dağdan ‘Dünyanın tüm yaratılış sürecinden daha ilgi çekici bir dağ’ diye söz eder.

9. Cezanne bu dağı Francois Marius Granet’in bir resminde görüp hayran olmuştur.

Her şey böyle mi başladı?

10. Cezanne, gençlik yıllarında yaptığı resimlerinde, belli belirsiz fark edilen bir dağ silüetine yer verir.

Cezanne, gençlik yıllarında yaptığı resimlerinde, belli belirsiz fark edilen bir dağ silüetine yer verir.
Cezanne, gençlik yıllarında yaptığı resimlerinde, belli belirsiz fark edilen bir dağ silüetine yer verir.
Cezanne, gençlik yıllarında yaptığı resimlerinde, belli belirsiz fark edilen bir dağ silüetine yer verir.

Önceleri bu dağ resimlerinin ana figürü değildir. Zamanla dağ varlığını belli etmeye başlar. Önceleri sıradan, kompozisyon tamamlayan bir dağ iken, yavaş yavaş Sainte-Victoire Dağı’na dönüşür. Paris’te yaşadığı yıllarda, en iyi arkadaşı Emile Zola’yla birlikte düzenli olarak Aix’e giderek, burada değişik kır manzaraları yapar.

11. Saint-Victoire dağı işte bu gidip gelme anlarında daha belirmeye başlar.

12. Babasının ölümünden sonra baba evine yerleşir, bu onun için bulunmaz bir fırsattır çünkü söz konusu ev Saint Victoire dağını görür.

Cezanne bir süre sonra daha güneyde bir dağ evi satın alır. Bu evden başka bir açıdan Saint Victoire dağını resmetmeye devam eder.

13. Cezanne bir kadına tutulur gibi saplanıp kaldığı dağı, soğuk, çekici ama aynı zamanda sıcak ve mesafeli bir kadın olarak mı düşlüyordu? Uzaktan sevdiği, asla erişemeceği soylu bir kadın olarak…

Erişilmeyen bir kadın için yapılabilecek tek şey, Cezanne’ın yaptığı gibi, onu uzaktan izlemek, her hareketinden haberdar olmak mıdır?

14. ...Bazen de dayanamayıp onu ağaçların arasından röntgenlemek mi?

15. Bazı resimlerinde uzaktan bakar bu dağa...

16. Bazen de kıvrımlarını görebileceğimiz kadar yakınlaşır.

17. Bu dağa karşı duyduğu saplantılı aşk, kıskançlığı beraberinde getirir.

Bu dağa karşı duyduğu saplantılı aşk, kıskançlığı beraberinde getirir.
Bu dağa karşı duyduğu saplantılı aşk, kıskançlığı beraberinde getirir.

Saint-Victoire dağı resimlerinde neredeyse hiç insan varlığına rastlamayız. Kare ya da dikdörtgen formlarında resmedilmiş bir kaç ev, insanı değil, sadece insan varlığını haberdar eder.

18. Oysa bu dağın çevresinde 12 yerleşim birimi vardır, etraf kalabalıktır.

19. Cezanne, Saint Victoire dağının 45 suluboya, 36 adet yağlıboya resmini yapar.

Philadelphia Versiyonu, 1906: Ön plan soğuk, ardından yeşil ve sıcak tonlar, sonra gene soğuk.

Londra Versiyonu, Courtauld I: Yaz sonu. Ekili araziler hazır. Görüş berrak. Sağda bir su kemeri var.

Edinburg Versiyonu: Yapraklarını dökmüş bir ağaç. Kış yaklaşıyor. İnsanlar yok.

Newyork Versiyonu: Ağaçların arasından Saint Victoire Dağı ve insan detayı.

Newyork Versiyonu: Ağaçların arasından Saint Victoire Dağı ve insan detayı.
Newyork Versiyonu: Ağaçların arasından Saint Victoire Dağı ve insan detayı.

Ressamın durduğu mesafeden, köyün girişi 2 km, su kemeri 3 km, Saint Victoire dağı 13 km uzaklıkta.

Tokyo Versiyonu: Ağaçlar tepeleri dört bir yanından kuşatmış durumda.

Baltimore Versiyonu

Saint Petersburg Versiyonu: Dağın hemen eteğinde küçük bir ev.

Newyork Versiyonu, Henry Pearlman Koleksiyonu: Gece ve gündüz aynı anda, gece ve gündüz gibiyiz.

Zürih Versiyonu, 1906: Her yere yayılmış gri bir zemin ve siyah kütleler.

Barnes Versiyonu

Washington Versiyonu: Küçük bir köy ama insan yok.

"The Rape of Proserpina" resminde, Pluton ve Proserpina’nın cehennemi andıran dünyası.

Arkada görünen dağ.

‘’Geleceğin gökyüzü salt siyahla örtülüdür.’’ Paul Cezanne

‘’Geleceğin gökyüzü salt siyahla örtülüdür.’’ Paul Cezanne
‘’Geleceğin gökyüzü salt siyahla örtülüdür.’’ Paul Cezanne
‘’Geleceğin gökyüzü salt siyahla örtülüdür.’’ Paul Cezanne

Geleceğin gökyüzünün siyahla kaplı olduğunu düşleyen bir sanatçı... Çünkü o bir "Wagner" hayranı.

Hikayenin orijinali için...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
miss-simpson

dağı ilk gördüğümde bu ne be dedim ama resimleri gördükçe bir yanının uçurum olması keskin hatları çok hoşuma gitti kesinlikle resimlerinin yapılması gerekiyormuş :)

kedisevici

o kadar kültürsüzmüşüm ki cenaze diye okudum :( çok güzel paylaşım, tişikirlir diazepam <3

degiiisik

aynen yaa:)

Görüş Bildir