Her Şeyi Yeniden Gözden Geçirin: İş Yerleri Çalışanları Hasta Ediyor ve Hatta Öldürüyor!

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

İşinize gitme düşüncesi sizde aşırı stres yaratıyorsa, yalnız olmadığınızı bilmenizde fayda var. Fakat ekonomik nedenlerle bu isteğin bir vazgeçişe dönüştürülmemesi durumunda sonuçlar üzücü olabilir. Çünkü son yıllarda iş stresi nedeniyle hem sağlık problemlerinde hem de ölümlerde büyük bir artış gözlemlendi. 

Avrupa İş Sağlığı ve Güvenliği Ajansı verilerine göre, her yıl 550 milyon iş günü kaybının arkasında 'stres nedenli' işe gitmeme sorunu yatıyor.

2015'te incelenen 300 araştırmanın sonuçları ise gerçekten çarpıcı.

Çünkü iş yerindeki zararlı uygulamaların yol açtığı ölüm ve hastalık oranları, pasif olarak maruz kalınan sigara dumanından kaynaklı olanlara eşdeğer.

İş yerindeki zararlı uygulamalar arasında şunlar yer alıyor 👇

  • Uzun çalışma saatleri

  • İş-aile çatışması.

  • Ekonomik güvensizlik.

  • İş kontrolünün olmaması.

  • ABD gibi ülkelerde, sağlık sigortasının olmaması.

Dünyada sağlık giderleri artarken iş yerleri de önemli bir kamu sağlığı sorunu merkezi haline geliyor.

BBC Türkçe'nin Dünya Ekonomik Forumu tahminlerine dayandırdığı habere göre, dünya çapında sağlık harcamalarının dörtte üçü kronik hastalıklara gidiyor ve bulaşıcı olmayan hastalıklar nedeniyle ölümler, tüm ölümlerin yüzde 63'ünü oluşturuyor.

Araştırmalar, iş yerindeki zararlı idari uygulamalar nedeniyle yılda 120 bin ekstra ölüm olduğunu gösteriyor.

Ve bundan kaynaklı ekstra sağlık harcamalarının yılda 190 milyar doları bulduğu belirtiliyor.

Bu durumda, ölüm nedenleri sıralamasında, işyerleri, böbrek hastalıkları ve Alzheimer'ın da önüne geçerek beşinci sırada yer alıyor.

İngiltere'de 2016-17'de iş kaynaklı stres, depresyon veya anksite nedeniyle 12,5 milyon işgünü kaybı oldu.

Peki, alışanlar açısından bu sorunlara neden olan kötü uygulamalar şirketlerin yararına mı?

Elbette hayır. Uzun çalışma saatleri verimliliği olumsuz etkiliyor. İşten çıkarmalar işyerlerinin performansını artırmadığı gibi, en iyi işçilerin de ayrılmasına neden olduğu gibi, tazminat veya müşterilerle bağların zayıflaması gibi nedenlerle tasarruf da sağlamıyor.

Araştırmalar, çalışanların işlerini ne zaman ve nasıl yapacakları konusunda daha fazla kontrol sahibi olmaları halinde daha fazla motivasyonla çalıştıklarını gösteriyor. Ayrıca stresli ve hasta işçilerin sağlıklılar kadar verimli çalışmadığı da açık.

Çalışma hayatının kötüye gittiğini gösteren başka veriler de mevcut.

Eskiden ekonomik kriz dönemlerine özgü işten çıkarmalar daha rutin bir hal alıyor. Örneğin gıda sektöründe Heinz ve Kraft şirketlerinin birleşmesi sonucu, işgücünün yüzde 20'si işten çıkarıldı.

Güvencesiz çalışmayı dayatan 'esnek ekonomi' beraberinde aile ilye geçirilen zaman ve ilişki problemlerini doğuruyor.

1950-60'larda CEO'lar hissedarlara, müşterilere, çalışanlarına ve topluma karşı sorumlu olduklarını düşünüyordu. Şimdilerde ise hissedarların çıkarları her şeyin üstünde tutuluyor.

Şirketlerinde çalışan insanların fiziksel ve ruhsal sağlıklarına karşı sorumluluk duyan çok az yönetici var.

Çalışanların elverişli koşullarda çalışmasını ve aynı zamanda yaşamasını düşünen şirket sayısı oldukça az.

Çalışanların, işyerini seçerken sadece ücret ve yükselme imkanını değil, fiziksel ve ruhsal sağlıklarını da göz önünde bulundurması gerekiyor. İşletme yöneticileri ise sadece kârlarını değil, işgücünün sağlığını da ölçüme tabi tutmalıdır.

Hükümetler açısından ise sağlık harcamalarındaki yüksek maliyet işyerlerine odaklanmak durumunda; zira işyeri stresi insanları hasta ediyor.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

2016Amerika Birleşik DevletleriCEOİngiltereçalışma saatleri
Görüş Bildir