Görüş Bildir
Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio'da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

etiket Gökçen Erdoğan Yazio: Her Nesil Bir Öncekinin Öğretmenidir

Anasayfa > Yazio

Nesiller arası farkları konu alan bir yazı yazdığıma göre ben de bir miktar yaşlandım. Çok değil ama yine de anne ve babalarımızın kınadığımız, oflayıp puflayarak savuşturduğumuz muhabbetlerine eriştim artık. Yadırgadığımdan değil, daha ziyade benim için de yeni bir deneyim ve öğrenme biçimi olduğu için konu etmek istedim bunu. Dünyada hiçbir şey aynı kalmıyorken bizimle çocuklarımız arasında anlayış, bakış ve davranış farkları olmasını son derece olağan buluyorum yoksa. Bilim insanı yanım olağan buluyor ama anne insanı olan yanımın arada kaşı kalkıyor, yalan yok. Yine de bu değişimi gerçekten kucaklıyorum.

Varlık ve yokluk kavramına bakışımızın en önemli farklardan biri olduğunu düşünüyorum ve üzerine konuşmaya değer.

Varlık ve yokluk kavramına bakışımızın en önemli farklardan biri olduğunu düşünüyorum ve üzerine konuşmaya değer.

Hayır yoktan anlamadıkları gibi bir şeyden söz etmeyeceğim. Zira onları ‘var’a alıştırdıktan sonra buna sitem etmeye o kadar da hakkımız olmadığını düşünüyorum. Ayrıca çocuklara bir varlık sunmayı yanlış bulanlardan da değilim. Burada bahsettiğim fark, çocukların yokluğu artık başarısızlık ve isteksizliğe bir bahane olarak kabul etmekten giderek uzaklaştıkları. Çünkü yeni dünya onlara hayal kurma ve bu hayallere ulaşma yolunda daha yaratıcı ve tutkulu olma yollarını gösteriyor, yolları kadar da örneklerini. 

Çocuklar, mümkün kılmakla ilgili daha çok fikir sahibiler bana kalırsa şimdi. Biz, başarıları varlığa, başarısızlıkları yokluğa atfeden bir nesildik bence. Bu açıdan tembeldik. Bizim neslimiz, kendi hayalleri için toplumun hayallerinden geçebilecek kadar cesur değildi. Güney yarım kürede yaşama hayalini gerçekleştirebilmek için buradaki eğitimini tamamlayıp bizim toplumumuzda hiç de saygın görülmeyen bir işi yapmaya tüm kalbiyle koşan bir gençle tanıştım geçen hafta mesela. Eskiler olsa bu işin karşısında dururlardı. Benim henüz yaşlanmayan yanım ise bir alkış tutturdu ki sormayın. Kendi imkanlarını yaratmak için yollar bulanlar eskiden de yok muydu; elbette vardı. Ne koşulların içinden ne umulmadık insanlar çıktı. Ama kabul edelim, şimdiki çocukların çok önemli bir kısmı “survivor” olarak devam ediyorlar zaten yaşamlarına. Olmazları olur etmeye son derece muktedirler. Şahsen gururlanıyorum bununla, biraz da üzgün olmakla birlikte. 

Bilgiye erişmenin bizim zamanımızda daha zor olduğunu kabul ediyorum ancak bununla övünmemiz bitmeli bence. Çünkü bilgiye bizden daha kolay erişmekle birlikte onu süzme konusunda da daha çok uğraş veriyorlar. Çünkü son derece ayrıştırıcı bir neslin artıklarıyla uğraşıyorlar genelde. Temelindeki hassasiyeti ve ilkeleri kaybetmiş sayısız siyasi ucu birbirine denk getirip özgürlükçü ve demokrat olmaya çalışıyorlar. Yeni bir dünya yaratmaya çalışıyorlar fosilleşmiş düşüncelerimiz üzerine. Adına miras deyip senelerce ilerletmediğimiz okumalarımızı güncellemeye çalışıyorlar. Sivil toplum neymiş, ne kadar güçlü olabilirmiş hepimiz şimdi görüyoruz bence. Görmek zorunda kalmamıza kırılmıyor muyum, o ayrı mesele.

Şimdiki çocuklar, beklediğimiz itaat duygusuna sahip değiller ve onları, kendilerine baksın diye doğuran anne, babalarının aksine kanatlanıp uçmak ve kanatlanıp uçan çocuklar büyütmek istiyorlar.

Şimdiki çocuklar, beklediğimiz itaat duygusuna sahip değiller ve onları, kendilerine baksın diye doğuran anne, babalarının aksine kanatlanıp uçmak ve kanatlanıp uçan çocuklar büyütmek istiyorlar.

Kalmak, durmak, korumak, beslemek, düzenlemek, düzene uymayanı aforoz etmek gibi bir sisteme yatkın değiller zaten. Yeni dünya onları çağırıyor. Affedip yola devam ediyorlar. Bizler gibi kırıldıkları şeylerle dip dibe, ayaklarında cam kesikleriyle mücadele ede ede potansiyellerini kaybedip ruhlarını öldürmeye hayır inanın bizim kadar yatkın değiller. Kangren olmuş bir kolu kesmelerinden daha doğru şey yokken ana dilimiz daima sitem. Bu nesli sitemle yanımızda tutmamız mümkün ve de faydalı değil doğrusu.

Üzerine konuşulacak çok şey var. Yazdıkça yazasım geliyor, yeni bir şey değil. Ama şimdi kızım gelir ve değiştiremeyeceğimiz bir geçmişin hatırasına saygıyla didişiriz yine. Takdir ettiğim onlarca şeye karşın, kızdığımı sandığı çoğu şeyle de göğsümü kabartır bilmeden. Yeni nesil gerçek bir öğretmen öğrenmek isteyene. 

Instagram

Twitter

Web

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
2
0
0
0
0
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?