Gıda İsrafının Ekonomik Boyutunu Gözler Önüne Seren 11 İstatistik
Çöpe attığımız birkaç dilim ekmek veya buzdolabında unutulan sebzeler çoğu zaman büyük bir israf ya da ekonomik sorun gibi görünmüyor. Fakat aynı durum binlerce, hatta milyonlarca evde, restoranda, markette ve üretim zincirinde tekrarlandığında ortaya çıkan tablo bambaşka boyutlara ulaşıyor. Üstelik kaybedilen yalnızca yemeğin satış fiyatı olmuyor. O gıdayı üretmek için kullanılan iş gücü, enerji, su, tarım arazisi, depolama ve nakliye maliyetleri de boşa harcanmış oluyor.
İşte gıda israfının ciddi bir ekonomik sorun olduğunu gösteren istatistikler!
1. Gıda israfının dünyaya yıllık maliyeti 1 trilyon doların üzerinde.
Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TİSVA) 2025 Raporu'na göre; dünya genelinde her yıl çöpe atılan ya da tedarik zincirinde kaybedilen gıdaların küresel ekonomiye maliyeti 1 trilyon dolar gibi ciddi bir seviyede. Fakat halihazırda yüksek olan bu tutara gıdayı üretmek için harcanan su, enerji, iş gücü ve lojistik dahil edilmiyor. Tüm bu hesaplar birlikte değerlendirildiğinde faturanın 2,6 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Üstelik bu meblağ, dünyadaki birçok gelişmekte olan ülkenin gayri safi yurt içi hasılasından da oldukça yüksek.
2. Gelecekteki risk 1,5 trilyon dolara ulaşıyor.
Gıda israfının nüfus artışı ve kentleşme hızı ile paralel olduğu düşünülüyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki orta sınıf vatandaşların tüketim alışkanlıkları değiştikçe israfın boyutunun da artacağı tahmin ediliyor. Nüfus artışı, hızlı tüketim ve daha fazla satın alma gibi alışkanlıklarla birlikte 2030 yılına kadar çöpe giden gıda miktarının yıllık 2,1 milyar tona, gıda israfının maddi değerinin ise 1,5 trilyon dolara çıkacağı öngörülüyor.
3. Tüketici aşamasında %19 israf var.
UNEP 2024 Raporu'na göre; tüketici aşamasındaki israf, tedarik zincirinin en pahalı halkasını oluşturuyor. Çünkü bir ürün tarladan toplanıp, işlendikten, paketlendikten, taşındıktan ve üzerine katma değer eklendikten sonra tüketiciye sunuluyor. Market standartları sebebiyle aslında kullanılabilir olan ama hafif eğri sebzeler veya iyi görünmeyen ürünler çöpe gidiyor. Bu aşamada son tüketim tarihi (STT) veya tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) karıştığı için restoranlardaki, hanelerdeki ve marketlerdeki gıdaların %19'u doğrudan çöpe atılıyor.
4. Hasat sonrası kayıp %14'e çıkıyor.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütüne (FAO) göre gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde gıda israfı en çok tarlada ve lojistik aşamasında yaşanıyor. Bu ülkelerdeki yetersiz altyapı, depolama alanları, kötü yol koşulları veya uygun olmayan paketleme standartları sebebiyle tarladan hasat edilen ürünler henüz tüketiciye ulaşmadan bozuluyor. Hasat sırasında doğru teknolojinin kullanılmaması ve ürünlerin uygun şartlarda saklanmaması sebebiyle bu ürünlerin %14'ü doğrudan çöpe atılmış oluyor. Bu durum, özellikle küçük ölçekli çiftçilerin borçlanma riskini artırıyor.
5. Avrupa Birliği'nin faturası oldukça kabarık.
Gıda israfı söz konusu olduğunda sadece Avrupa Birliği'nin faturası bile dudak uçuklatıyor. 2024 Eurostat verilerine göre; Avrupa Birliği'nde üretilen gıdaların %10'u doğrudan çöpe gidiyor ve bu durum ekonomide 132 milyar dolarlık bir delik yaratıyor. AB 2030 yılına kadar israfı %50 oranında azaltmayı planlasa da fatura hala epey ağır görünüyor.
6. Türkiye'de yılda 23 milyon ton gıda çöpe gidiyor.
TİSVA ve Neugastro'nun güncel raporlarına göre Türkiye'de gıda enflasyonunun ve cari açığın arkasındaki gizli nedenlerden biri gıda israfı olarak tanımlanıyor. Çünkü yılda tam 23 milyon ton gıda, henüz tüketilmeden israf ediliyor. Bu fatura güncel kur maliyetleri ve piyasa çarpanları ile birlikte değerlendirildiğinde 1,7 trilyon TL'yi aşıyor. Yani, ithal edilen birçok ham madde ve enerji maliyeti aslında heba oluyor.
7. İsrafın makroekonomik bütçeye etkisi de oldukça yüksek.
Yaşanan devasa kayıp, Türkiye Gayri Safi Yurt İçi Hasılası'nın (GSYİH) yaklaşık %2,7'lik kısmına denk gelirken, merkezi yönetim bütçe giderlerinin %11,7'si olarak hesaplanıyor. Yani her yıl ülke gelişimine, altyapıya ve tarımsal ticarete harcanacak önemli ve devasa bir kaynak değerlendirilmeden israf ediliyor.
8. Türkiye son tüketici bazında israfın en yüksek olduğu ülkeler arasında.
TÜİK hane israf verileri, her yıl üretilen gıdanın yaklaşık üçte birinin çöpe gittiğini ve her bireyin yılda ortalama 102 kg gıdayı çöpe attığını gösteriyor. Taze meyve ve sebzeler hane bazındaki israfın yaklaşık %40'ını oluştururken, %32,5 ile ekmek ikinci en büyük israf ürünü olarak öne çıkıyor. Bu dev kayıp, hane bazındaki kontrolsüz tüketim ve harcama alışkanlıklarını gözler önüne sererken, israfın olmaması durumunda hane refahındaki potansiyel artışa da işaret ediyor.
9. Günde 12 milyon adet ekmek çöpe atılıyor.
Hane bazındaki israfın en görünür yüzlerinden birini ekmek oluşturuyor. Evsel atıkta meyve ve sebze ilk sırada yer alırken en temel besin maddesi olan ekmek ikinci sıraya yerleşiyor. Güncel TİSVA verileri, Türkiye'de günde yaklaşık 12 milyon adet ekmeğin çöpe atıldığını gösteriyor. Bu israf un, maya, işçilik ve enerji maliyetleri üzerinden değerlendirildiğinde fatura 200 milyar TL'yi aşıyor.
10. Dünyadaki tarım arazilerinin %28'i boşa kullanılıyor.
Dünyadaki tarım arazilerinin %28'i, yani yaklaşık Çin, Kazakistan ve Moğolistan'ın toplam yüzölçümü kadar bir alan, hiç yenmeyecek gıdaları üretmek için ekilip biçiliyor. Bu arazilerde kullanılan milyarlarca metreküp su, tonlarca kimyasal gübre ve mazot da tamamen israf ediliyor. TÜBA verileri ise Türkiye'deki tarımsal arazi kaybının %23'e ulaştığını, toplam su tüketiminin %24'ünün israf edildiğini ve toprağın boş yere kirlenip yaşlandığını gösteriyor. Bu durum karbon ayak izini artırırken yeraltı sularının kurumasına ve küresel ölçekte sera gazı yükselişine yol açıyor.
11. Gıdaların %40'ı henüz perakendeciye ulaşmadan çöp oluyor.
Tüm bunların yanı sıra toplumda gerekli bilincin oluşturulmasıyla birlikte hem hanelerde hem de market ve restoran zincirlerinde israfın azaltılabileceği öngörülüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı öncülüğünde yürütülen kampanyalar toplumsal bilinci artırırken, toplumu oluşturan bireylerin %83,6'sı israfı önlemek için elinden geleni yaptığını belirtiyor. Son dönem verileri ise hanelerdeki artan veya tüketilmeyen gıdaların %28,7'sinin başka şekilde değerlendirilerek çöpe atılmadığını gösteriyor. İsrafın bilançosu hala ağır olsa da çözüm için gereken adımların atılabileceği vurgulanıyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın