article/comments
article/share
Haberler
Eyfel Kulesi'yle Evlenen Kadın Yalnız Değil: Eşyalara Aşık Olan İnsanlar Gerçekten Var

Eyfel Kulesi'yle Evlenen Kadın Yalnız Değil: Eşyalara Aşık Olan İnsanlar Gerçekten Var

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Arabasına isim koyan, çocukluğundan kalma oyuncağını yıllarca saklayan çok kişi var. Ama bazı insanlar için eşyalarla kurulan bağ bundan çok daha derine iniyor: Bir köprüye, bir binaya ya da bir arabaya gerçekten aşık oluyorlar. Psikolojide 'objektofili' ya da 'nesne cinselliği' olarak anılan bu durum, bugüne kadar oldukça az araştırıldı. İngiltere'de yapılan bir çalışma ise bu insanların dünyayı algılama biçimine dair dikkat çekici ipuçları ortaya koydu.

Kaynak: Scientific Reports

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Bazıları için bir köprü ya da bina sevgili yerine geçebiliyor

Bazıları için bir köprü ya da bina sevgili yerine geçebiliyor

Objektofili, bir kişinin cansız bir nesneye karşı duygusal, romantik ya da cinsel çekim hissetmesi olarak tanımlanıyor. Bu çekimin yöneldiği nesneler oldukça çeşitli: Köprüler, binalar, arabalar, heykeller, çitler, müzik aletleri ve teknolojik cihazlar en sık anılan örnekler arasında.

Uzmanlar, bir eşyaya güçlü bir bağlılık duymanın tek başına bu kavramla açıklanamayacağını hatırlatıyor. Objektofili geniş bir yelpazeyi kapsıyor; kimi için nesneye duyulan bir aidiyet hissi, kimi için gerçek bir aşk anlamına geliyor. Bu insanların önemli bir kısmı, sevdikleri nesnenin bir ruhu, duyguları ve kendine özgü bir iletişim yolu olduğuna inanıyor.

Eyfel Kulesi'yle tören yapan okçu en bilinen örnek oldu

Eyfel Kulesi'yle tören yapan okçu en bilinen örnek oldu

Konu gündeme geldiğinde akla ilk gelen isim genellikle Amerikalı yarışmacı okçu Erika LaBrie oluyor. LaBrie, 2007'de Paris'te Eyfel Kulesi'yle sembolik bir tören düzenledi ve ardından soyadını 'Eiffel' olarak değiştirdi.

Erika Eiffel, o günden bu yana objektofiliyi bir hastalık ya da tuhaflık olarak değil, kendi hayatının doğal bir parçası olarak anlattı. Röportajlarında nesnelerle kurduğu bağın insanlarla kurulan ilişkilerden farklı ama en az onlar kadar gerçek olduğunu savundu.

Berlin Duvarı'na bağlanan kadın soyadını bile değiştirdi

Berlin Duvarı'na bağlanan kadın soyadını bile değiştirdi

Erika Eiffel bu alandaki ilk örnek de değildi. İsveçli Eija-Riitta Eklöf, 1979'da Berlin Duvarı'yla 'evlendiğini' açıklamış ve soyadını Almanca 'Berlin Duvarı' anlamına gelen 'Berliner-Mauer' olarak değiştirmişti. Duvarın 1989'da yıkılması, onun için bir kayıp olarak anılmıştı.

Bu tür hikayeler uzun yıllar boyunca magazin sayfalarında ilginç birer haber olarak kaldı. Bilim insanlarının konuya ciddi biçimde eğilmesi ise çok daha sonra gerçekleşti.

Araştırmaya katılanların üçte birinden fazlasında otizm tanısı vardı

Araştırmaya katılanların üçte birinden fazlasında otizm tanısı vardı

Sussex ve Brunel üniversitelerinden psikologlar, kendini objektofili yaşayan biri olarak tanımlayan 34 kişiyi 88 kişilik bir kontrol grubuyla karşılaştırdı. Scientific Reports dergisinde yayımlanan çalışmaya göre katılımcıların yaklaşık yüzde 38'inin resmi bir otizm tanısı vardı. Genel nüfusta bu oran yüzde 1,5 civarında.

Araştırmacılar bir başka ilginç ayrıntıya daha dikkat çekti. Katılımcılar, nesnelere kişilik ve cinsiyet yükleme eğilimini çok daha güçlü taşıyordu; habersiz yapılan ikinci testte 'partner' nesnelerini büyük ölçüde aynı kişilik özellikleriyle tarif ettiler. Grubun yaklaşık yarısında otizm, sinestezi ya da ikisi birlikte görülüyordu.

Ekip yine de sonuçları temkinle yorumluyor. Katılımcıların üçte birinden fazlasında ne otizm ne de belirgin otizm özellikleri vardı; yani otizm bu durumu tek başına açıklamıyor.

Uzmanlara göre asıl ölçü, bu bağın hayatı zorlaştırıp zorlaştırmadığı

Uzmanlara göre asıl ölçü, bu bağın hayatı zorlaştırıp zorlaştırmadığı

Aslında eşyalara anlam yüklemek hepimizin bildiği bir şey. Arabamıza isim koyuyor, çocuklukta oyuncak ayımızı bir arkadaş gibi görüyoruz. Oyuncak Hikayesi gibi animasyonlar da eşyaları kendi kişiliği olan karakterlere dönüştürüyor. Bir nesne, önemli bir insanın ya da anının duygusal yükünü taşıyabiliyor; bir araba kimi için güveni, kimi için özgürlüğü simgeliyor.

Uzmanlar objektofilinin nedeni konusunda tek bir açıklama olmadığını vurguluyor. Yalnızlık, geçmişte yaşanan sarsıcı deneyimler ya da insanlara güvenmekte zorlanmak gibi etkenler öne sürülse de bunlar şimdilik kanıtlanmış bulgular değil, yalnızca olasılıklar. Bazı insanlar ise nesneleri yargılamadıkları için çekici buluyor.

Akademik dünyada da tartışma sürüyor: Kimi araştırmacılar objektofiliyi bir yönelim olarak görürken, kimileri farklı bir sınıflandırma yapıyor. Uzmanların ortak noktası ise şu: Alışılmadık bir çekim tek başına bir ruh sağlığı sorunu sayılmıyor. Asıl ölçü, bu bağın kişinin kendi isteğiyle kurulması, ona iyi gelmesi ve günlük hayatını aksatmaması.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
2019 yılında TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde lisans eğitimime başladım, 2024 yılında da mezun oldum. Eğitimim süresince çeşitli platformlar ve gazete topluluklarında çeviri ve yerelleştirme alanlarında aktif rol aldım, bu süreçte dil becerilerimi ve kültürler arası iletişim yetkinliğimi geliştirdim. 2022 yılının Mayıs ayında Onedio’da stajyer olarak başladığım editörlük kariyerime, “Yaşam” kategorisinde sosyal medyadaki trendleri, günümüz ilişki dinamiklerini ve toplumsal meseleleri okuyuculara ulaştırarak devam ediyorum. İçeriklerimde, okuyucuların kendilerinden birer parça bulmasını amaçlıyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
1
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın