Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Eskiden Ödev Yapmak İçin Ansiklopedi Kullanan Efsanevi Neslin Bildiği 20 Durum

156PAYLAŞIM

Dönem ödevi yapmak için emek vermiş, dişini tırnağına takmış efsanevi bir nesil... Şimdi ufak tefek zorluklar karşısında kolay kolay yılmıyorlarsa, sebeplerinden biri de budur.

1. Pilot kalem önemli. Pilot kalem, bir dönem ödevi için olmazsa olmazlardandır.

Tükenmez kalemle dönem ödevi yapılmaz mesela. Yapılırsa "Öğretmen anlar da, kızar mı lan acaba?" soruları dolanır aklında.

2. Şu çizgili kağıtları nerede görseler tanırlar. Onları hazırlamak için az ter dökmemişlerdir.

Öğretmenlerden; "Ne o öyle uçak gibi yazmışsın!" azarını yememek için olması gereken çok önemli şey.

3. O çizgiler öyle elle çizilmez tabi. Ödevi yapacak kişiye cetvel lazımdır bir de.

Bu cetvelden en az bir tanesi, her öğrencinin çantasına girmiştir herhalde. Çizgili kağıdın üstüne yeniden o çizgileri çizmek ne kadar meşakkatli işmiş Allah'ım. 

Cetvel yoksa bir de kitapla çizmeye çalışırsın ki, evlerden ırak. Çok zor işler çoook.

4. Şu ataşlara da hiç yabancı değillerdir. Ödev yapacakları çizgisiz kağıtla önceden hazırladığı çizgili kağıdı tutturmak için en az iki tane bunlardan gereklidir.

Ama dikkat etmek lazım tabi. Çizgili kağıdın üstündeki mürekkebin kuruduğundan emin olmak lazım. Sonra sayfayı tekrar yazmak zorunda kalmamak için...

5. Ve işte o meşhur, Temel Britannica'lar, Meydan Larousse'lar...

Ve işte o meşhur, Temel Britannica'lar, Meydan Larousse'lar...
Ve işte o meşhur, Temel Britannica'lar, Meydan Larousse'lar...
Ve işte o meşhur, Temel Britannica'lar, Meydan Larousse'lar...

Uğruna haftalarca gazete kuponu biriktirdiğimiz bilgi yuvaları. Google Amca'nın olmadığı dönemde yardımımıza koşan, ihtiyacımız olan her bilgiyi aramak için ilk olarak başvurduğumuz kitaplar.

a-ami
ami-avr
avr-ber
ber-bro
bro-.. sıralaması hala hafızalardan silinmeyenlerle bir ara toplanıp bir şeyler yapalım. Hatta ödev hazırlayalım bence. 😄

6. E doğal olarak, onlarca ansiklopediden, yapacağın ödevle ilgili konu başlığını bulmak da zordur.

Öyle Google'a yazayım 0,037 saniyede önüme yaklaşık 964000 tane sonuç çıkartsın diyemezsin işte. Özveriyle arayacaksın o başlığı bazen de ilgisi olmayan yerlere bakacaksın.

Einstein'la ilgili olan başlığı aramak için "A" harfine bakmış bir nesiliz biz sonuçta. 😁

7. Eğer aradığın konu sizdeki ansiklopedilerde yoksa o zaman hapı yuttun işte. Doğruca kütüphanenin yolunu tutmak zorunda kalırsın.

Mesela ödevin L harfiyle başlıyorsa, sizde de L harfinin olduğu ansiklopedi eksikse o zaman yandın işte. 😢

8. Kütüphanede bir kaynak bulduğunda da onu dışarıya çıkartamazsın mesela.

Ya oturup ödevini orada yapacaksın, ya da o kocaman kitapların fotokopisini çektirip fotokopilerden yararlanacaksın.

9. Ama o kaynağı bulduğunda da içini tarifsiz bir mutluluğun kaplaması olasıdır.

Ödev yapacağı konu için insan kaynak buldu diye sevinir mi? O zaman seviniyorduk işte. 😄

10. Sonra oturur çocuk, salondaki halının üstüne. En güzel yazısıyla başlar ansiklopedileri önündeki kağıda geçirmeye.

Bundan sonrası büyük dikkat ister. En ufak bir hatada geri dönüşü mümkün olmayan bir yola girilir.

11. O yıllarda bilgisayar da olmadığı için, ailenin "Acaba dersi bırakıp, oyuna mı daldı?" derdi yoktur.

Gözlerinin önünde, televizyonun karşısında ödevini yapıyorsundur çünkü. En fazla, "Bırak televizyonu ödevini yap!" diye azar yersin o da fazla ciddi olmaz zaten.

12. Bir kelimeyi yanlış yazdığında ya da, bir satırı yazmadan atladığında ocağına incir ağacı düşmüş gibi üzülür insan.

Tekrar kağıdı değiştirir. O sayfaya baştan başlar mecburen. Pilot kalemle yazdığından hiçbir şekilde geri dönüşü yoktur çünkü.

13. Aslında daksil vardır. Ama öğretmenin, daksil kullananlara zayıf verdiğine dair gizemli bir şehir efsanesi dolaşır sınıflarda.

O yüzden cesaret edip, daksil de kullanamaz çocuk. Mecburen sayfayı en baştan yazacaktır. Ya da ufak bir hataysa kalemle hissettirmeyecek şekilde düzeltecektir.

14. Yazın kötüyse eğer; o ödevi annene ya da ablana yazdırırsın. Sen okursun, onlar yazar.

Böylece hem ödevinden yüksek not alırsın, hem de aile içerisindeki yardımlaşma bu sayede artmış olur. ☺️

15. Sabahlara kadar, o ansiklopedilerdeki bilgileri kağıda geçirmekle uğraşacağından, ödev yaparken uyuya kalabilirsin.

"Kopyala yapıştır, çıktı al" gibi az bir zaman almaz çünkü bu. Gerçekten emek vermen gerekir emek!

16. Bir süre sonra, sıkılıp hayallere dalabilirsin. O ödev sırasında, ertesi günkü sınıf maçını, karne gününü hatta akabinde yaz tatilini düşleyebilirsin.

Telefon ya da bilgisayar olamadığından, dikkatimizi dağıtan en önemli şey hayallerimiz oluyordu haliyle.

17. Ödev kapağını hazırlaması ise, başlı başına bir ödev konusudur.

Ona da en az ödeve harcadığımız kadar zaman harcarız. Bir ödevin kalitesi öncelikle kapağından belli olur çünkü. 😃

Şimdikiler de ne güzel ya oh, hazır kapağı çıktı al, ismini yaz koy ödeve. 

Ne güzel ya. 😟

18. Bir de küçük kardeşin varsa eğer, gelip ödevi mahvetmesinden korkarsın. Kaşla göz arasında hazırladığın kağıtları yırtması olasıdır çünkü.

Nedeni ise kesinlikle sizden ilgi beklemesidir. ☺️

19. En sonunda bir şekilde o ödev biter ve kendini yatağa zor atarsın...

Şimdi tek kaygın, sabah giderken o ödevi unutmamaktır. 😄

20. Ve ertesi gün, konuya hakim bir şekilde ödevini teslim edersin. Harcadığın emeğin karşılığını notla alacağına sonuna kadar eminsindir.☺️

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
samyeli90

Biz de ansiklopedi vardı ama hep arkadaşlarımla birlikte kütüphaneye giderdim onlar ödev yapardı ben kitap okurdum evde var diye rahat takılıyordum sonra saatler sonra yavaştan sesler duyulur bitti bitirdim falan diye 😂 güzel günlerdi be

funeralopolis

Benim dönemimde eve ansiklopedi satmaya gelirlerdi. Set halinde Dedem alırdı bize. Oturup tek tek okurdum yerini hiçbiriey tutamaz. Bazılarının bilgisayarı olurdu çıktı alırlardı annesi babası ödevini dosyalar da yapardı.o dönem bilgisayarlar zengin işiydi:) Onlar yüz alırdı tabi. Ben elde tek tek yazardım ansiklopediden resimleri keser yapıştırırdım. Nerden nereye geldik ey gidi. S harfi nerde a harfi nerde diye kitaplıkta on saat arardık. Böylelikle okuma kültürümüz de gelişirdi.

burusk.

Evet 20.madde olmadı çünkü bi eksiklik oldu mu sefa arkadaşın dediği gibi o emekten sonra sonu ya azardı ya dayak :)

johnfrusciante

Eskiden öğretmenler neden bu kadar acımasız ve halden anlamaz insanlardı?Sadece bu konu için değil.Ne vardan ne yoktan anlarlardı.Birçoğu ziraat mühendisi filandı. Sürekli dayak atarlardı, tek dertleri akşam olsa da eve gitsekti.Hiçbirine hakkım helal değil.Ben de bir öğretmen olarak tek derdim öğrenci kazanmak.Ahlaklı birey yetiştirmek... Ödev olarak gezi yazısı yaz demişti. Ben de hiç ilçe dışına çıkmadım. Hoca da biliyordu. Açtım ansiklopediyi Ankara'daki meşhur binalar ,tarımsal özelliğini filan. İşte şöyle koyun gördüm şöyle tarla gördüm diye. Bu ne dedi azarladı ,düşük not verdi. Ruhsuz hocalardan çok şey beklemişiz

mrdr

Birgün bize de gezi yazısı ödevi verildi. Tatil dönüşü ödevi, sadece ben ve bir kız arkadaş hazırlamıştık. O arkadaşınki gezme yazısı olmuştu; şuraya gittik, sonra buraya gittik gibi. Ben de araştırarak hazırlamıştım. Yani sınıftaki tek düzgün ödev benimkiydi. Terbiyesiz adam (öğretmen) beğenmedi. Zaten hayatımda karnemde sadece 1 kere (ve sadece 1. dönem) 4 vardı. Onu da bu insan müsveddesi verdi. Bu ödevi de ansiklopediden hazırlamıştım.

Görüş Bildir