article/comments
article/share
Haberler
Emekli Beyin Cerrahı Açıkladı: Zamanın Hızlı Geçmesinin Sebebi

Emekli Beyin Cerrahı Açıkladı: Zamanın Hızlı Geçmesinin Sebebi

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Yılbaşı yaklaşırken ya da bir tatil biterken hepimizin ağzından aynı cümle çıkıyor: 'Bu yıl nasıl geçti anlamadım.' Emekli beyin cerrahı Dr. Brian Hoeflinger'a göre bunun sebebi yaşlanmak ya da işlerin yoğunluğu değil; günlerinizin birbirinin kopyası olması. Çünkü beyin zamanı bir saat gibi saymak yerine değişimi takip ediyor. Hiçbir şey yeni olmadığında günler, aylar ve yıllar hafızada üst üste biniyor; uzmanlar buna 'zaman sıkışması' diyor. 

Neyse ki bunu tersine çevirmek kolay! 

Kaynak

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Beyin Zamanı Saatle Değil Değişimle Ölçüyor: Aynı Geçen Günler Hafızada Üst Üste Biniyor

Beyin Zamanı Saatle Değil Değişimle Ölçüyor: Aynı Geçen Günler Hafızada Üst Üste Biniyor

Hoeflinger konuyu sosyal medyada paylaştığı ve kısa sürede yayılan bir gönderide anlattı. 'Tekrarlayan günlük rutinler beynin net ve ayrıntılı anılar kaydetmesini engelliyor' diyen emekli cerrah, sebebini şöyle açıklıyor: 'Her gün aynı göründüğünde beyniniz zamanı bir saat gibi takip etmez. Değişimi takip eder. Yeni hiçbir şey olmuyorsa günler, aylar ve yıllar birbirine karışmaya başlar.' Hoeflinger bu duruma verilen adı da paylaşıyor: 'Buna zaman sıkışması deniyor. Hayatta çeşitlilik olmadığında beyniniz geçmiş günleri birbirine sıkıştırır ve zaman hızlanmış gibi gelir.'

Tabloyu kendi hayatınıza yerleştirmek zor değil. Her sabah aynı saatte çalan alarm, aynı metro hattı, aynı masada aynı öğle yemeği ve akşam aynı dizinin bir bölümü… Ay sonuna geldiğinizde bu otuz günden hatırlayabileceğiniz tek bir sahne kalmıyor. Buna karşılık yeni bir şehre gittiğiniz, taşındığınız ya da işinizi değiştirdiğiniz bir yılı düşündüğünüzde 'ben o yıl neler yaptım' diyorsunuz. Aradaki fark günlerin uzunluğu değil, beynin o günlerden kaç ayrı sahne saklayabildiği.

Kulağa ters gelen kısım da burada: Yoğun ve hareketli günler yaşarken hızlı geçiyormuş gibi gelir, ama geriye dönüp bakınca uzun görünür. 

Bu his laboratuvarda da ölçülmüş durumda. Olivier Jeunehomme ve Arnaud D'Argembeau'nun Journal of Experimental Psychology dergisinde yayımlanan çalışmasında katılımcılara giyilebilir kamera takıldı, sonra aynı olayları zihinlerinde yeniden canlandırmaları istendi. Sonuç, anıların gerçek sürelerinden ortalama sekiz kat daha hızlı 'oynatıldığını' gösterdi. Araştırmacılara göre bir olayın ne kadar uzun sürdüğü hissi de doğrudan hatırlanan an sayısına bağlı: Ne kadar çok ayrı sahne saklanmışsa, o dilim geriye dönüp bakıldığında o kadar uzun görünüyor.

Yeni Bir Şey Yapmak Beyinde Dopamin Salınımı Başlatıyor: Kafede Çalışmak Bile Güne Ayrı Bir İz Bırakıyor

Yeni Bir Şey Yapmak Beyinde Dopamin Salınımı Başlatıyor: Kafede Çalışmak Bile Güne Ayrı Bir İz Bırakıyor

Hoeflinger'a göre zaman sıkışmasını bozmanın en etkili yolu yeni şeyler yapmak. Bu, yıllardır listenizde duran bir şehre gitmek olabileceği gibi akşam yemeğinde daha önce hiç denemediğiniz bir tarifi pişirmek ya da eve dönerken her zamanki yol yerine başka bir sokaktan yürümek de olabilir. 

'Hayatınızda bir şeyleri biraz değiştirmeniz gerekiyor ki beyninizde kalsın ve kalıcı hafızanıza geçsin' diyor uzman isim. Farklı bir şey yaptığınızda ne olduğunu ise şöyle anlatıyor: 'Beyninizde bir olay yaratıyor, böylece onu hatırlıyorsunuz. Onu hatırladığınız için de gününüz daha uzun geçmiş gibi, sanki gün içinde daha çok şey olmuş gibi hissediyorsunuz.'

Bu mekanizmanın nörolojik tarafını Washington Üniversitesi'nde psikoloji ve beyin bilimleri dersleri veren Tim Bono açıklıyor. 'Yeni bir şey deneyimlediğinizde beyniniz dopamin salgılayarak karşılık verir ve bu, yaşadığımız deneyime odaklanıp daha fazla dikkat kesilmemize yardım eder.' Ona göre yenilik, 'hayatın günlük şemasını ya da beklentisini kesintiye uğratmak' anlamına geliyor. Bono'nun altını çizdiği nokta ise: 'Zamanın gerçek akışını değiştiremeyiz. Günler ve aylar geçip gidecek. Ama o zamanın bize nasıl hissettirdiği üzerinde, özellikle geriye dönüp baktığımızda, bir miktar söz hakkımız ve kontrolümüz var.'

İyi tarafı, bunun için büyük kararlar almak gerekmiyor. Hoeflinger'ın önerileri son derece kolay:

  • Gitmediğiniz bir lokantaya uğramak

  • Evde yeni yemekler denemek

  • Her gün aynı şekilde giyinmek yerine dolabınızı farklı kombinlemek

  • Spor salonunda başka bir derse yazılmak

  • Evden çalışmak yerine bir gün kafeye geçmek 

Hafta sonu hiç gitmediğiniz bir semtte kahvaltı etmek ya da her zamanki kahvecinin yerine başka bir yeri denemek de aynı işi görüyor; önemli olan beynin o günü diğerlerinden ayırabilmesi.

Listenin En Tepesindeki Madde Sosyal Bağ: "Kendimize O İşleri Biraz Geciktirme İzni Vermeliyiz"

Listenin En Tepesindeki Madde Sosyal Bağ: "Kendimize O İşleri Biraz Geciktirme İzni Vermeliyiz"

Bono'ya göre bu yeniliği en çok işe yarayan biçimi, insanlarla geçirilen zaman. Haftayı market, fatura ve iş listesiyle doldurmak yerine araya dostlarla ve aileyle planlar eklemeyi öneriyor: 'İşte bu, hayatı yavaşlatıp tadını almanızı sağlayan türden bir yenilik; bir koşu bandında olup sürekli bir işten diğerine koşmak zorunda hissetmenin tersi. Genelde peşinden koştuğumuz şeyler sıradan olanlar.' 

Bono bunun için kendimize bir izin vermemiz gerektiğini söylüyor: 'O işlerde biraz geri kalmamıza izin vermeliyiz ki daha önemli olanlara yer açabilelim. Ben de sosyal bağı ve sosyal deneyimleri bu listenin en tepesine koyardım.' Pratikte bu, iş çıkışı doğrudan eve gitmek yerine bir meslektaşla oturup çay içmek ya da kuzeninizi çocuklarıyla akşam yemeğine çağırmak kadar basit olabiliyor.

İkinci öneri ise farkındalık. Çoğumuz televizyon izlerken telefonu elden bırakmıyor, çocuklarla oyun oynarken aklından yapılacaklar listesini geçiriyor. Hoeflinger bunun bedelini şöyle anlatıyor: 'Kolay değil, ama o ana daha çok odaklandığınızı fark ederseniz zihninizde daha kalıcı bir anı oluşacak ve gününüz daha anlamlı hale gelecek.' 

Ona göre bir ana tam olarak odaklanmak, beynin o günü işaretlemesini sağlıyor; o işaret de günün daha uzun ve daha dolu geçtiği hissini yaratıyor. Sürekli koşturmanın tam tersi bir tavsiyeyle de bitiriyor: 'Yavaşlayın.'

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
2022 yılında Ege Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölümü'nden mezun oldum. Öğrencilik hayatımda pek çok yabancı kaynaktan çeviriler yaptım. İş hayatımda da farklı alanlarda tercümanlık ve metin yazarlığı yaptım. 2022 yılından beri Onedio'da çalışıyorum. Yaşam kategorisinde içerikler üretiyorum. Yabancı kaynaklardan güncel içerikleri çeviriyor, astroloji gündemini, genel kültür alanında ilgi çekici konuları ve seyahat haberlerini okuyucularla buluşturuyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın